MODA (TDK)


1 . Değişiklik gereksinimi veya süslenme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik.
2 . Belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir şeye karşı gösterilen aşırı düşkünlük: "Moda sandığımız birçok şeylerin hayatın kendi bünyesinden geldiği anlaşılır."- A. H. Tanpınar.
3 . sıfat Geçici olarak yeniliğe ve toplumsal beğeniye uygun olan: "Moda şapka."- .

Moda kelimesi baş harfi M son harfi A olan bir kelime. Başında M sonunda A olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi O , üçüncü harfi D , dördüncü harfi A . Başı M sonu A olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AŞIRI Nedir?


1 . Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın: "Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir."- O. Rifat.
2 . Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem.
3 . Gereğinden fazla, çok.
4 . zarf Ötede, ötesinde: "İki ev aşırı."- .
5 . zarf Gereğinden fazla olarak, çokça: "Çocuk aşırı üzülüyor."- .

BEĞENİ Nedir?


1 . Güzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, zevk: "Çoğu kadınların beğenisi kendi kişisel alanlarının dışına pek taşmaz."- H. Taner.
2 . Güzeli çirkinden ayırma yetisi, zevk, gusto: "Kendine özgü bir beğenisi var bu konuda."- N. Cumalı.

BELİRLİ Nedir?

Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen: "Öteki arkadaşımız da belirli saatte nöbetinin başında olacaktı."- E. Bener.

BİRÇOK Nedir?

Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit: "Bu satırları, birçok mektuba biraz cevap olsun diye yazıyorum."- H. E. Adıvar.

BÜNYE Nedir?


1 . Vücut yapısı: "Çok kuvvetli bir bünyeye sahipsiniz, nadir rastladığım vücutlardan."- R. H. Karay.
2 . Yapılış, kuruluş: "İlk bakışta fertlerin toplum bünyesi içinde çizdiği belirli çizgiler bunlardır."- Ç. Altan.
3 . Bir kurum, kuruluş veya iş yerinin iç yapısı.

DEĞİŞİKLİK Nedir?


1 . Değişik olma durumu.
2 . Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum: "Yönetim kurulunda değişiklik oldu."- .
3 . Amaca uygun biçime getirmek için yapılan değiştirme, tadil.

DÜŞKÜ Nedir?

Uğraşı.

DÜŞKÜN Nedir?


1 . Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, meraklı, tutkun: "Onlar kadar birbirine düşkün, birbirine uymuş bir çift daha ömrümde görmedim desem yeri vardır."- H. E. Adıvar.
2 . Geçim sıkıntısına düşmüş: "Eski arkadaşının düşkün bulunduğu hâlinden anlaşılıyordu."- R. H. Karay.
3 . Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş: "Zavallı, arabasını satmış, düşkün bir hâldeydi."- Y. K. Beyatlı.
4 . Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş.
5 . mecaz Değer ve onurunu yitirmiş.
6 . mecaz Kötü yola düşmüş, ahlaksız: "Emniyet memurları Beyoğlu'nun çalgılı bahçelerinden yüz yirmi düşkün kız derleyip toplamış."- Y. Z. Ortaç.

DÜŞKÜNLÜK Nedir?


1 . Düşkün olma durumu, iptila: "Alçak gönüllü bir aydın. Hiç gösteriş düşkünlüğü yok."- N. Cumalı.
2 . Çoğu kez bünyeye bağlı sürekli ve aşırı güçsüzlük.
3 . Rezillik, insana yakışmayan hayat biçimi: "Şerefiyle, askerce ölüvermiş olsaydı bu düşkünlüğü görmeyecekti."- R. H. Karay.
4 . Paraca sıkıntıda olma, gözden düşme: "Fakat hanımlık kısa sürdü; devlet düşkünlüğü kolay değil... Ben de olsam somurturum."- R. N. Güntekin.

ETKİN Nedir?


1 . Hareketli, işleyen, çalışan, etkili, faal, aktif, dinamik.
2 . felsefe Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı.
3 . kimya Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

GEÇİCİ Nedir?


1 . Çok sürmeyen: "Bunu evvela gençliğe mahsus geçici bir heves zannettim."- P. Safa.
2 . Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı: "Eğer yazmaktan para ve ün gibi iki geçici kıymet ve zevk elde edemezsem acaba yazı yazar mıydım?"- H. E. Adıvar.
3 . Bulaşan, bulaşıcı.
4 . isim Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu: "Onları sokakta gördüğünüz zaman adi bir geçiciden farklı bulmazsınız, sanırsınız ki bir yazıcı ticarethanesine gidiyor."- C. Şehabettin.

GEREK Nedir?


