MÜZAKERE (TDK)


1 . Bir konuyla ilgili fikir alışverişinde bulunma, oylaşma: "Cumhuriyet ilanına karar vermek için Ankara'da bulunan bütün arkadaşlarımı davete ve onlarla müzakere ve münakaşaya asla lüzum ve ihtiyaç görmedim."- Atatürk.
2 . Sözlü sınav.
3 . Etüt, mütalaa.

Müzakere kelimesi baş harfi M son harfi E olan bir kelime. Başında M sonunda E olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi Z , dördüncü harfi A , beşinci harfi K , altıncı harfi E , yedinci harfi R , sekizinci harfi E . Başı M sonu E olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALIŞ Nedir?

Alma işi.

ALIŞVERİŞ Nedir?


1 . Alım satım işlemi, muamele.
2 . mecaz İlişki, münasebet: "O bir defa bile görmemişti bu adamı. Bir alışverişi yoktu onunla."- T. Buğra.

ANKA Nedir?

Masallarda adı geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş, Zümrüdüanka.

ARKA Nedir?


1 . Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı: "Evin arkasında bahçe var."- .
2 . Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi: "Çocuğun arkası ağrıyormuş."- .
3 . Geri kalan bölüm, kısım: "Masalın arkası. Yazının arkası."- .
4 . Art, peş.
5 . Otururken sırtın dayandığı yer: "Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu."- T. Buğra.
6 . İnsanın vücudu, bedeni: "Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı."- R. H. Karay.
7 . sıfat Arkada olan, arkada bulunan.
8 . mecaz Kayırıcı: "Memur olmak için büyük bir arka gerek."- H. R. Gürpınar.
9 . mecaz Geçmiş, geride kalmış zaman: "Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti."- Y. K. Beyatlı.

ARKADAŞ Nedir?


1 . Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, yaren.
2 . Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik: "Nedret'in arkadaşları bizi nezaketen davet ettiler."- M. Yesari.

ASLA Nedir?

Hiçbir zaman, hiçbir biçimde: "Dünyada her şeyle alay edilir şaka yapılır ama şiirle asla!"- S. F. Abasıyanık.

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

ETÜT Nedir?


1 . Herhangi bir konuda yapılan inceleme, araştırma.
2 . Ön çalışma.
3 . Belli bir konuyu inceleyen, araştıran eser veya yazı: "1848'de bir İslav mecmuasında çıkan uzun bir etüt yazısı bir isyanın eseridir."- F. R. Atay.
4 . Öğrencilerin, bir belletmenin gözetimi, denetimi altında ders çalışmalarına ayrılan zaman, mütalaa, müzakere: "Dersleri yarım kulak dinliyor, etütlerde uzun uzun mektuplar yazıyordu."- Ç. Altan.

FİKİR Nedir?


1 - Düşünce, °mülahaza, °mütalaa.
2 - Düşün, °ide.
3 - Kuruntu.

GÖRME Nedir?

Görmek işi, rüyet.

İHTİYAÇ Nedir?


1 . Gereksinim: "Oyun, çocuklar için bir ihtiyaçtır."- .
2 . Güçlü istek: "Şefkatten ölecek derecede hisli, içli bir hâlde bağrıma basmak ihtiyacında idim."- R. H. Karay.
3 . Yoksulluk, yokluk: "İhtiyaç adamcağızın belini büktü."- .

İLAN Nedir?


1 . Duyuru: "Afişte, ilanda yazılı vakit gelmemiş de olsa perde açılacak demekti."- T. Buğra.
2 . Açıkça bildirme, açıkça duyurma: "Cumhuriyetin ilanı."- .

İLGİLİ Nedir?

İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik: "Tütün piyasası ile ilgili hesapların bir ucu, yine elindeydi."- N. Cumalı.

KARAR Nedir?


1 . Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı: "Kararımı biradere pek güçlükle kabul ettirdim."- R. N. Güntekin.
2 . hukuk Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm: "Yargıç kararı."- .
3 . Bu yargıyı bildiren belge: "Mahkeme kararını aldı."- .
4 . Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik.
5 . Değişmez olma: "Havanın hiç kararı yok."- .
6 . Tam ölçüsünde, ne az ne çok: "Yemeğin tuzu karar."- .
7 . müzik Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

LÜZUM Nedir?

