MUZ (TDK)


1 . Muzgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, bir çenekli, çok yıllık bir bitki (Musa sapientum).
2 . Bu bitkinin kendine özgü hoş kokulu, tatlı, besleyici, kalın kabuklu, uzun meyvesi.

Muz kelimesi baş harfi M son harfi Z olan bir kelime. Başında M sonunda Z olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi U , üçüncü harfi Z . Başı M sonu Z olan 3 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BESLEYİCİ Nedir?

Besleyen, beslemeye yarayan, besin değeri yüksek, mugaddi.

BİTKİ Nedir?

Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen, döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren, yosun, ot, ağaç vb. canlıların genel adı, nebat.

BİTKİN Nedir?

Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın: "Kalbinden vurulmuş gibi kendini cansız, bitkin bir vaziyette koltuğa atmıştı."- A. Ş. Hisar.

BÖLGE Nedir?


1 . Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka: "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler."- Anayasa.
2 . Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye: "Bel bölgesi. Koltuk altı bölgesi."- .

ÇENE Nedir?


1 . Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını saplayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad: "Çenesinin, başının bütün iskeleti peksimeti çiğnedikçe daha açık olarak meydana çıkıyordu."- H. E. Adıvar.
2 . Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri.
3 . denizcilik Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık.
4 . mecaz Çok konuşma huyu, gevezelik: "Sende de çene var ha!"- .
5 . halk ağzında Köşe.

ÇENEK Nedir?


1 . Tohumda embriyoyu kaplayan etli bölüm: "Bakla, fasulye gibi bitkilerin tohumlarında ikişer çenek bulunur."- .
2 . hayvan bilimi Kuşların gagasını oluşturan alt ve üst bölümlerden her biri.
3 . hayvan bilimi Böceklerde ağzın iki yanında bulunan parçalayıcı sert organ.

ÇENEKLİ Nedir?

Çeneği olan.

KABUK Nedir?


1 . Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır: "Ağaç kabuğu."- . "Meyve kabuğu."- . "Midye kabuğu."- .
2 . Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü.
3 . gök bilimi Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman: "Yer kabuğu."- .
4 . tıp (***) Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm.
5 . hayvan bilimi Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı: "Herhâlde kabuklu bir deniz hayvanının kabuğu kesmiş olacak."- S. F. Abasıyanık.

KABUKLU Nedir?

Kabuğu olan.

KALIN Nedir?


1 . Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı: "Alt katta her tarafın pencereleri kalın, sık demir parmaklıklarla örtülüydü."- H. R. Gürpınar.
2 . Enli ve gür (kaş).
3 . Yoğun, akıcılığı az olan: "Kalın bir sis tabakası."- .
4 . Etli, dolgun: "Dudakları kalın, yüzü ergenlik içinde..."- M. Ş. Esendal.
5 . Pes (ses): "Aileyi geçindiren babaya bu kalın sesli, kalın kaşlı, yumuşak bakışlı adama saygı ile, biraz da korku ile bağlanmışızdır."- H. Taner.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KOKU Nedir?


1 . Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu: "Odanın içini kızarmış bir ekmek kokusu doldurmuştu."- S. F. Abasıyanık.
2 . Güzel kokmak için sürülen esans: "Koku sürünmek."- .
3 . mecaz Belirti, işaret: "Ortalıkta bir savaş kokusu var."- .

KOKULU Nedir?

Kokusu olan: "Perilerin kızgınlığını yatıştırmak için ceplerinde birçok kokulu otlar, tohumlar, üzerlikler taşıyordum."- H. R. Gürpınar.

MEYVE Nedir?


1 . Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş.
2 . mecaz Ürün, sonuç, kâr: "Mektebimizin şapirografla basılan haftalık Fidan'ında, en güzel meyve benim imzamdır."- Y. Z. Ortaç.

MUZGİLLER Nedir?

Sıcak bölgelerde yetişen, özellikle muzları içine alan bir çenekliler familyası.

ÖZGÜ Nedir?

Birine, bir şeye ait olan, belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus: "Hepsi de halis sporculara özgü sevimli bir çocukluk ve candanlık içinde kocamışlardı."- H. Taner.

SICAK Nedir?


1 . Havadaki yüksek ısı: "Bu sıcakta arada bir şeyler içip yemeden çalışılmıyor."- N. Cumalı.
2 . Sıcak yer: "Burası bir makine dairesi kadar sıcaktı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Hamam.
4 . sıfat Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı: "Yorganın altında sıcak gözyaşları dökerek gecelerce beklemişti."- O. Kemal.
5 . sıfat Isısı yüksek olan, çok ısınmış: "Kız kardeşim ikindiüzeri bana sıcak, limonlu bir çorba içirdi."- A. Gündüz.
6 . sıfat, mecaz Dostça olan, sevgi dolu: "Sıcak bir karşılama. Sıcak bir yuva."- .

TATLI Nedir?


1 . Şeker tadında olan: "Tatlı nar. Tatlı elma."- .
2 . Acı olmayan, içilebilen, yenilebilen: "Tatlı su. Tatlı salatalık."- .
3 . isim Şekerle veya şekerli şeylerle yapılan yiyecek: "Baklava, revani, lokma birer tatlıdır."- .
4 . zarf Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla: "Ne tatlı bakıyordu."- .
5 . mecaz İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren: "Bu acı adam, tatlı ve nüktedandı."- Y. Z. Ortaç.

UZUN Nedir?


1 . İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren: "Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece."- Âşık Veysel.
3 . zarf Ayrıntılı, derinlemesine: "Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar."- H. E. Adıvar.

YETİ Nedir?


1 . İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke: "Aklımız fikrimiz hep insanda, yetilerimizi var gücümüzle çoğaltıp onun rahatlığına çalışıyoruz."- A. Erhat.
2 . ruh bilimi Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

YILLIK Nedir?


1 . Bir yılda verilen ücret: "Bu evin yıllığı bir milyon liradır."- .
2 . Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser, salname.
3 . Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim, almanak.
4 . Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap.
5 . sıfat Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan: "O gün yıllık hesapları getirmişlerdi."- F. R. Atay.
6 . sıfat Bir yıl için, senelik, senevi: "Evi yıllık tuttular."- .
7 . sıfat Yılda bir yapılan: "Kuruluşun yıllık toplantısı."- .

M U Z Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Muz, Zum,

2 Harfli Kelimeler

Uz,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.