MÜRŞİT (TDK)


1 . Doğru yolu gösteren kimse, kılavuz: "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir."- Atatürk.
2 . eskimiş Müritlerine tasavvufu öğreten, sırları ve gerçekleri gösteren tarikat şeyhi.

Mürşit kelimesi baş harfi M son harfi T olan bir kelime. Başında M sonunda T olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi R , dördüncü harfi Ş , beşinci harfi İ , altıncı harfi T . Başı M sonu T olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

DOĞRU Nedir?


1 . Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
2 . Gerçek, yalan olmayan: "Doğru haber."- .
3 . Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun: "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur."- A. Gündüz.
4 . isim Gerçek, hakikat: "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz."- N. Ataç.
5 . isim, matematik İki nokta arasındaki en kısa çizgi: "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."- .
6 . zarf Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde: "Çocuk doğru okudu."- .
7 . zarf Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
8 . zarf Yakın, yakınlarında: "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu."- F. R. Atay.
9 . edat Karşı yönünce: "Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
10 . mecaz Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

GERÇEK Nedir?


1 . Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.
2 . Gerçeklik: "Her hâlde o gün imparatorluğun ölümü apaçık bir gerçekti."- H. E. Adıvar.
3 . Doğruluk: "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir."- B. Felek.
4 . sıfat Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki, reel: "Kâğıt paranın saymaca değeri varsa da gerçek değeri yoktur."- .
5 . sıfat Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici: "Gerçek elmas. Gerçek hikâye."- .
6 . sıfat Temel, başlıca, asıl: "Bir kişinin ahlaklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlaka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır."- N. Ataç.
7 . sıfat Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan: "Bu peyzajdaki çiçekler son derece gerçek."- .
8 . sıfat Yapay olmayan.
9 . sıfat, felsefe Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan.

GÖSTEREN Nedir?

Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

HAKİKİ Nedir?


1 . Gerçek: "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir."- Atatürk.
2 . Niteliği değişmemiş, aslına uygun olan, gerçek olan, özbeöz: "Hakiki Türk tütünü."- .

İLİM Nedir?

Bilim: "İlim ilim bilmektir / İlim kendini bilmektir." -Y. Emre.

KILAVUZ Nedir?


1 . Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber: "Mum tutan kılavuzların arkasından içeri girdik."- F. R. Atay.
2 . Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb: "Öğrenci kılavuzu."- .
3 . Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse.
4 . mecaz Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse: "Kılavuzumuz Atatürk'tür."- .
5 . denizcilik Kılavuz gemisi.
6 . denizcilik Kılavuz kaptan: "İstanbul Boğazı'ndan kılavuz almadan geçmek yasaktır."- .
7 . sinema Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası.
8 . teknik Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç.
9 . teknik Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

MÜRİT Nedir?

Bir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen kimse: "Ankara'ya geldiği zaman Hacı Bayram'ı müritleriyle ovada mahsul toplarken görür."- A. H. Tanpınar.

MÜRŞİT Nedir?


1 . Doğru yolu gösteren kimse, kılavuz: "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir."- Atatürk.
2 . eskimiş Müritlerine tasavvufu öğreten, sırları ve gerçekleri gösteren tarikat şeyhi.

ŞEYH Nedir?


1 . Tarikat kurucusu, bir tarikatta en yüksek dereceye ulaşmış olan kimse.
2 . Tarikat büyüğü veya tarikat kollarından birinin başında bulunan kimse.
3 . Arap kabile ve aşireti başkanı.

TARİKAT Nedir?

Aynı dinin içinde, tasavvufa dayanan ve kimi ilkelerle birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma yollarından her biri.

TASA Nedir?


1 . Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam: "Gazeteleriniz sürüm tasasına kapıldılar mı hemen İstanbul'un nabzını tutarlar."- F. R. Atay.
2 . ruh bilimi Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu.

TASAVVUF Nedir?


1 . Tanrı'nın niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dinî ve felsefi akım: "Bu dil derindir ve birçok tasavvuf deyimleri ile zengindir de!"- F. R. Atay.
2 . din b. (***) Kur'an'da önerilen ve peygamberin hayatında uygulamaları görülen hayat tarzını yaşama gayreti, İslam gizemciliği.

M R T Ü İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Mürşit,

5 Harfli Kelimeler

Mürit, Müşir,

4 Harfli Kelimeler

Mürt, Rüşt, Ümit,

3 Harfli Kelimeler

Mir, Mit, Tim, Tüm, Tür,

2 Harfli Kelimeler

İm, İş, İt, Mi, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.