Gerek, gereklik, gereklilik, icap: "Sizden saklamaya lüzum yok, dedi."- R. H. Karay.

MÜNAKAŞA Nedir?


1 - Bir konu üzerinde ayrıntılı konuşma, tartışma.
2 - Sert tartışma, ağız kavgası.

MÜTA Nedir?

Geçici kazanç.

MÜTALAA Nedir?


1 . Okumaya, ders çalışmaya ayrılan zaman, etüt: "Mütalaada önüne biyoloji kitabını açmış, iki satır okuyor, beş satır dalga geçiyordu."- Ç. Altan.
2 . İrdeleme, müzakere, görüş: "Kolordu kumandanlarının fikir ve mütalaalarını bilmek, bence pek faydalı idi."- Atatürk.
3 . Düşünce.

MÜZAKERE Nedir?


1 . Bir konuyla ilgili fikir alışverişinde bulunma, oylaşma: "Cumhuriyet ilanına karar vermek için Ankara'da bulunan bütün arkadaşlarımı davete ve onlarla müzakere ve münakaşaya asla lüzum ve ihtiyaç görmedim."- Atatürk.
2 . Sözlü sınav.
3 . Etüt, mütalaa.

ONLAR Nedir?

Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak. onlar (II) zamir O şahıs zamirinin çokluk biçimi.

SINAV Nedir?


1 . Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test.
2 . mecaz Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum: "Evliliğin ilk yılları bir sınavdır."- .

SÖZLÜ Nedir?


1 . Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı: "Sözlü sınav."- .
2 . isim Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu.

VERMEK Nedir?


1 - (Üzerinde ya da yakınında olan bir şeyi) Birisine eriştirmek, iletmek.
2 - Bırakmak ya da bağışlamak.
3 - Ondan bilmek °atfetmek.
4 - (Düşünce ya da bilgi anlatan şeyler için) Başkalarına iletmek, bildirmek.
5 - Döndürmek, çevirmek, yöneltmek.
6 - Herhangi bir duruma yol açmak.
7 - (Eğlenceli toplantı) Düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
8 - (Sanatçı) Topluluk önünde sanatını göstermek, °icra etmek.
9 - Satmak.
10 - Biriyle evlendirmek. 1
1 - (-i) Ödemek. 1
2 - Yaymak. 1
3 - Ürün üretmek. 1
4 - Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. 1
5 - Tümünü herhangi bir duruma sokmak. 1
6 - Sahip olmasını sağlamak. 1
7 - (Bir şey üzerinde) Etki yapmak, biçimini değiştirmek. 1
8 - Saptamak, tespit etmek. 1
9 - Kazandırmak, katmak.
20 - Ayırmak, harcamak. 2
1 - Dayamak. 2
2 - Kök ya da gövdeleri sonuna -e (-a) ulaç eki almış eylemsilerle tezlikbildirir. 2
3 - Dilek bildiren birleşik eylemler yapar.

A E E K M R Z Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Müzakere,

6 Harfli Kelimeler

Küreme, Merkez, Üremek,

5 Harfli Kelimeler

Emare, Emraz, Ermek, Erzak, Ezmek, Kamer, Kemer, Kemre, Kerem, Krema, Marke, Merak, Merek, Mezar, Mezra, Mezür, Ümera, Üreme, Ürkme, Üzere, Üzmek, Zeker, Zükam, Zümre,

4 Harfli Kelimeler

Ekme, Emek, Erek, Erke, Erme, Ezme, Kame, Kare, Keme, Kere, Keza, Krem, Küme, Küre, Mark, Meke, Mera, Meze, Müze, Reze, Ürem, Üzme, Üzre, Zamk, Zeka, Zerk,

3 Harfli Kelimeler

Akü, Ark, Arz, Eke, Ekü, Erk, Eza, Kam, Kar, Kaz, Kem, Ker, Kez, Kür, Ram, Üre, Zam, Zar, Zem, Zer,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, Ar, Az, Ek, Em, Er, Ke, Me, Ra, Re, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.