MÜKELLEF (TDK)


1 . Yükümlü.
2 . Eksiksiz, özenli bir biçimde yapılmış: "Aralanan kapıdan girdim, mükellef fakat loş antrede Mapa kraliçesi ayakta duruyor."- R. H. Karay.
3 . isim, ekonomi Vergi vermekle yükümlü olan kimse veya kuruluş.

Mükellef kelimesi baş harfi M son harfi F olan bir kelime. Başında M sonunda F olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi K , dördüncü harfi E , beşinci harfi L , altıncı harfi L , yedinci harfi E , sekizinci harfi F . Başı M sonu F olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANTRE Nedir?


1 . Giriş: "Antrede duran portmantonun aynasına göz attı."- R. H. Karay.
2 . Başlangıç yemeği.

AYAKTA Nedir?


1 . Ayağa kalkmış durumda: "Kahvelerimizi ayakta içtik."- A. Gündüz.
2 . mecaz Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

EKONOMİ Nedir?


1 . İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat: "Almanya akılalmaz bir çabuklukla yeniden kalkındı, ekonomisini çelikleştirdi, parasını altın yaptı."- T. Buğra.
2 . Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat.
3 . Tutum.

EKSİ Nedir?


1 - Çıkarma işleminde (-) iminin adı, ºnakıs.
2 - Sıfırdan küçük, önünde eksi imi bulunan (sayı), ºnegatif, ºnakıs, "artı" karşıtı.

EKSİK Nedir?


1 . İhtiyaç duyulan şey: "Aklı sıra bu eksiğini biraz olsun doldurmaya çalışıyor."- H. Taner.
2 . sıfat Bir bölümü olmayan, noksan, natamam: "Bu kitap eksik, baş tarafı yok."- .
3 . sıfat Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat.
4 . sıfat Az: "Arada can sıkıntısından doğma kavgalar da hiç eksik değil..."- R. N. Güntekin.

EKSİKSİZ Nedir?


1 . Eksiği olmayan, tam, tamam: "Eksiksiz bir çalışma."- .
2 . mecaz İyi, namuslu, temiz.
3 . zarf Tam olarak: "Verdiği emirler, on, on beş dakika içinde bütün Ege bölgesinde duyuluyor, eksiksiz uygulanıyordu."- N. Cumalı.

FAKAT Nedir?

Yalnız, ancak, ama, °lakin.

GİRDİ Nedir?

Bir üretimde yararlanılan para, gereç ve iş gücü, çıktı karşıtı: "Devlet işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır."- Anayasa.

İSİM Nedir?


1 - Ad.
2 - Kişi, insan.

KAPI Nedir?


1 . Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.
2 . Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
4 . Devlet dairesi: "Hükûmet kapısı."- .
5 . mecaz Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân: "Onların başvuracağı her kapıya gitmiş."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Gidere yol açan gereksinim: "Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı."- .
7 . mecaz Ev gezmesi için gidilen yer: "Bugün yine kaç kapı dolaştın?"- .

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KRAL Nedir?


1 . En yüksek devlet otoritesini, bütün devlet başkanlığı yetkilerini kalıtım veya soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran kimse: "İngiliz kralı."- .
2 . mecaz Herhangi bir alanda başkalarından üstün, başarılı olan kimse: "Satranç kralı."- .
3 . mecaz Çok başarılı ve zengin iş adamı: "Şimdiki adı konserve kralı olan birisi ile tanıştım."- A. Gündüz.
4 . sıfat, mecaz Üstün, çok iyi: "Firuzağa'da şirin, kutu gibi, manzarası çok kral bir çatı katına taşındı."- A. İlhan.

KRALİÇE Nedir?


1 . Kral karısı veya krallığı yöneten kadın, ece: "İngiltere kraliçesi."- .
2 . mecaz Kendi cinsleri arasında herhangi bir bakımdan üstünlüğü olan kadın: "Güzellik kraliçesi. Dans kraliçesi."- .
3 . argo İngiliz sterlini.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUL Nedir?

Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

KURULU Nedir?

Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş: "Herkes kendini damlara, kurulu cibinliklerin içine atardı."- B. Günel.

KURULUŞ Nedir?


1 . Kurulma işi: "Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu 1923'tedir."- .
2 . Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis: "Hastaneler, okullar, bankalar, fabrikalar birer kuruluştur."- .
3 . mecaz Yapı, yapılış, bünye.
4 . mecaz Kasılma.
5 . askerlik Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı.

MAPA Nedir?


1 . Ucu halkalı cıvata.
2 . Gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener.

MÜKELLEF Nedir?


1 . Yükümlü.
2 . Eksiksiz, özenli bir biçimde yapılmış: "Aralanan kapıdan girdim, mükellef fakat loş antrede Mapa kraliçesi ayakta duruyor."- R. H. Karay.
3 . isim, ekonomi Vergi vermekle yükümlü olan kimse veya kuruluş.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ÖZENLİ Nedir?


1 . Özen gösterilerek yapılan (iş), itinalı.
2 . Özenle çalışan (kimse).

VERGİ Nedir?


1 . Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para: "Önce vergiyi kolay tahsil etmenin vesilesini hazırlasınlar."- B. Felek.
2 . mecaz Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.

VERME Nedir?

Vermek işi: "İşitilen sözler, görülen tavırlar, beğenilen düşünceler Şinasi Bey'e yeni fikirler vermeye başladı."- M. Ş. Esendal.

VERMEK Nedir?


1 - (Üzerinde ya da yakınında olan bir şeyi) Birisine eriştirmek, iletmek.
2 - Bırakmak ya da bağışlamak.
3 - Ondan bilmek °atfetmek.
4 - (Düşünce ya da bilgi anlatan şeyler için) Başkalarına iletmek, bildirmek.
5 - Döndürmek, çevirmek, yöneltmek.
6 - Herhangi bir duruma yol açmak.
7 - (Eğlenceli toplantı) Düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
8 - (Sanatçı) Topluluk önünde sanatını göstermek, °icra etmek.
9 - Satmak.
10 - Biriyle evlendirmek. 1
1 - (-i) Ödemek. 1
2 - Yaymak. 1
3 - Ürün üretmek. 1
4 - Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. 1
5 - Tümünü herhangi bir duruma sokmak. 1
6 - Sahip olmasını sağlamak. 1
7 - (Bir şey üzerinde) Etki yapmak, biçimini değiştirmek. 1
8 - Saptamak, tespit etmek. 1
9 - Kazandırmak, katmak.
20 - Ayırmak, harcamak. 2
1 - Dayamak. 2
2 - Kök ya da gövdeleri sonuna -e (-a) ulaç eki almış eylemsilerle tezlikbildirir. 2
3 - Dilek bildiren birleşik eylemler yapar.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YÜKÜM Nedir?

Yükümlülük: "Vergi yükümü yasayla konulur."- .

YÜKÜMLÜ Nedir?

Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef: "Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere vergi ödemekle yükümlüdür."- Anayasa.

E E F K L L M Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Mükellef,

7 Harfli Kelimeler

Külleme, Üflemek,

6 Harfli Kelimeler

Üfleme,

5 Harfli Kelimeler

Eklem, Elmek, Fekül, Felek, Kelem, Kelle, Melek,

4 Harfli Kelimeler

Ekme, Elek, Elem, Emek, Emel, Feke, Füme, Kefe, Kele, Keme, Küfe, Küme, Leke, Lüle, Meke, Mülk, Ülke,

3 Harfli Kelimeler

Efe, Eke, Ekü, Elk, Fek, Fel, Kel, Kem, Küf, Kül, Lef, Lük,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Fe, Ke, Le, Me,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.