MAROKEN (TDK)


1 . Fas'ta işlenen yumuşak bir çeşit keçi derisi.
2 . Üzerine benekler basılarak marokene benzetilen koyun derisi: "Çantasından çok sayfalı, maroken kaplı küçük bir defter çıkardı."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat Bu deriden yapılmış veya bu deriyle kaplanmış: "Garp cephesi kumandanıyla maroken bir kanepede yan yana oturuyorduk."- Y. K. Karaosmanoğlu.

Maroken kelimesi baş harfi M son harfi N olan bir kelime. Başında M sonunda N olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi O , beşinci harfi K , altıncı harfi E , yedinci harfi N . Başı M sonu N olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BASI Nedir?

Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

BASILA Nedir?

Basımcılıkta, provalar için "basınız, basılsın" anlamında kullanılan bir söz.

BENEK Nedir?


1 . Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan: "Burunlar koyu renkte beneklerle kaplıdır."- S. Birsel.
2 . gök bilimi Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.

BENZETİLEN Nedir?

Bir benzetmede nitelikçe güçlü olan.

CEPHE Nedir?


1 . Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü: "Başını kaldırarak köşkün karanlık cephesine baktı."- P. Safa.
2 . Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik.
3 . mecaz Yan, yön, taraf: "Hakikatin binbir cephesi ve başka başka görünüşleri yok mudur?"- A. Ş. Hisar.
4 . askerlik Üzerinde savaşın sürdüğü bölge: "Meydan muharebesi, yüz kilometrelik cephe üzerinde cereyan ediyordu."- Atatürk.
5 . denizcilik Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır.
6 . meteoroloji Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.

ÇEŞİT Nedir?


1 . Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev: "Her çeşit insanı kavrayacak bir sunuş tarzı vardı."- H. Taner.
2 . Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
3 . sıfat Türlü: "Bu camilerin her biri başka planda başka çeşittir."- Y. K. Beyatlı.

ÇIKAR Nedir?

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.

DEFTER Nedir?

Genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları: "Nikâh memurunun masasında, biraz sonra imzalayacakları defter vardı."- S. Derviş.

DERİ Nedir?


1 . İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten: "Bütün kemikleri, ince bir deri altında birer birer sayılıyordu."- P. Safa.
2 . sıfat Bu tabakadan yapılmış: "Üstünde yine o siyah deri pardösüsü, kolunda siyah deri çantası."- N. Cumalı.
3 . İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.
4 . Soyulmadan yenen yemişlerin ince kabuğu veya soyulan yemişlerde kabuk altındaki zar.

KANEPE Nedir?

Birkaç kişinin oturabileceği genişlikte koltuk, çekyat: "Kanepe ile koltuklardan ikisini indirir, aşağıya çekidüzen veririz."- R. H. Karay. kanepe (II) isim (kane'pe) Fransızca canapé Genellikle çay ve kokteyller için hazırlanan, peynir, sucuk, salam vb. şeylerle süslenen çok küçük ekmek.

KAPLAN Nedir?

Kedigillerden, enine siyah çizgili, koyu sarı postu olan, Asya'da yaşayan çevik ve yırtıcı hayvan (Felis tigris).

KAPLI Nedir?


1 . Kaplanmış olan: "Çantasından çok sayfalı, maroken kaplı küçük bir defter çıkardı."- Ö. Seyfettin.
2 . Kabı olan.
3 . Ciltli.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KEÇİ Nedir?


1 . Geviş getirenlerden, eti, sütü, derisi ve kılı için yetiştirilen, memeli dişi hayvan (Capra hircus).
2 . sıfat, mecaz İnatçı.

KOYUN Nedir?


1 . Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries).
2 . mecaz Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse.

KUMA Nedir?

Aynı erkekle evli olan kadınların birbirine göre adı, ortak: "Bir sene onunla dağlarda dolaşmış, anamın üstüne kuma getirmiş."- H. E. Adıvar.

KUMAN Nedir?

Kıpçak.

KUMANDA Nedir?


1 . Komuta.
2 . Elektronik aygıtları belli bir uzaklıktan yönetmeye yarayan kablosuz alet.

KUMANDAN Nedir?

Komutan: "Jandarma kumandanı ölüm haberini âdeta resmî tebliğ gibi civara telefonla bildirmiş."- R. N. Güntekin.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

MAROKEN Nedir?


1 . Fas'ta işlenen yumuşak bir çeşit keçi derisi.
2 . Üzerine benekler basılarak marokene benzetilen koyun derisi: "Çantasından çok sayfalı, maroken kaplı küçük bir defter çıkardı."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat Bu deriden yapılmış veya bu deriyle kaplanmış: "Garp cephesi kumandanıyla maroken bir kanepede yan yana oturuyorduk."- Y. K. Karaosmanoğlu.

SAYFA Nedir?


1 . Üzerine yazı yazılan veya basılan bir kâğıt yaprağın iki yüzünden her biri, sahife.
2 . Gazete, dergi vb. yayınlarda özel bir alan için ayrılmış bölüm: "Sanat sayfası."- .
3 . mecaz Konu.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

ÜZERİNE Nedir?


1 . Üstüne.
2 . Hakkında: "Dil üzerine bir yazı."- .
3 . ...-den dolayı: "Onun gelmesi üzerine ortalık düzeldi. Bu söz üzerine herkes rahat etti."- .
4 . ...-den sonra: "Bunca hazırlık üzerine yola çıkmamak insanı üzer."- .

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YUMUŞAK Nedir?


1 . Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı: "Pamuk yumuşaktır."- .
2 . Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı: "Yaş dallar yumuşak olur. Yumuşak kumaş."- .
3 . Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran: "... yumuşak lepiska saçlarına amiyane bir perişanlık gelmişti."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Kolaylıkla işlenebilen: "Uzun gagasını yumuşak topraklara sokar, otların kökündeki yaşlığı emerek yaşarmış."- M. Ş. Esendal.
5 . Kolay çiğnenen, kolay kesilen: "Yumuşak ekmek."- .
6 . Ilıman (iklim), sert karşıtı: "Yumuşak iklim. Yumuşak hava."- .
7 . mecaz Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal.
8 . mecaz Okşayıcı, tatlı, hoş: "Gözleri yan aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor."- Y. Z. Ortaç.
9 . mecaz Sessiz, hafif: "Onun içinde mutlaka sönüp yanan gizli yumuşak ışıklarla fosforlu bir parıldayış vardır."- A. Ş. Hisar.
10 . dil bilgisi Ötümlü.

A E K M N O R Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Maroken,

6 Harfli Kelimeler

Kornea,

5 Harfli Kelimeler

Ekran, Erkan, Kamer, Karne, Keman, Kenar, Komar, Konma, Korna, Krema, Krome, Makro, Marke, Maron, Mekan, Merak, Moren, Nokra, Onmak, Orman, Roman, Romen,

4 Harfli Kelimeler

Akne, Akor, Amor, Eman, Enam, Kame, Kano, Kare, Karo, Koma, Kora, Krem, Krom, Kron, Mano, Mark, Marn, Mera, Moka, Name, Nema, Norm, Okar, Onar, Onma, Orak, Oran, Renk, Roka,

3 Harfli Kelimeler

Ark, Eko, Erk, Kam, Kan, Kar, Kem, Ker, Kom, Kor, Men, Mor, Nam, Nar, Nem, Nom, Oma, Ona, Ora, Ram, Rom,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, An, Ar, Ek, Em, En, Er, Ke, Me, Ne, Ok, Om, On, Ra, Re,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.