MARŞ (TDK)


1 - Askerlikte yürüyüşe geçmek için verilen komut.
2 - Ritmi, yürüyen bir kimsenin ya da topluluğun adımlarını anımsatan müzik parçası.
3 - Bir topluluğu simgelemek için düzenlenmiş müzik parçası.
4 - Otomobil, kamyon gibi motorlu araçlarda motoru işletme düzeni.

Marş kelimesi baş harfi M son harfi Ş olan bir kelime. Başında M sonunda Ş olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi Ş . Başı M sonu Ş olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADIM Nedir?


1 . Yürümek için yapılan ayak atışlarının her biri.
2 . Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 7
5 cm olan mesafe.
3 . Girişim, hamle.
4 . matematik Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol.
5 . spor Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
6 . spor Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi.
7 . teknik İki diş arasındaki aralık: "Bir vida adımı."- .

ARAÇ Nedir?


1 . Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta, gücünden yararlanılan nesne.
2 . Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta: "Dil, anlaşmayı sağlayan bir araçtır."- .
3 . Taşıt: "Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yaya yürürdü."- H. Taner.

ASKER Nedir?


1 . Orduda görev yapan erden generale kadar herkes.
2 . Askerlik görevi veya ödevi: "Askere gitmek. Askerden dönmek."- .
3 . Er: "Dışarıda kolları kırmızı beyaz işaretli askerlerin taşıdığı boş sedyeler süratle uzaklaşıyor"- N. Hikmet.
4 . sıfat Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli: "Asker adam."- .
5 . sıfat Yurdun korunması yolunda iyi dövüşmesini başaran: "Asker millet."- .

ASKERLİK Nedir?

Asker olma durumu, askerlik hizmeti, bayrakaltı, askeriye.

DÜZE Nedir?

Doz.

DÜZEN Nedir?


1 . Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem.
2 . Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept.
3 . Yerleştirme, tertip: "Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.
5 . mecaz Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo.
6 . mecaz Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo.
7 . mecaz Dolap, hile: "Hile, düzen dağarcığından elbette yeni bir şey bulup çıkaracak."- E. E. Talu.
8 . müzik Müzik aletlerinde ses ayarı, akort.
9 . toplum bilimi Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri: "Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var."- N. Meriç.
10 . halk ağzında Alet edevat takımı. 1
1 . halk ağzında Bez dokuma tezgâhı.

GEÇMEK Nedir?


1 - Bir yerden başka bir yere gitmek.
2 - Bir yandan girip öte yandan çıkmak.
3 - Yol olarak kullanmak.
4 - [(Bir şey) Kafasından, yüreğinden, gözlerinden vb. geçmek] Kısa bir anortaya çıkmak.
5 - (Bir duruma) Uğramak, konu olmak.
6 - Bırakmak, vazgeçmek.
7 - Yaşamak.
8 - Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak.
9 - Olmak, vuku bulmak, °cereyan etmek.
10 - (Hastalık için) Bulatmak, °sirayet etmek. 1
1 - Herhangi bir durum, soyaçekim yoluyla birinde görünmek. 1
2 - Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. 1
3 - Yerini bırakıp başka yer almak. 1
4 - Bir konu üzerinde ya da bir yerde çalışmış, yetişmiş olmak. 1
5 - Etkilemek, işlemek. 1
6 - Görev almak. 1
7 - Kalmak, devrolmak. 1
8 - Geride bırakmak, aşmak. 1
9 - Tükenmek, bitmek, sona ermek.
20 - Üstünlük sağlamak. 2
1 - Söylemeden ya da bitirmeden atlamak. 2
2 - (Zaman için) Aşmak, geride bırakmak, harcamak. 2
3 - (Belli bir zaman) Sona ermek, bitmek. 2
4 - Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. 2
5 - Birinden meşk etmek. 2
6 - Sönmek. 2
7 - Bir madde durum, düzey değiştirmek. 2
8 - Yazılmak, girmek. 2
9 - Sürümü olmak, satılmak.
30 - Konuşmada ya da basında sözü edilmek. 3
1 - Yürürlükte bulunmak, geçerli olmak, tedavülde olmak. 3
2 - Okulda, sınavda başarı göstermek. 3
3 - Bir yere gidip oturmak. 3
4 - (Yol ya da akarsu için) Bir yerin yakınından ya da içinden gitmek. 3
5 - Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak, bozulmak. 3
6 - Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. 3
7 - Kimi sözcüklerle birleşik eylem yapar. 3
8 - İyileşmek. 3
9 - Fırsat yitirilmek.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

İŞLETME Nedir?


1 . İşletmek işi.
2 . Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık vb. iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum: "Adam, büyük bir film işletme ortaklığının sahibiydi."- N. Cumalı.
3 . Bu kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi.
4 . İş yeri.

KAMYON Nedir?


1 . Motorlu büyük yük taşıtı: "Garajın içinde birkaç tane aletle bir de ufak kamyondan başka bir şey yoktu."- S. F. Abasıyanık.
2 . sıfat Bu taşıtın taşıyabildiği miktarda olan: "Bir kamyon askerle birkaç otomobil getirdiler."- F. R. Atay.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KOMUT Nedir?


1 - Askerlere, izcilere, öğrencilere jimnastik çalışmalarında ya da bir tören sırasında bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için verilen buyruk, °emir.
2 - Bilgisayara yürütülecek temel bir eylemi bildiren sayısal bilgi.

MOTOR Nedir?


1 . Herhangi bir enerjiyi mekanik enerjiye dönüştüren düzenek: "Taşındıkları kamyon önünde durunca motorun patırtısı kesildi."- N. Cumalı.
2 . Akaryakıtla işleyen deniz aracı: "Rıhtıma varabildiği zaman vapura gidecek olan son motor kalkmak üzere idi."- F. R. Atay.
3 . halk ağzında Motosiklet.

MOTORLU Nedir?

Motorla çalışan: "Fethi Bey'in çift kanatlı, tek motorlu uçağı ile uçuşunu izledik."- N. Cumalı.

MÜZİK Nedir?


1 . Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki: "Müzik eğitimi."- .
2 . Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması: "Bu akşam güzel bir müzik dinledik."- .

OTOMOBİL Nedir?

Motorlu, dört tekerlekli kara taşıtı: "Otomobiller, atlar, arabalar coşkun bir sel uğultusu ile geçiyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

SİMGELEMEK Nedir?

Simge durumuna getirmek.

TOPLU Nedir?


1 . Topu olan: "Toplu tabanca."- .
2 . Hepsi bir arada bulunan, toplanmış: "Yol, toplu yaşamanın doğurduğu bir gereksinmeyi karşılamak için yapılır."- N. Cumalı.
3 . Birlikte yapılan, kombine.
4 . Düzenlenmiş, dağınık olmayan: "Toplu bir oda."- .
5 . Topunu, tamamını, bütününü içine alan: "Toplu bir bakış."- .
6 . Vücutça dolgun.

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

YÜRÜYÜŞ Nedir?


1 . Yürüme işi: "Ordu arızalı fakat kısa bir yoldan yürüyüşe tekrar başladı."- F. F. Tülbentçi.
2 . Spor amacıyla yapılan yürüme: "Fazla yağlarını eritmek için karısı ile yürüyüşe çıkan fabrikatör..."- H. Taner.
3 . Bir olayı protesto etmek, bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme: "Gösteri yürüyüşü."- .
4 . askerlik Birliklerin bir yerden başka bir yere gitmesi.

A M R Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Marş,

3 Harfli Kelimeler

Arş, Maş, Ram,

2 Harfli Kelimeler

Am, Ar, Aş, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.