MEYDANCI (TDK)


1 . Avlu, bahçe vb. yerleri süpürüp temizleyen hizmetli.
2 . Hapishane koğuşlarında ayak işlerini gören kimse: "O kimseyi beklemezdi, böyle olduğu hâlde meydancılar birini çağırmaya geldikleri zaman, kalbi şiddetli şiddetli çarpmaya başlardı."- S. Derviş.
3 . Mevlevi tekkelerinde konukları karşılayan, meydanı açan, Mevlevi raksını düzenleyen tarikat adamı.

Meydancı kelimesi baş harfi M son harfi I olan bir kelime. Başında M sonunda I olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi E , üçüncü harfi Y , dördüncü harfi D , beşinci harfi A , altıncı harfi N , yedinci harfi C , sekizinci harfi I . Başı M sonu I olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AÇAN Nedir?

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

ADAM Nedir?


1 . İnsan.
2 . Erkek kişi, kadın karşıtı: "İyi bir adam isterse, babası da verirse varacak."- M. Ş. Esendal.
3 . Birinin yanında ve işinde bulunan kimse: "Kendisi gayet kibirli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar."- K. Tahir.
4 . Birinin yararlandığı, kullandığı kimse: "Hemen hepsi para çevrelerinin adamlarıydı."- C. Meriç.
5 . Birinin sözünü dinleyen, nazını çeken kimse, kayırıcı: "O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez."- .
6 . Görevli kimse: "Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse."- R. H. Karay.
7 . İyi huylu, güvenilir kimse: "Amcam, güngörmüş bir adamdı."- R. N. Güntekin.
8 . Bir alanda derin bilgisi olan kimse: "Bir sanatçının, bilim adamının düşünmek için bol zamana ihtiyacı vardır."- H. Taner.
9 . Bir alanı benimseyen kimse.
10 . ünlem Bir şeyin önemsenmediği anlatılmak istendiğinde kullanılan söz: "Adam, vazgeç!"- . 1
1 . halk ağzında Eş, koca.

ADAMI Nedir?

bir işi ustalıkla yapan.

AVLU Nedir?

Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat (II): "O dar, o şekilsiz avluya bir masa, iki sandalye koydu."- M. Ş. Esendal.

AYAK Nedir?


1 . Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
2 . Bacak.
3 . Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri: "İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var."- .
4 . Vücudun belden aşağı bölümü: "Ayağına bir pantolon çekti."- .
5 . Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi: "Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."- .
6 . Basamak.
7 . Fut.
8 . Futun küpü alınarak hesaplanan değer.
9 . halk ağzında Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste.
10 . eskimiş Yarım arşın veya 30,
5 cm uzunluğundaki ölçü birimi, kadem. 1
1 . coğrafya Göl ayağı. 1
2 . edebiyat Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. 1
3 . edebiyat Halk edebiyatında uyak: "Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler."- S. Birsel. 1
4 . matematik Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta: "Dikme ayağı."- . 1
5 . spor Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. 1
6 . spor Altılı ganyanda yer alan her bir koşu.

BAHÇE Nedir?


1 . Sebze yetiştirilen yer, bostan: "Bahçenin bir köşesinde büyük bir bostan kuyusuyla mıhlanmış bir kapı vardı."- R. N. Güntekin.
2 . Çiçek ve ağaç yetiştirilen yer: "Bir otelin ağaçlıklı, çiçeklerle süslü bahçesi önünde durmuştuk."- R. H. Karay.

BEKLEME Nedir?

Beklemek işi: "Pencere kapandıktan sonra aynı hareketsizlik ve bekleme devam etti."- N. S. Örik.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

BÖYLE Nedir?


1 . Bunun gibi, buna benzer: "Ah Şaban'ın böyle bir çocuğu, böyle bir karısı olsaydı!"- H. E. Adıvar.
2 . zarf Bu yolda, bu biçimde, hakeza: "Böyle acıklı şeyleri ne diye yazıyorum bilmem ki?"- A. Gündüz.
3 . zarf Bu derece: "Böyle bir sevmek görülmemiştir."- A. İlhan.
4 . zarf İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz: "Maşallah, dedi, nereden teşrif böyle?"- P. Safa.

ÇARPMA Nedir?


1 . Çarpmak işi: "Ayşe'nin yüreği daha hızlı çarpmaya başladı."- Ö. Seyfettin.
2 . Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi.
3 . matematik Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp.
4 . müzik Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık.

DERVİŞ Nedir?


1 . Bir tarikata girmiş, onun yasa ve törelerine bağlı kimse, alperen.
2 . mecaz Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse.
3 . mecaz Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse.
4 . hayvan bilimi Kırlangıç balığının pek küçüğü.

DÜZE Nedir?

Doz.

DÜZEN Nedir?


1 . Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem.
2 . Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept.
3 . Yerleştirme, tertip: "Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.
5 . mecaz Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo.
6 . mecaz Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo.
7 . mecaz Dolap, hile: "Hile, düzen dağarcığından elbette yeni bir şey bulup çıkaracak."- E. E. Talu.
8 . müzik Müzik aletlerinde ses ayarı, akort.
9 . toplum bilimi Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri: "Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var."- N. Meriç.
10 . halk ağzında Alet edevat takımı. 1
1 . halk ağzında Bez dokuma tezgâhı.

GÖREN Nedir?

Görmek eylemini yapan.

HAPİSHANE Nedir?