1 . İcap: "... millî güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi ... hâlinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir."- Anayasa.
2 . sıfat Bir şeyin yapılabilmesi veya olabilmesi ona bağlı olan, lazım: "Mecnunlara Leyla gerek, bana seni gerek seni."- Yunus Emre.

GEREKSİNİM Nedir?

Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.

GÖSTERİLEN Nedir?

Göstergenin kavram yönü, gösterenle birleşerek göstergeyi oluşturan içerik.

HAYA Nedir?

Erbezi torbası, yumurta, °testis.

HAYA Nedir?

Ut, utanç, utanma, sıkılma.

HAYAT Nedir?


1 - Yaşam, dirim.
2 - Doğumdan ölüme kadar geçen süre, °ömür.
3 - Yaşam biçimi, içinde yaşanan koşulların tümü, yaşantı.
4 - Meslek ve durum.
5 - Geçim koşullarının tümü.
6 - Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma.
7 - Yazgı, kader.
8 - Canlı varlık; yaşamayı sağlayan koşulların tümü.
9 - Bir kimsenin tarihsel biyografisi, yaşam öyküsü.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ÖZEN Nedir?

Bir işin elden geldiğince iyi olmasına çabalama, özenme, itina, ihtimam: "Yenisini onlar özenle bileğime geçirdiler."- H. Taner.

ÖZENTİ Nedir?

Beğendiği bir durumda olma, beğendiği şeye benzeme çabası: "Taklit ve özenti devri en çok bizde sürmüştür."- F. R. Atay.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SÜRE Nedir?

Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, °müddet: Uzun bir iyileşme süresinden sonra askere gitmiş .

SÜSLENME Nedir?

Süslenmek işi: "Sekiz evin sekiz hanımı da hararetli bir süslenme yarışına girdiler."- H. Taner.

ŞAPKA Nedir?


1 . Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılan başlık: "Türkler başlık olarak 1925'te şapkayı kabul ettiler."- .
2 . Boru, baca, direk vb. şeylerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık: "Soba borusu şapkası. Lamba şapkası."- .
3 . bitki bilimi Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme organlarını taşıyan şapka biçimindeki organ.
4 . dil bilgisi Düzeltme işareti.

TOPLU Nedir?


1 . Topu olan: "Toplu tabanca."- .
2 . Hepsi bir arada bulunan, toplanmış: "Yol, toplu yaşamanın doğurduğu bir gereksinmeyi karşılamak için yapılır."- N. Cumalı.
3 . Birlikte yapılan, kombine.
4 . Düzenlenmiş, dağınık olmayan: "Toplu bir oda."- .
5 . Topunu, tamamını, bütününü içine alan: "Toplu bir bakış."- .
6 . Vücutça dolgun.

TOPLUM Nedir?


1 . Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet: "İlkel toplum."- .
2 . Topluluk.

TOPLUMSAL Nedir?


1 . Toplumu ilgilendiren.
2 . Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşeri, sosyal: "Nihayet toplumsal çöküşün birey üzerinde yarattığı düşünsel, duyumsal karmaşaya geçilir."- S. İleri.

UYGUN Nedir?


1 . Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip: "Rıza Efendi'de yerine, zamanına ve konusuna uygun hikâyeler vardır."- T. Buğra.
2 . Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
3 . mecaz Orantılı, oranlı.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAŞA Nedir?

Hoşnutluk, sevinç gibi duyguları anlatmak ya da alkışlamak için söylenir.

YAŞAM Nedir?

Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat: "Yaşamın kurallarını, kendi aleyhinde işliyor varsaydığı günden bu yana, umursamamıştı."- H. Taner.

YENİ Nedir?


1 . Kullanılmamış olan, eski karşıtı: "Yeni giysi. Yeni ayakkabı."- .
2 . Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan: "Yeni haber. Yeni moda."- .
3 . En son edinilen: "Yeni eve taşındık."- .
4 . İşe henüz başlamış: "Yeni öğrenci. Yeni asker."- .
5 . O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan: "Yeni bir buluş. Yeni bir düşünce."- .
6 . Tanınmayan, bilinmeyen: "Yeni imzalara rastlıyoruz."- .
7 . Daha öncekilerden farklı olan: "Yeni ihtiyaçlarımız var."- .
8 . zarf Biraz önce, çok zaman geçmeden: "Yeni tanıştığım orman uzmanları çok nazik ve kibar insanlardı."- Ç. Altan.

YENİLİK Nedir?


1 . Yeni olma durumu veya yeni olan bir şeyin özelliği.
2 . Eskimiş, zararlı veya yetersiz sayılan şeyleri yeni, yararlı ve yeterli olanlarıyla değiştirme, teceddüt: "Türkiye'de geniş ölçüde bir yenilik çabası göze çarpmaktadır."- .

A D M O Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Moda,

3 Harfli Kelimeler

Dam, Oda, Oma,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Am, Do, Od, Om,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.