MEZUN (TDK)


1 . Bir okulu bitirerek diploma almış (kimse): "Olsa olsa sanat enstitüsü mezunudur."- H. Taner.
2 . eskimiş İzin almış, izinli: "Vedia'dan öğrendim, seyahate çıkacakmışsınız, mezunmuşsunuz."- P. Safa.
3 . eskimiş Bir iş için yetki verilmiş, yetkili: "Bunu yapmaya mezun değilim."- .

Mezun kelimesi baş harfi M son harfi N olan bir kelime. Başında M sonunda N olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi E , üçüncü harfi Z , dördüncü harfi U , beşinci harfi N . Başı M sonu N olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ÇIKACAK Nedir?


1 . Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu.
2 . Boy ölçüşecek kimse: "Ona çıkacak kimse yoktur."- .

DEĞİL Nedir?

Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime: "Bu direniş çetin değil, haşin değil, yürek burkucuydu."- T. Buğra.

DİPLOMA Nedir?

Bir kimseye herhangi bir okulu veya öğrenim programını başarıyla tamamladığını, bir derece veya unvanı kullanmaya hak kazandığını, bir iş, sanat veya meslek dalında çalışabilme yetkisi elde ettiğini belirtmek için bir öğretim kurumu tarafından düzenlenip verilen resmî belge, icazetname, şehadetname: "Hukuktan diplomamı alınca bana mühim bir memuriyet buldu."- Ö. Seyfettin.

ENSTİTÜ Nedir?

Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu: "Türk Standartları Enstitüsü. Türkiyat Enstitüsü."- . "Gönül, daha birçoklarının bu enstitüde kabiliyetlerini bilemesini istiyor."- H. Taner.

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

İZİNLİ Nedir?

İzin alarak belli bir süre için bir yerden ayrılmış, mezun.

MEZUN Nedir?


1 . Bir okulu bitirerek diploma almış (kimse): "Olsa olsa sanat enstitüsü mezunudur."- H. Taner.
2 . eskimiş İzin almış, izinli: "Vedia'dan öğrendim, seyahate çıkacakmışsınız, mezunmuşsunuz."- P. Safa.
3 . eskimiş Bir iş için yetki verilmiş, yetkili: "Bunu yapmaya mezun değilim."- .

OKUL Nedir?


1 . Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep: "Daha gelir gelmez, ayağının tozu ile vilayet merkezinin okullarını gezdi."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü: "Okul dağıldı."- .
3 . Ekol.

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

SANAT Nedir?


1 - Bir duygunun, tasarının ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ya da bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık.
2 - Belli bir uygarlığın anlayış ve beğeni ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.
3 - Bir şey yapmada gösterilen ustalık.
4 - Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü.
5 - Zanaat.

SEYAHAT Nedir?

Gezi, yolculuk.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

YAPMA Nedir?


1 . Yapmak işi: "Ham ağaçları evcile çeviririm, aşı yapmayı bilirim, budamayı bilirim."- N. Araz.
2 . sıfat Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni, sahici karşıtı: "Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Yapmacık: "Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner.

YETKİ Nedir?

Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet: "Büyük Millet Meclisi Başkumandanlık yetkilerini Mustafa Kemal Paşa'ya devretmişti."- T. Buğra.

YETKİLİ Nedir?


1 . Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar: "Fabrikanın bir yetkilisi onlara açıklamalar yapıyordu."- T. Buğra.
2 . eskimiş Mezun.

E M N U Z Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Mezun,

3 Harfli Kelimeler

Men, Muz, Nem, Zem, Zen, Zum,

2 Harfli Kelimeler

Em, En, Me, Ne, Un, Uz, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.