Cezaevi: "Ortada zaptiyesiyle, hapishanesiyle, hâkimleri, duruşmaları ile devlet kuvveti vardı, karşı durulamazdı."- T. Buğra.

HİZMET Nedir?


1 - Birinin işini görme ya da birine yarayan bir işi yapma.
2 - Görev, i?
3 - Bakım, özen, °ihtimam.

HİZMETLİ Nedir?

Odacı.

KALBİ Nedir?

İçten, yürekten, gönülden (gelen).

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KOĞUŞ Nedir?


1 . Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda: "Koğuşlardan birinin penceresinden hasta bir çocuğun söylediği türkü geliyor."- P. Safa.
2 . tarih Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KONUK Nedir?


1 . Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman: "Şatoda yaşayanlarla konuklar, buralarda, topluca yıkanırlarmış."- S. Birsel.
2 . hayvan bilimi Konakçının üzerindeki asalak.

MEVLEVİ Nedir?

Mevlevilik tarikatına bağlı kimse.

MEYDAN Nedir?


1 . Alan, saha: "Yüz binlerce asker sokakları, meydanları, kırları dolduruyordu."- Ö. Seyfettin.
2 . Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri: "Şehir kapılarının önündeki meydanlarda davul zurna çalınıyor, cirit, bar oynanıyordu."- A. H. Tanpınar.
3 . Bulunulan yer ve çevresi, ortalık: "Kileri kilitlemezdi, paraları meydanda dururdu."- Ö. Seyfettin.
4 . Fırsat, imkân veya vakit.
5 . Mevlevi tekkelerinde ayin yapılan yer.

MEYDANCI Nedir?


1 . Avlu, bahçe vb. yerleri süpürüp temizleyen hizmetli.
2 . Hapishane koğuşlarında ayak işlerini gören kimse: "O kimseyi beklemezdi, böyle olduğu hâlde meydancılar birini çağırmaya geldikleri zaman, kalbi şiddetli şiddetli çarpmaya başlardı."- S. Derviş.
3 . Mevlevi tekkelerinde konukları karşılayan, meydanı açan, Mevlevi raksını düzenleyen tarikat adamı.

OLDU Nedir?


1 . Evet.
2 . ünlem Başüstüne.

RAKS Nedir?


1 . Bir tür dans: "Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı."- Y. K. Beyatlı.
2 . fizik Salınım.

ŞİDDET Nedir?


1 - Bir devinimin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik.
2 - Hız2.
3 - (Duygu ya da davranış için) Aşırılık.
4 - Karşıt görüşte olanlara, inandırma ya da uzlaştırma yerine kaba kuvvet kullanma.

ŞİDDETLİ Nedir?


1 . Etkisi çok olan, zorlu: "Bir aralık rahmetli babam şiddetli bir romatizmaya tutulmuştu."- F. R. Atay.
2 . Hızlı: "Şiddetli yağmurun damlaları camı dövüyordu."- R. Enis.
3 . Aşırı: "Şiddetli geçimsizlik."- .

TARİKAT Nedir?

Aynı dinin içinde, tasavvufa dayanan ve kimi ilkelerle birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma yollarından her biri.

TEKKE Nedir?


1 . Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergâh: "Hemen her ev yarı saray ve yarı tekke gibi bir şeydi."- A. Ş. Hisar.
2 . İşsiz güçsüz kimselerin buluşup sığındıkları yer.
3 . argo Esrar içilen üstü kapalı yer.
4 . argo Hapishane: "Bakıyorum, tekke sana yaramış, dedi. Ne zaman çıktın?"- T. Yücel.

TEMİZ Nedir?


1 . Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, hijyen, hijyenik: "İçki yerine soğuk su, temiz ayran... var."- F. R. Atay.
2 . Özenle yapılmış: "Temiz iş. Temiz dayak."- .
3 . Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan: "Temiz araba."- .
4 . Ahlakça lekesiz, necip, nezih: "Biraz fazla saf olmakla beraber çok temiz ve nazik bir çocuk..."- R. N. Güntekin.
5 . zarf Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde: "Temiz giyinmek."- .

ZAMAN Nedir?


1 . Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit: "Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım."- Ö. Seyfettin.
2 . Bu sürenin belirli bir parçası, vakit: "Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir."- A. İlhan.
3 . Belirlenmiş olan an.
4 . Çağ, mevsim: "Gül zamanı. Çocukluk zamanı."- .
5 . Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit.
6 . Dönem, devir: "Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi."- H. Taner.
7 . Bir süre ile ilgili durum ve şartlar: "Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu."- H. Taner.
8 . gök bilimi Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram.
9 . dil bilgisi Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı: "Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir."- .
10 . jeoloji Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.

A C D E I M N Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Meydancı,

7 Harfli Kelimeler

Medyacı, Meyancı,

6 Harfli Kelimeler

Madenı, Meydan,

5 Harfli Kelimeler

Aydın, Canım, Ceman, Encam, Endam, Maden, Mayın, Medya, Meyan, Yancı,

4 Harfli Kelimeler

Acem, Adcı, Adem, Adım, Ayın, Aynı, Cadı, Cıda, Dane, Daye, Dayı, Edna, Eman, Emay, Enam, Name, Nema,

3 Harfli Kelimeler

Ace, Acı, Anı, Ayı, Ayn, Cam, Can, Cem, Dam, Dem, Eda, Men, Mey, Nam, Nem, Ney, Yad, Yan, Yem, Yen,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Am, An, Ay, Ce, De, Em, En, Ey, Me, Ne, Ya, Ye,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.