MUT (TDK)

İçel iline bağlı ilçelerden biri. mut (I) isim Mutluluk. mut (II) -du isim, halk ağzında Arapça mudd Yaklaşık iki avuç dolusu tahılı içine alan ölçek: "Koca imamdan gündeliği yarım mut zahireyle eğreti aldığı öküzler gibi bir çift öküzün kendisinde de olması hâlinde duyacağı bahtiyarlığı düşünmekteydi."- N. Nâzım.

Mut kelimesi baş harfi M son harfi T olan bir kelime. Başında M sonunda T olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi U , üçüncü harfi T . Başı M sonu T olan 3 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALAN Nedir?


1 . Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha.
2 . Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran.
3 . Yüz ölçümü.
4 . Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılan geniş yer.
5 . mecaz Bir çalışma çevresi: "Sanat kapalı bir alan değildir; sanat eseri herkes için, bütün toplum için yaratılır."- N. Ataç.
6 . fizik İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası: "Yer çekimi alanı. Mıknatıs alanı. Elektrik alanı."- .
7 . sinema, TV (***) Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü.
8 . spor Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha.

ALDI Nedir?

"söylemeye başladı" anlamında kullanılan bir söz: "Aldı Kerem. Aldı Köroğlu."- .

ARAPÇA Nedir?


1 . Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi.
2 . sıfat Bu dille yazılmış olan: "Pazartesi, perşembe geceleri yatağında gizli gizli Arapça dua okurdu."- A. Gündüz.

AVUÇ Nedir?


1 - Elin iç tarafı.
2 - Elin yarı yumulmuş durumu.

BAĞLI Nedir?


1 . Bir bağ ile tutturulmuş olan: "Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste: "Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı."- B. Necatigil.
3 . Sınırlanmış, sınırlı: "Tüzüğe bağlı bir işlem."- .
4 . Kapatılmış olan, kapalı: "Bağlı geçit."- .
5 . Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan: "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim."- .
6 . Sadık: "Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir."- Anayasa.
7 . mecaz Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun: "Çocuklarına bağlı ana."- .
8 . halk ağzında Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).

BAHT Nedir?

Talih, kut, °felek, °şans.

BAHTİYAR Nedir?

Mutlu: "Tam otuz iki sene, müreffeh, bahtiyar bir hayat sürdüm."- R. H. Karay.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

ÇİFT Nedir?


1 - (Nesneler için) Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan.
2 - Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş.
3 - Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan.
4 - Küçük maşa ya da cımbız.

DOLUSU Nedir?

Dolduracak kadar: "Yemeğe iki kepçe dolusu yağ konuldu."- .

DÜŞÜN Nedir?

Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

DÜŞÜNME Nedir?


1 . Düşünmek durumu, tefekkür: "Kimsesiz bir çocuk bulup evlat edinmeyi düşünmeye başlamıştım."- R. N. Güntekin.
2 . felsefe Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu.
3 . felsefe Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.

DÜŞÜNMEK Nedir?


1 . Aklından geçirmek, göz önüne getirmek: "Ezberi düşünmekten, söylediklerimizin anlamını düşünmezdik."- Ç. Altan.
2 . (-de) Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek: "Türlü şiir anlayışları üzerinde düşünmüş, zaman zaman türlü şairleri sevmiştir."- O. V. Kanık.
3 . (nsz) Zihniyle arayıp bulmak: "Bu iş için ben bir çare düşündüm."- .
4 . Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak: "Durmadan geziyorsun, biraz da derslerini düşün."- .
5 . Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek: "Benim kayısılara müşteri çıkmam ihtimalini düşünmüştü."- R. N. Güntekin.
6 . Tasarlamak: "Yola çıkmayı düşünüyorum."- .
7 . (nsz) Tasalanmak, kaygılanmak: "Bu kadar düşünme, elbette bir çare bulunur."- .
8 . (nsz) Farz etmek.

EĞRETİ Nedir?


1 . Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat: "O gün için oraya eğreti olarak getirilmişe benziyordu."- A. İlhan.
2 . Takma: "Eğreti diş. Eğreti bacak."- .
3 . Belli belirsiz.
4 . Uyumsuz, yakışmamış.
5 . zarf İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde: "Ayakları karada ama eğreti duruyorlar rıhtım taşları üzerinde."- Z. Selimoğlu.
6 . zarf Üstünkörü, ciddiye almadan: "Her işi eğreti yapar oldun, her işi ucundan tutar oldun."- S. Ayverdi.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

İLÇE Nedir?

Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza: "Ankara'nın bir ilçesinde bir yazıhane açtığını duydum sonradan."- Ç. Altan.

İMAM Nedir?


1 . Cemaate namaz kıldıran kimse.
2 . Müslümanlıkta mezhep kuran kimse.
3 . Hz. Muhammed'den sonra onun vekilliği görevini üzerine alan halifelere verilen unvan.
4 . Bazı küçük İslam devletlerinde devlet başkanı.
5 . En önde bulunan kimse, önder.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

ÖKÜZ Nedir?


1 . Çift sürmekte, kağnı çekmekte kullanılan, etinden yararlanılan, iğdiş edilmiş erkek sığır: "Öküzünün biri ölünce tarlasını süremedi."- Ö. Seyfettin.
2 . mecaz Bön, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kimse.
3 . argo Cıvalı zar.

ÖLÇEK Nedir?


1 . Birim kabul edilen herhangi bir şeyin alabildiği kadar ölçü.
2 . sıfat Bu ölçü miktarında olan: "İki ölçek buğday."- .
3 . Tahıl ölçmeye yarar kap, kile.
4 . coğrafya Bir harita veya resimde görülen uzaklıklarla bunların işaret ettiği, karşılandığı gerçek uzunluklar arasındaki oran: "Yüz binde bir ölçeğinde bir harita."- .
5 . fizik Bir ölçü aletinin üzerinde çizgilerle ayrılmış bölüm, kadran.
6 . eskimiş Dört okkaya eşit ağırlık ölçüsü.

TAHIL Nedir?

Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.

YARIM Nedir?


1 . Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan: "Ötekinde de yarım kavala benzeyen kalın bir çığırtma vardı."- O. C. Kaygılı.
3 . isim Bir bütünün yarısı olan miktar.
4 . isim Saatte on iki otuz.
5 . mecaz Hastalıklı, sakat, sağlıksız.

ZAHİR Nedir?


1 . Açık, belli.
2 . isim Dış yüz, görünüş.
3 . zarf, halk ağzında Kuşkusuz, elbette, şüphesiz: "Zahir, o anda başıma kan çıkmış, yüzüm kızarmış olacak ki..."- S. M. Alus.
4 . zarf Görünüşe göre, anlaşıldığına göre: "Ben yanlış biliyormuşum zahir."- . zahir (II) sıfat, eskimiş (zahi:r) Arapça ©ah³r Yardım eden, destekleyen, arka çıkan.

ZAHİRE Nedir?

Gereğinde kullanılmak için saklanan tahıl, aşlık: "Zihnini, cerre çıktığı vakit toplayacağı paradan, biriktireceği zahireden başka hiçbir fikir işgal edemezdi."- Y. K. Karaosmanoğlu.

M T U Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Mut,

2 Harfli Kelimeler

Tu, Ut,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.