NÜKTEDAN (TDK)

İnce, güzel nükteler yapan (kimse), nükteci: "Necmi'yi bilirsiniz, ney çalar, edebiyata meraklı, nüktedan ... bir çocuk."- B. Felek.

Nüktedan kelimesi baş harfi N son harfi N olan bir kelime. Başında N sonunda N olan kelimenin birinci harfi N , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi K , dördüncü harfi T , beşinci harfi E , altıncı harfi D , yedinci harfi A , sekizinci harfi N . Başı N sonu N olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİR Nedir?

"Anlar, sayar, yapar" anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz: "İyilikbilir."- .

ÇALA Nedir?

Belli adlardan önce gelerek eyleme bağlanır ve adla ilgili bir çabukluk, süreklilik, dikkatsizlik anlamı katar.

ÇALAR Nedir?

Ayırtı.

ÇOCUK Nedir?


1 . Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay.
2 . Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu.
4 . Genç erkek.
5 . mecaz Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
6 . mecaz Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: "Otuz yaşında ama hâlâ çocuk."- .
7 . mecaz Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.

EDEBİ Nedir?


1 - Yazınsal.
2 - Yazınsal değeri olan.

EDEBİYAT Nedir?


1 - Yazın, °literatür.
2 - Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve yapıtlarının tümü, °literatür.
3 - Yazınsal yapıtlara ilişkin bilgilerin öğretildiği ders.
4 - İçten olmayan, gereksiz, boş sözler.

FELEK Nedir?


1 . Gök, gökyüzü, sema.
2 . Dünya, âlem.
3 . Talih, baht, şans: "Felek oyun etmişti onlara, yiğitlerden ikisi uyuyakaldı."- C. Meriç.
4 . Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı.

GÜZEL Nedir?


1 . Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı: "Güzel kız. Güzel çiçek."- . "Yalının en güzel odası bizimdi."- .
2 . İyi, hoş: "Güzel şey canım, milletvekili olmak!"- Ç. Altan.
3 . Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran: "Güzel bir fırsat."- .
4 . Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran: "Güzel duygular. Güzel hareketler."- .
5 . Görgü kurallarına uygun olan.
6 . Sakin, hoş (hava): "Güzel bir gece."- .
7 . Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı: "Güzel vaatler."- .
8 . Pek iyi, doğru: "Güzel güzel amma!"- .
9 . isim Güzel kız veya kadın.
10 . isim Güzellik kraliçesi. 1
1 . zarf Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde: "Güzel konuştu."- . 1
2 . zarf Adamakıllı, şiddetli: ": Karıkoca bu kuzu yüzünden güzel bir kavga ettiler"- Ö. Seyfettin.

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

MERA Nedir?

Otlak: "Yağmurun altında çobanıyla beraber meraya çıktı, birdenbire şaşırdı."- Ö. Seyfettin.

MERAK Nedir?


1 - Bir şeyi anlamak ya da öğrenmek için duyulan istek.
2 - Bir şeyi edinmek, yapmak, bir şeyle uğraşmak isteği.
3 - Düşkünlük, heves.
4 - Kaygı, tasa, evham.

MERAKLI Nedir?


1 . Her şeyi anlamak ve bilmek isteyen, mütecessis: "Büyük kapının önünde binlerce meraklı birikmişti."- H. Taner.
2 . Bir şeye çok düşkün olan, sürekli onunla uğraşan: "Sedef ve gümüş kakmalı bıçaklara, revolverlere meraklıydı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Kendisini ilgilendirmeyen bir konuda bilgi sahibi olmaya çalışan (kimse).
4 . halk ağzında Kaygılı: "O meraklı bir kadındır, patırtı çekemez."- .

NÜKTE Nedir?


1 . İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, espri: "Hoş konuşur, nükteleri kahvelere intikal etmiştir, kıyafeti ve tavrı zariftir."- H. E. Adıvar.
2 . eskimiş Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, espri: "Bu fıkradaki nükteyi anlayamadım."- .

NÜKTECİ Nedir?

Nüktedan: "Bu hazırcevap, nükteci ve biraz da tok sözlü Barba ile hemen ahbap olduk."- O. C. Kaygılı.

NÜKTEDAN Nedir?

İnce, güzel nükteler yapan (kimse), nükteci: "Necmi'yi bilirsiniz, ney çalar, edebiyata meraklı, nüktedan ... bir çocuk."- B. Felek.

A D E K N N T Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Nüktedan,

6 Harfli Kelimeler

Nakden,

5 Harfli Kelimeler

Anket, Anten, Dekan, Künde, Nükte, Tanen, Tünek,

4 Harfli Kelimeler

Adet, Akne, Anne, Dane, Dank, Denk, Düet, Edat, Edna, Kant, Kent, Nane, Tane, Tank,

3 Harfli Kelimeler

Akü, Ant, Ate, Dek, Dük, Dün, Eda, Ekü, Kan, Kat, Ket, Küt, Nan, Net, Tak, Tan, Tek, Ten, Tün,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ak, An, At, De, Ek, En, Et, Ke, Ne, Nü, Ta, Te, Ün,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.