MAHİR (TDK)


1 . Becerikli, yetenekli: "Erkek aldatmakta çok mahirsin."- H. R. Gürpınar.
2 . Uzman, işini iyi bilen, usta: "Harp fenninin bütün inceliklerini bilen mahir bir kumandandı."- Y. K. Karaosmanoğlu.

Mahir kelimesi baş harfi M son harfi R olan bir kelime. Başında M sonunda R olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi A , üçüncü harfi H , dördüncü harfi İ , beşinci harfi R . Başı M sonu R olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALDATMA Nedir?

Aldatmak işi.

ALDATMAK Nedir?


1 . Beklenmedik bir davranışla yanıltmak.
2 . Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak: "Üç defadır bu yezit beni aldatıyor."- B. Felek.
3 . Birine verilen sözü tutmamak: "Arkadaş bizi aldattı, toplantıya gelmedi."- .
4 . Yalan söylemek.
5 . Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek: "Dekor, tarihî esvap gözleri aldatıyor."- Y. K. Beyatlı.
6 . Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek: "Genç kızı aldatmak için dil dökmeye başlamıştır."- P. Safa.
7 . Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek.
8 . Oyalamak, avutmak.

BECERİ Nedir?


1 . Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet.
2 . Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet.
3 . spor Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

BECERİKLİ Nedir?

Becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir, mahirane: "Halk, onun çok becerikli bir müdür olduğuna inanır."- S. Birsel.

BİLE Nedir?


1 . Da, de, dahi: "Bir damlası bile deniz hakkında bize ilmî bir fikir vermeye yetişir."- R. H. Karay.
2 . zarf, eskimiş Birlikte.
3 . zarf Üstelik: "Konuşmadılar bile."- .

BİLEN Nedir?

Bilgisi olan, bilgin, °âlim.

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

FENNİ Nedir?


1 - Fenle ilgili.
2 - Yöntemine göre iş gören.

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

İNCELİK Nedir?


1 . İnce olma durumu.
2 . İnce davranış gösterme, zarafet, nezaket: "Yüzündeki incelik, olgunluk, onu bambaşka seviyede bir erkek gösteriyor."- H. E. Adıvar.
3 . Bir işin herkesçe görülemeyen nitelikleri: "Oyunculuk sanatının inceliklerini ya ustalarından öğrenip ya da kendi kendine arayıp bularak sonradan edinmişti."- H. Taner.
4 . Ayrıntı: "Necati'ye vaziyeti bütün inceliğiyle anlattım."- O. Kemal.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KUMA Nedir?

Aynı erkekle evli olan kadınların birbirine göre adı, ortak: "Bir sene onunla dağlarda dolaşmış, anamın üstüne kuma getirmiş."- H. E. Adıvar.

KUMAN Nedir?

Kıpçak.

KUMANDA Nedir?


1 . Komuta.
2 . Elektronik aygıtları belli bir uzaklıktan yönetmeye yarayan kablosuz alet.

KUMANDAN Nedir?

Komutan: "Jandarma kumandanı ölüm haberini âdeta resmî tebliğ gibi civara telefonla bildirmiş."- R. N. Güntekin.

MAHİR Nedir?


1 . Becerikli, yetenekli: "Erkek aldatmakta çok mahirsin."- H. R. Gürpınar.
2 . Uzman, işini iyi bilen, usta: "Harp fenninin bütün inceliklerini bilen mahir bir kumandandı."- Y. K. Karaosmanoğlu.

USTA Nedir?


1 . Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse.
2 . Zanaat öğreticisi.
3 . Zanaatçılar için unvan: "Üzeyir usta yoldan geçmeyeceğimizi söyledi."- R. H. Karay.
4 . sıfat Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir: "Bunların hepsi de çok güzel sesli ve oyunun en ustaları arasından seçildi."- T. Buğra.
5 . tarih Osmanlı İmparatorluğu'nda saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi.
6 . mecaz Akıl veren veya öğreten kimse: "Kız sana bir hâl olmuş, kim senin ustan?"- R. H. Karay.

UZMAN Nedir?


1 . Belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan (kimse), mütehassıs, kompetan: "Biz de işte para kazanmanın, iyi yaşamanın uzmanıyız dostum."- H. Taner.
2 . isim Belli bir bilim dalında lisansüstü öğrenim derecesine sahip kimse, spesiyalist.
3 . isim Bilirkişi.

YETENEK Nedir?


1 . Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet: "Gençleri yeteneklerine göre işe yöneltmeli."- .
2 . Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite.
3 . eğitim bilimi Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır.
4 . eğitim bilimi Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü.

YETENEKLİ Nedir?

Yeteneği olan, kabiliyetli: "Bu iki yetenekli lise hocasını üniversiteye doçent atadı."- H. Taner.

A H M R İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Harim, İhram, Mahir, Rahim,

4 Harfli Kelimeler

Ahir, Amir, Hami, İham, İmar, İmha, Mihr, Mira, Rami,

3 Harfli Kelimeler

Ahi, Ari, Ham, Har, İma, Mai, Mir, Ram,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Am, Ar, Ha, İm, Mi, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.