MÜNHASIR (TDK)


1 . Bir kimse veya bir şey için ayrılmış, mahsus: "Onu yalnız ince hastalığa münhasır zanneder, başka hastalıklara aldırmadığı hâlde, veremliden son derece çekinirdi."- R. N. Güntekin.
2 . Sınırlanmış, sınırlı: "Harp yalnız Avrupa'ya münhasır kalmadı."- .

Münhasır kelimesi baş harfi M son harfi R olan bir kelime. Başında M sonunda R olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi N , dördüncü harfi H , beşinci harfi A , altıncı harfi S , yedinci harfi I , sekizinci harfi R . Başı M sonu R olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALDI Nedir?

"söylemeye başladı" anlamında kullanılan bir söz: "Aldı Kerem. Aldı Köroğlu."- .

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

ÇEKİ Nedir?


1 . Tartı.
2 . 225,97
8 kg olan, odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan ağırlık ölçü birimi.
3 . mecaz Üzüntü, sıkıntı.
4 . halk ağzında Kadınların başlarına bağladıkları örtü.

DERECE Nedir?


1 . Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe: "Hukuk tahsilini Paris'te bitirmiş, birinci derece diploma almıştı."- Ö. Seyfettin.
2 . edat Denli, kadar: "Beyoğlu'nda bu derece itibar görmemişti."- E. E. Talu.
3 . fizik Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri: "Sıcakölçerin dereceleri."- .
4 . fizik Sıcaklıkölçer.
5 . kimya Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim.
6 . matematik Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi: "Dik açılar doksan derecedir."- .
7 . spor Başarı gösterme.

HASTA Nedir?


1 . Sağlığı bozuk olan, esenliği yerinde olmayan, hastalanmış, rahatsız: "Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu."- Y. K. Beyatlı.
2 . mecaz Aşırı düşkün, tutkun: "Maç hastası."- .
3 . argo Parasız, züğürt.
4 . teklifsiz konuşmada Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

HASTALIK Nedir?


1 . Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı: "Hastalıktan, doktordan oldum bittim korkarım."- H. Taner.
2 . Ruh sağlığının bozulması durumu.
3 . Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk: "Filoksera, bağ hastalıklarının en korkuncudur."- .
4 . mecaz Aşırı düşkünlük, tutku: "Temizlik hastalığı."- .

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

KALMA Nedir?


1 . Kalmak işi: "Asıl derdi, tumturaklı sözler, bitimsiz tartışmalarla gözünü boyayıp birazcık yanında kalmamı sağlamak."- T. Uyar.
2 . sıfat Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan: "Annemden kalma bir evim vardı. Onu rehine koyarak bir ev tuttuk"- Ö. Seyfettin.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

MAHSUS Nedir?


1 . Özgü: "Her sanata mahsus aletler vardır. Bize de böyle bir şeyler lazım..."- H. R. Gürpınar.
2 . Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır: "Vatan bizim kılıcımızın ekmeğidir. Daima kendimize mahsus, kendimize münhasır biliriz."- N. Kemal.
3 . Özel: "Kayseri'nin sayın valisine mahsus selam ederim."- B. R. Eyuboğlu.
4 . zarf Özellikle: "Buraya, mahsus bunun için geldim."- .
5 . zarf Bilerek, isteyerek, kasten: "... kapıyı mahsus açık bırakmıştı."- A. İlhan.
6 . zarf Şaka olarak, şakadan: "Mahsus söylüyor, inanmayın."- .

MÜNHASIR Nedir?


1 . Bir kimse veya bir şey için ayrılmış, mahsus: "Onu yalnız ince hastalığa münhasır zanneder, başka hastalıklara aldırmadığı hâlde, veremliden son derece çekinirdi."- R. N. Güntekin.
2 . Sınırlanmış, sınırlı: "Harp yalnız Avrupa'ya münhasır kalmadı."- .

SINIR Nedir?


1 - İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, °hudut.
2 - Komşu il, ilçe, köy ya da kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi.
3 - Bir şeyin yayılabileceği ya da genişleyebileceği son çizgi, uç.
4 - Uç, son.
5 - Konuşma için belirlenen ölçü.

SINIRLI Nedir?


1 - Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan, °hudutlu.
2 - Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli.

VERE Nedir?

Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

VEREM Nedir?


1 . Herhangi bir organa ve en çok akciğerlere yerleşen Koh basilinin yol açtığı ateşli ve bulaşıcı bir hastalık, tüberküloz: "Annemin, genç yaşta veremden ölen rahmetli amcasını görmedim."- Y. Z. Ortaç.
2 . sıfat Bu hastalığa tutulmuş, veremli: "Verem bir kadının duyguları."- .

VEREMLİ Nedir?

Vereme tutulmuş, müteverrim: "... bu gıdasızlık sürüp giderse çok veremli göreceğiz."- S. F. Abasıyanık.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YALNIZ Nedir?


1 . Yanında başkaları bulunmayan: "Sokaktaki yalnız çocuk."- .
2 . zarf (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak: "Ömrümde şehir içinde bile yalnız dolaşmaya alışmamış bir adam için bir genç kızın tek başına Avrupa seyahatine çıkışı akıl durdurucu bir şeydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . zarf (ya'lnız) Yalnızca: "Kendisini yalnız Bombay'a kadar götürecek tren parası vardı."- F. R. Atay.
4 . bağlaç Ama: "Giderim yalnız arkadaşlarımı isterim. Güzel yalnız biraz renksiz."- .
5 . isim, ruh bilimi Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

A H I M N R S Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Münhasır,

6 Harfli Kelimeler

Hüsran,

5 Harfli Kelimeler

Hanım, Harım, Harın, Hasım, Hasır, Hünsa, Mısra, Nahır, Nasır, Nüsha, Rahım, Sanrı, Sarım, Sınma, Sırma, Ümran,

4 Harfli Kelimeler

Ahır, Anüs, Asım, Asır, Hars, Hırs, Hüma, Ihma, Marn, Mars, Narh, Sahn, Sanı, Sarı, Sıma, Sıra,

3 Harfli Kelimeler

Anı, Arı, Ası, Ham, Han, Har, Has, Hır, Hür, Ira, Mas, Mıh, Nam, Nar, Nas, Ram, Rıh, Sah, Sam, San, Sır,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Am, An, Ar, As, Ha, Ih, Nü, Ra, Ün, Üs,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.