MAHALLE (TDK)


1 . Bir şehrin bir kasabanın, büyükçe bir köyün bölündüğü parçalardan her biri: "Mahallemizin bunca yıllık kasabı, bakkalı bir gece yok oldular."- N. Cumalı.
2 . Bu parçalarda oturan insanlarin tamamı.

Mahalle kelimesi baş harfi M son harfi E olan bir kelime. Başında M sonunda E olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi A , üçüncü harfi H , dördüncü harfi A , beşinci harfi L , altıncı harfi L , yedinci harfi E . Başı M sonu E olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAKKAL Nedir?


1 . Yiyecek, içecek vb. maddeleri perakende olarak satan kimse: "Arkadaşlarımızdan Ethem de gitti, babası gibi bakkal oldu."- M. Ş. Esendal.
2 . Bu maddelerin satıldığı dükkân.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

BÖLÜ Nedir?


1 - Bölme işlemini gösteren ÷ iminin okunuşu, °taksim; a ÷ b anlatımı, "a bölü b" diye okunur.
2 - Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu; a / b kesri "a bölü b" diye okunur.

BUNCA Nedir?


1 . Epey, çok: "Bunca yıldır soluğum sırtını yakmamış da şimdi yakıyor."- M. Ş. Esendal.
2 . zarf (bu'nca) Bu kadar, bu denli: "Bunca hakkı var bende. Ben hiç boşar mıyım?"- E. Bener.

BÜYÜKÇE Nedir?


1 . Biraz büyük: "Aynı kamarayı paylaşacaksınız, büyükçedir, ikinize de yeter."- Z. Selimoğlu.
2 . mecaz Oldukça önemli: "Büyükçe bir beyin humması geçirmiştim."- R. N. Güntekin.

CUMA Nedir?


1 . Haftanın altıncı günü, perşembe ile cumartesi arasındaki gün.
2 . din b. (***) Cuma namazı.

GECE Nedir?


1 - Güneş battıktan, gün ağarmaya başlayıncaya dek geçen süre, tün.
2 - Bu sürenin genellikle uykuya ayrılan bölümü.
3 - Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleri düzenlenen toplantı.
4 - Gece avlanan, geceleri uyumayan hayvan.
5 - Türlü nedenlerle oluşan karanlık.
6 - Sıkıntılı, zor dönem.

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

KASA Nedir?


1 . Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap: "Arkaya doğru bir adım atıp sırtını meyhanecinin kasasına dayadı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Ticarethanelerde para alınıp verilen yer.
3 . Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi: "Kasa kim?"- .
4 . Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
5 . Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık: "Barın kapısı önünde bira kasaları yığılmıştı."- A. İlhan.
6 . Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla.
7 . mimarlık Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve.
8 . spor Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı.

KASABA Nedir?

Şehirden küçük, köyden büyük, henüz kırsal özelliklerini yitirmemiş olan yerleşim merkezi, belde: "Alayın bir ucu mezarlığa vardığı hâlde öteki ucu daha kasabanın dar sokaklarında birbirini eziyordu."- R. N. Güntekin.

OLDU Nedir?


1 . Evet.
2 . ünlem Başüstüne.

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

TAMAM Nedir?


1 . Bütün, tüm: "Paranın tamamını verdim."- .
2 . Eksiksiz: "Bu kitap tamam değildir."- .
3 . Yanlış ve yalan olmayan, doğru.
4 . Tamamlanmış, bitmiş: "Haydi Abbas, vakit tamam / Akşam diyordun işte oldu akşam."- C. S. Tarancı.
5 . edat, teklifsiz konuşmada Evet.
6 . ünlem Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz: "Tamam, başka işimiz kalmadı da şimdi onunla uğraşacağız!"- .

YILLIK Nedir?


1 . Bir yılda verilen ücret: "Bu evin yıllığı bir milyon liradır."- .
2 . Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser, salname.
3 . Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim, almanak.
4 . Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap.
5 . sıfat Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan: "O gün yıllık hesapları getirmişlerdi."- F. R. Atay.
6 . sıfat Bir yıl için, senelik, senevi: "Evi yıllık tuttular."- .
7 . sıfat Yılda bir yapılan: "Kuruluşun yıllık toplantısı."- .

A A E H L L M Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Mahalle,

6 Harfli Kelimeler

Allame,

5 Harfli Kelimeler

Allah, Allem, Halel, Hamal, Hamel, Hamla, Hamle, Helal, Lamel, Mahal, Melal,

4 Harfli Kelimeler

Alem, Alma, Amal, Amel, Elma, Hala, Hale, Hela, Lala, Lale, Lama, Lame, Mala, Meal,

3 Harfli Kelimeler

Aha, Ala, Ama, Ela, Hal, Ham, Hem, Lal, Lam, Leh, Mal,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Al, Am, Eh, El, Em, Ha, He, La, Le, Me,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.