MAUN (TDK)


1 . Tespih ağacıgillerden, Hindistan ve Honduras'ta yetişen büyük bir orman ağacı, akaju (Swietenia mahagoni).
2 . Bu ağacın parlak kırmızımtırak renkte, sert ve iyi cilalanan kerestesi.
3 . sıfat Bu keresteden yapılan: "Parası olsa o deminki maun yemek odası takımını üç bin dokuz yüze koparıverirdi."- H. Taner.

Maun kelimesi baş harfi M son harfi N olan bir kelime. Başında M sonunda N olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi A , üçüncü harfi U , dördüncü harfi N . Başı M sonu N olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AKAJU Nedir?


1 . Maun: "Akajudan yapılmış bu narin ve şık dolaplar otuz âşıklı bir kokotun elbise dolaplarına benziyordu."- Ö. Seyfettin.
2 . sıfat Maundan yapılmış: "Kenarda akaju bir yazıhane duruyordu."- Ö. Seyfettin.

BÜYÜK Nedir?


1 . Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı: "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram): "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti."- P. Safa.
3 . Niceliği çok olan: "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Üstün niteliği olan: "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri."- N. Ataç.
5 . Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş: "Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı."- S. F. Abasıyanık.
6 . Önemli: "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti."- T. Buğra.

CİLA Nedir?


1 . Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik.
2 . Parlaklık.
3 . mecaz Gereksiz süs, gösteriş.

DEMİNKİ Nedir?

Biraz önceki: "Deminki kavgadan dolayı pişmanlık duydu."- R. H. Karay.

DOKUZ Nedir?


1 . Sekizden sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 9, IX rakamlarının adı.
3 . sıfat Sekizden bir artık.

HİNDİ Nedir?


1 . Tavukgillerden, XV. yüzyılda evcilleştirilerek Amerika'dan bütün dünyaya yayılan, boyun ve başı çıplak, parlak, yeşil ve esmer tüylü, kümes hayvanlarının en büyüğü (Meleagris gallopavo): "Bu hindileri yiyen oradaki fakir fukara da müsteşar beye amma da dua etmiştir."- B. Felek.
2 . sıfat, halk ağzında Aptal, şaşkın.

KERE Nedir?

Kez, yol, defa, sefer: "Bir kere düştün mü ne arayan olur ne soran!"- B. Felek.

KERES Nedir?

Büyük ve derin karavana.

KERESTE Nedir?


1 . Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç: "Dağdan kestim kereste / Kuş besledim kafeste."- Halk türküsü.
2 . Ayakkabı yapımında kullanılan gereç.
3 . mecaz Kaba saba kimse, kalas: "Gözünü oyarım vallahi kereste!"- S. F. Abasıyanık.

KIRMIZ Nedir?

Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

KIRMIZI Nedir?


1 . Al, kızıl renk.
2 . sıfat Bu renkte olan: "Siyah zülüflü, kırmızı dudaklı, altın ve mercan gerdanlı kadınlar."- A. Haşim.

MAUN Nedir?


1 . Tespih ağacıgillerden, Hindistan ve Honduras'ta yetişen büyük bir orman ağacı, akaju (Swietenia mahagoni).
2 . Bu ağacın parlak kırmızımtırak renkte, sert ve iyi cilalanan kerestesi.
3 . sıfat Bu keresteden yapılan: "Parası olsa o deminki maun yemek odası takımını üç bin dokuz yüze koparıverirdi."- H. Taner.

ORMAN Nedir?


1 . Ağaçlarla örtülü geniş alan: "Bitmez tükenmez bir orman, bir çalılık içinde gidiyorduk."- M. Ş. Esendal.
2 . Bu ağaçların bütünü.

PARLAK Nedir?


1 . Parlayan, ışıldayan: "Siyah, çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu."- H. E. Adıvar.
2 . Temiz ve ışıklı: "Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı / Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı."- F. N. Çamlıbel.
3 . mecaz Göze çarpacak kadar başarılı: "Birinci İnönü Harbini parlak bir zaferle kazandık."- A. Gündüz.
4 . kaba konuşmada Yüzü güzel (oğlan).

RENK Nedir?


1 - Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum.
2 - Nitelik.

SERT Nedir?


1 - Çizilmesi, kırılması, kesilmesi ya da çiğnenmesi güç olan, pek, katı,yumuşak karşıtı.
2 - Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen.
3 - Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, "yumuşak" karşıtı.
4 - Hırçın, öfkeli, hiddetli.
5 - Titizlikle uygulanan, sıkı.
6 - Güçlü, kuvvetli.
7 - Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
8 - Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
9 - Gönül kırıcı, katı, ters.
10 - yerb. Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

TAKI Nedir?


1 . Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü.
2 . Kadınların ziynet eşyası: "Abuk sabukluktan bir çizgi yaratan giysileri, ilginç takılarıyla çağdaş bir efsaneydi."- M. Mungan.
3 . dil bilgisi Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki: "Türkçede -i, -e, -de, -den, -in ekleri birer takıdır."- .
4 . dil bilgisi Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler: "Türkçede ile, göre birer takıdır."- .

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TESPİH Nedir?


1 . "Süphanallah" sözünü söyleme.
2 . Belirli dinî sözleri tekrarlamak veya elde oyalanmak için kullanılan, türlü maddelerden boncuk biçiminde yapılmış, genellikle otuz üç veya doksan dokuz taneden oluşmuş dizi: "İri taşlı tespihinin parmakları arasında arada bir şıkırdaması..."- R. N. Güntekin.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YEMEK Nedir?


1 . Yemek yeme, karın doyurma işi: "Yemekten sonra gocuğuna sarar yatırırdı beni."- N. Cumalı.
2 . Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam.
3 . Günün belli saatlerinde yenilen besin: "Yemek ya kahvaltıda ya da yemekte yenir. Arada bir şey yenmez."- H. Taner.
4 . Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama: "Pek protokolcü olduğu için yemek sessiz geçiyordu."- F. R. Atay.

YETİ Nedir?


1 . İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke: "Aklımız fikrimiz hep insanda, yetilerimizi var gücümüzle çoğaltıp onun rahatlığına çalışıyoruz."- A. Erhat.
2 . ruh bilimi Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

A M N U Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Maun,

3 Harfli Kelimeler

Nam,

2 Harfli Kelimeler

Am, An, Un,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.