Başında olan 35 kelime var. NÜ ile başlayan kelimeler Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde nü olan kelimeler listesine ya da sonu nü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

NÜKLEOPROTEİN

11 Harfli Kelimeler

NÜKTEDANLIK

10 Harfli Kelimeler

NÜKTECİLİK, NÜMAYİŞKAR, NÜMİSMATİK

9 Harfli Kelimeler

NÜMAYİŞÇİ

8 Harfli Kelimeler

NÜBÜVVET, NÜFUZKAR, NÜFUZSUZ, NÜKTEDAN, NÜKTESİZ, NÜMİSMAT, NÜTASYON

7 Harfli Kelimeler

NÜFUSÇU, NÜFUZLU, NÜKLEER, NÜKLEİK, NÜKLEON, NÜKTECİ, NÜKTELİ, NÜMAYİŞ, NÜZULLÜ

6 Harfli Kelimeler

NÜDİST, NÜDİZM, NÜHÜFT

5 Harfli Kelimeler

NÜANS, NÜFUS, NÜFUZ, NÜKTE, NÜKUL, NÜSHA, NÜZUL

4 Harfli Kelimeler

NÜKS, NÜVE

2 Harfli Kelimeler


Kelime bulma makinesi

N Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

NÜ, ÜN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NÜKLEOPROTEİN

  1. [isim] Proteinlerin nükleik asitlerle kurduğu moleküler birlik

NÜKTEDANLIK

  1. [isim] Nüktedan olma durumu

NÜKTECİLİK

  1. [isim] Nükteci olma durumu

NÜMAYİŞKAR
...
NÜMİSMATİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Eski para ve madalyaların tarihi ve tanımıyla uğraşan bilim

NÜMAYİŞÇİ

  1. [isim] Bir gösteride yer alan kimse, gösterici
  2. Gösterişçi
    • "... nümayişçi neşesi fazla seziliyor." (Refik Halit Karay)

NÜMİSMAT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Madalya ve eski para bilimiyle uğraşan kimse

NÜFUZKAR
...
NÜFUZSUZ

  1. [sıfat] Nüfuzu olmayan

NÜTASYON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Üğrüm

NÜKTEDAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İnce, güzel nükteler yapan (kimse), nükteci
    • "Necmi'yi bilirsiniz, ney çalar, edebiyata meraklı, nüktedan ... bir çocuk." (Burhan Felek)

NÜKTESİZ

  1. [sıfat] Nüktesi olmayan

NÜBÜVVET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Peygamberlik

NÜFUZLU

  1. [sıfat] Sözü geçer, istediğini yaptıran, erkli
    • "Mülkiyeden çıktıktan sonra Avrupa'ya kaçmış fakat nüfuzlulardan birinin aracılığıyla İstanbul'a dönmüştü." (Refik Halit Karay)
  2. Makamı yüksek, kademesi üst
    • "Arkadaşlarının nüfuzlu yerlerde bulunmasına karşın o hep kenarda kalmayı yeğledi." (Haldun Taner)

NÜKTELİ

  1. [sıfat] Nükte ile süslenmiş, nüktesi olan, esprili
    • "Hazırcevap ve nükteli sözler söylemek şöhretini kazanmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)

NÜMAYİŞ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Gösteri
    • "Darülfünun gençleri İstanbul'da büyük bir nümayiş yapmışlardı." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Gösteriş
    • "Sizden çok emin olduğum için hiçbir nümayiş beklemem ve istemem." (Peyami Safa)

NÜKLEON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom çekirdeğini oluşturan proton ve nötronun ortak adı

NÜKLEİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çekirdek özünün ikiye bölünmesiyle meydana gelen fosfatlı asit

NÜZULLÜ

  1. [sıfat] İnmeli, felçli
    • "Yorganın üstüne bıraktığı nüzullü kolu gözümün önünden gitmiyor." (Peyami Safa)

NÜKLEER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Atom çekirdeği ile ilgili, çekirdeksel

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü