MUAZZAM (TDK)


1 . Çok büyük, çok iri, koskoca, koskocaman: "Muazzam, biraz da esrarlı, karanlık, eski bir konaktaydı."- H. E. Adıvar.
2 . Alışılmışın sınırlarını aşan.
3 . mecaz Güçlü, önemli: "Fakat muazzam hakikatlere karşı göz yumanlardan değilim."- A. Gündüz.

Muazzam kelimesi baş harfi M son harfi M olan bir kelime. Başında M sonunda M olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi U , üçüncü harfi A , dördüncü harfi Z , beşinci harfi Z , altıncı harfi A , yedinci harfi M . Başı M sonu M olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALIŞ Nedir?

Alma işi.

ALIŞILMIŞ Nedir?

Her zamanki, mutat: "Yayımcılar, kazanç amacıyla, alışılmış yapıtlar sunarlar okuyucuya."- N. Cumalı.

BİRAZ Nedir?


1 . Bir parça, azıcık: "Biraz yağmur yağdı mı Beyoğlu'nun yaya kaldırımlarında yürüyebilirsen yürü."- F. R. Atay.
2 . zarf (bi'raz) Kısa bir süre için: "Uzun etme iki gözüm biraz da bize uğra."- O. Rifat.
3 . zarf (bi'raz) Az miktarda: "Dersini biraz biliyor."- .

BÜYÜ Nedir?


1 . Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, sihir, füsun, bağı: "Akkız Ana, Hasan'a gönül vermenin bir büyü olduğunu, ne kadar anlatmışsa da kâr etmemiş."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Karşı durulamaz güçlü etki: "Ondan tüten görünmez bir büyünün içinde titriyorum."- Y. Z. Ortaç.

BÜYÜK Nedir?


1 . Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı: "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram): "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti."- P. Safa.
3 . Niceliği çok olan: "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Üstün niteliği olan: "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri."- N. Ataç.
5 . Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş: "Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı."- S. F. Abasıyanık.
6 . Önemli: "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti."- T. Buğra.

DEĞİL Nedir?

Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime: "Bu direniş çetin değil, haşin değil, yürek burkucuydu."- T. Buğra.

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

ESRAR Nedir?

Gizler, sırlar: "Yüzüme, tekrar o eski, esrar dolu gözlerle bakıyor."- Y. Z. Ortaç.

ESRARLI Nedir?

Gizli yönleri bulunan, ne olduğu anlaşılamayan, akıl erdirilemeyen, esrarengiz: "Aldırmadı, aynı esrarlı ve bir parça alaycı inatla devam etti."- R. N. Güntekin. esrarlı (II) isim İçinde esrar bulunan: "Esrarlı sigara."- .

GÜÇLÜ Nedir?


1 . Gücü olan, kuvvetli, yavuz: "Hele kendini güçlü hissederse tetik ol, basbayağı saldırganlaşır."- A. İlhan.
2 . Şiddeti çok olan.
3 . mecaz Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu.
4 . mecaz Nitelikleri ile etki yaratan, etkili: "Kitabında ne kadar güçlü ve üslup sahibi bir yazar olduğunu belgeler."- H. Taner.

GÜNDÜZ Nedir?


1 . Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü.
2 . zarf Gündüz vaktinde: "Gündüz çalışmalı, gece uyumalı."- .

HAKİ Nedir?


1 - Yeşile çalar toprakrengi.
2 - Bu renkte olan.
3 - Askerlikte üniforma.

HAKİKAT Nedir?


1 - Bir işin doğrusu, gerçek, °asıl, °esas.
2 - Gerçek, gerçeklik.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARANLIK Nedir?


1 . Işık olmama durumu: "Biz, karanlığın içinde ilerliyoruz."- H. Taner.
2 . mecaz Üzüntü, sıkıntı, perişanlık: "Demiştim ya; bütün memleketi bir yas karanlığı kaplamıştı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan.
4 . sıfat, mecaz Yasalara, töreye uygun olmayan: "Bu karanlık işlerin hesabını sorarlar."- M. Ş. Esendal.
5 . sıfat, mecaz Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum): "Bu kadar karışık ve karanlık bir mevzuda neye istinaden, hangi ... teşhis konulabilir?"- A. Ş. Hisar.
6 . sıfat, mecaz Karışık.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KONAK Nedir?

İzmir iline bağlı ilçelerden biri. konak (I) -ğı isim
1 . Büyük ve gösterişli ev: "İstirahat için İstanbul'a gelmiş, bu konağı alıp yerleşmişti."- Ö. Seyfettin.
2 . Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu.
3 . hayvan bilimi Konakçı.
4 . eskimiş Araba veya hayvanla bir günde alınan yol: "Buradan orası beş konaktır."- .
5 . eskimiş Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer.

KOSKOCA Nedir?


1 . Çok büyük, muazzam: "Koskoca bir vapur bir çöp gibi oldu."- A. Gündüz.
2 . Boyca uzun: "Demek ki koskoca bir caddeyi yürümüş, Royal kahvesinin önüne sanki uykuda gezenler gibi varmışım."- S. F. Abasıyanık.

KOSKOCAMAN Nedir?


1 . Çok büyük, çok iri, muazzam: "O sıralarda insana hayret verecek kadar koskocaman ve sapsarı bir ay fırladı."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . Geniş, büyük, kalabalık: "Size bu koskocaman şehirde yalnız, yapayalnız olduğunu söyler."- S. F. Abasıyanık.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MUAZZAM Nedir?


1 . Çok büyük, çok iri, koskoca, koskocaman: "Muazzam, biraz da esrarlı, karanlık, eski bir konaktaydı."- H. E. Adıvar.
2 . Alışılmışın sınırlarını aşan.
3 . mecaz Güçlü, önemli: "Fakat muazzam hakikatlere karşı göz yumanlardan değilim."- A. Gündüz.

ÖNEM Nedir?

Bir şeyin nitelik veya nicelik bakımından değeri olma durumu, ehemmiyet.

ÖNEMLİ Nedir?


1 . Önemi olan, mühim, ehemmiyetli: "Benim için ne kadar önemli olduğunu tahmin edebilirsiniz."- T. Buğra.
2 . Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemli olan, stratejik.

SINIR Nedir?


1 - İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, °hudut.
2 - Komşu il, ilçe, köy ya da kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi.
3 - Bir şeyin yayılabileceği ya da genişleyebileceği son çizgi, uç.
4 - Uç, son.
5 - Konuşma için belirlenen ölçü.

A A M M U Z Z Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Muazzam,

5 Harfli Kelimeler

Uzama,

4 Harfli Kelimeler

Amma, Azma, Mama, Umma, Uzam,

3 Harfli Kelimeler

Ama, Aza, Mum, Muz, Zam, Zum,

2 Harfli Kelimeler

Am, Az, Uz,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.