MUAYYEN (TDK)


1 . Belli, belirli: "Sizi muayyen bir kimseye benzetmek istiyorum."- H. Taner.
2 . Belirlenmiş, kararlaştırılmış: "Yadırganan bir yığın eser, mimarinin sadece muayyen bir malzemeyi, muayyen bir gaye uğrunda kullanmaktan ibaret olmadığını gösterirler."- A. H. Tanpınar.

Muayyen kelimesi baş harfi M son harfi N olan bir kelime. Başında M sonunda N olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi U , üçüncü harfi A , dördüncü harfi Y , beşinci harfi Y , altıncı harfi E , yedinci harfi N . Başı M sonu N olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BELİ Nedir?

Evet.

BELİRLİ Nedir?

Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen: "Öteki arkadaşımız da belirli saatte nöbetinin başında olacaktı."- E. Bener.

BELLİ Nedir?

Beli olan: "Hani sen benim gibi ince belli sarışınları severdin?"- N. Araz. Birleşik Sözler karınca belli http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=karınca belli&EskiSoz=belli&GeriDon=2 belli (II) sıfat
1 . Bilinmedik bir yanı olmayan, malum: "Hâlimiz, vaktimiz sizce belli."- H. R. Gürpınar.
2 . Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr: "Kıyafetinden söyleyeceği şeyin ciddiyeti belli."- Ö. Seyfettin.
3 . Belirli, muayyen: "Belli toplumsal evreler ve iktisadi çevrelerdeki şiir biçimi olan aruz ..."- S. Birsel.

BENZETMEK Nedir?


1 . Benzer duruma getirmek: "İki şeyi birbirine benzetmek."- .
2 . Bir şeyde başka şeye benzeyen yönler bulmak: "Onu ceylana benzetiyorum."- R. H. Karay.
3 . (-i), mecaz Kötü bir duruma getirmek, bozmak: "Çocuk, oyuncağını benzetti."- .
4 . (-i), mecaz Dövmek: "Ali'yi kavgada iyice benzetmişler."- .

ESER Nedir?


1 . Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt: "Boğaziçi doğrudan doğruya Türklerin eseridir."- Y. K. Beyatlı.
2 . Yayın, kitap, yapıt: "Bütün özlediğim eserlerle bir kütüphane yapabilsem artık yapılacak bir iş kalmayacak."- H. Z. Uşaklıgil.
3 . İz, işaret, im: "Buralarda sudan eser yok."- .
4 . Soyut kavramlarda belirti: "Sarı sakalları uzamış, bu yanık yüzde, en küçük bir pişmanlık eseri yoktu."- H. Taner.

GAYE Nedir?

Amaç, hedef: "Para? O bir gaye değil fakat harcamayı sevdiğim bir şey."- H. E. Adıvar.

GÖSTERİ Nedir?


1 . İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun: "Uçakların uçuş gösterileri."- .
2 . Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
3 . Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi: "Sinematekte film gösterileri başladı."- .
4 . Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerinin yer aldığı gösteri, şov.
5 . Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılan sunum, demonstrasyon, demo.
6 . Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat.

İBARET Nedir?

-den oluşan, meydana gelen, oluşmuş.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARAR Nedir?


1 . Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı: "Kararımı biradere pek güçlükle kabul ettirdim."- R. N. Güntekin.
2 . hukuk Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm: "Yargıç kararı."- .
3 . Bu yargıyı bildiren belge: "Mahkeme kararını aldı."- .
4 . Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik.
5 . Değişmez olma: "Havanın hiç kararı yok."- .
6 . Tam ölçüsünde, ne az ne çok: "Yemeğin tuzu karar."- .
7 . müzik Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KULLANMA Nedir?

Kullanmak işi, istimal: "Deri gibi sert, yayvan tandır ekmeğine alışmıştı; yer sofrasında bunu kaşık, çatal yerine dürümleyerek kullanmayı beceriyordu."- R. H. Karay.

KULLANMAK Nedir?


1 . Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak: "Parmaklarının arasındaki mendili eskiyinceye kadar kullandığın hiç oldu mu?"- H. C. Yalçın.
2 . Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak: "Siz analarımızı nasıl esir gibi kullandınızsa biz de sizi öyle kullanacağız."- H. E. Adıvar.
3 . İşletmek, değerlendirmek: "Parasını ticarette kullanmak."- .
4 . (nsz) Giymek, takmak: "Hiç yağmurluk kullanmazdı."- .
5 . (nsz) Sigara, içki vb. şeylere alışmış olmak, içmek.
6 . (nsz) Kelimeyi yazmak, söylemek: "Lakırtılarında çok kere çifter çifter kelimeler kullanırdı ki bunlar bazen manayı değiştirir."- A. Ş. Hisar.
7 . Harcamak, sarf etmek: "Sattıkları küpenin parasını çok idareli kullanıyorlardı."- P. Safa.
8 . Amacına ulaşmak için birinden veya bir şeyden yararlanmak, onu amacına alet etmek, sömürmek, istismar etmek: "Hâlbuki onlar, işte bu saflığı istismar ediyorlar. Bütün düşünceleri seni kullanmak, o kadar!"- A. İlhan.
9 . Araç veya aleti işletmek, yönetmek: "Nitekim çocuklarımın bile kullandıkları hesap makineleri, bunların küçük modelleridir."- B. Felek.

MALZEME Nedir?


1 . Gereç.
2 . Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı.

MİMAR Nedir?

Yapıların planını yapıp bunların gerçekleşmesini sağlayan kimse: "Binanın mimarını da bulsanız bu sualinize cevap vermez."- H. F. Ozansoy.

MİMARİ Nedir?


1 . Mimarlık: "Mimaride cılız eserler vücuda geliyordu."- B. Felek.
2 . Yapı: "Marcel Proust'un bir Mikel Angelo hummasıyla meydana koyduğu o heybetli roman mimarisi karşısında gene böyle bir fütura kapılarak sindiğimi, ezildiğimi hissetmekteyim."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Mimarlıkla ilgili, mimarlığa ilişkin.

MUAYYEN Nedir?


1 . Belli, belirli: "Sizi muayyen bir kimseye benzetmek istiyorum."- H. Taner.
2 . Belirlenmiş, kararlaştırılmış: "Yadırganan bir yığın eser, mimarinin sadece muayyen bir malzemeyi, muayyen bir gaye uğrunda kullanmaktan ibaret olmadığını gösterirler."- A. H. Tanpınar.

SADECE Nedir?

Yalnızca: "Her millette olduğu gibi bizde de kelimeleri, şiir canlandırmış, nesir sadece kullanmıştır."- Y. K. Karaosmanoğlu.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

UĞRU Nedir?

Hırsız: "Şehrin en korkunç uğruları, katilleri buradan dışarı çıkamaz."- S. Birsel.

UĞRUN Nedir?

Gizlice.

YIĞIN Nedir?


1 . Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe: "Pencereden süzülen ılık bahar güneşi masayı dolduran kâğıt yığınları üstünde ağır ağır ilerliyordu."- R. N. Güntekin.
2 . Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.

A E M N U Y Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Muayyen,

5 Harfli Kelimeler

Eyyam, Meyan, Yunma,

4 Harfli Kelimeler

Eman, Emay, Enam, Maun, Name, Nema, Uyma, Yuma, Yuna,

3 Harfli Kelimeler

Ayn, Men, Mey, Nam, Nem, Ney, Yan, Yay, Yem, Yen,

2 Harfli Kelimeler

Am, An, Ay, Em, En, Ey, Me, Ne, Un, Ya, Ye,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.