MÜCERRET (TDK)


1 . Yalın durum.
2 . sıfat Soyut: "Bir nevi mücerret şiir demek olan tekerlemeleri dinlemek ister."- A. H. Çelebi.
3 . sıfat Evlenmemiş, bekâr: "Yavrum, gençsin, dilbersin, mücerretsin."- S. M. Alus.
4 . sıfat Katışık ve karışık olmayan.
5 . sıfat, felsefe Soyut.

Mücerret kelimesi baş harfi M son harfi T olan bir kelime. Başında M sonunda T olan kelimenin birinci harfi M , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi C , dördüncü harfi E , beşinci harfi R , altıncı harfi R , yedinci harfi E , sekizinci harfi T . Başı M sonu T olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ÇELEBİ Nedir?


1 . Bektaşi ve Mevlevi pirlerinin en büyüklerine verilen unvan.
2 . eskimiş Hristiyan tüccar: "Çelebi, tütün mü alacaksınız?"- .
3 . sıfat Görgülü, terbiyeli, olgun (kimse): "Yeleği gümüş köstekli, fesi kalıpsız, orta yaşlı bir adamdı. Son derece Osmanlı ve çelebi."- A. İlhan.

DEMEK Nedir?


1 . Söylemek, söz söylemek: "Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar."- B. Felek.
2 . (-e) Ad vermek: "Muşmulaya döngel de derler."- .
3 . Bir dilde karşılığı olmak: "Kamer "ay" demektir."- .
4 . Herhangi bir ses çıkarmak: "Küt dedi, düştü."- .
5 . (-e) Herhangi bir kanıya, yargıya varmak: "Bu işe herkes ne der?"- .
6 . Düşünmek.
7 . Oranlamak: "Güzellik desen onda, zenginlik desen onda."- .
8 . Ummak: "Bundan sonra gelir mi dersin?"- .
9 . Erişmek: "Saat yedi dedi mi uyanırım."- .
10 . Bir işe kalkışmak, yeltenmek: "Kımıldanayım deme, kurşunu yersin. Ağzını açayım deme, çok fena olursun."- . 1
1 . Saymak, kabul etmek: "Yarım milyon dediğin nedir?"- M. Ş. Esendal.

DİLBER Nedir?

Alımlı, güzel kadın: "Ala gözlü nazlı dilber / Koma beni el yerine."- Karacaoğlan.

DİNLEMEK Nedir?


1 . İşitmek için kulak vermek: "Konağın hesabını sen söylersin, ben de dinlerim."- A. Ş. Hisar.
2 . Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak: "Beni dinlersen bu işten vazgeç."- .
3 . Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek: "Doktor kalkar. Kulağını bu gösterilen yere dayar. Dinler."- Ö. Seyfettin.
4 . mecaz Uymak, baş eğmek, itaat etmek.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

EVLENME Nedir?

Evlenmek işi, izdivaç: "Ama bu evlenmesinden şimdi pek pişmandır."- H. R. Gürpınar.

FELSEFE Nedir?


1 . Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması: "Felsefe diliyle söylersek her ozan bir fenomendir yani olgudur."- N. Cumalı.
2 . Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü: "Tarih felsefesi. Hukuk felsefesi."- .
3 . Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi: "Sokrates felsefesi."- .
4 . Dünya görüşü: "Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız."- H. Taner.
5 . Bir konuda soyut düşünüş: "Uzun felsefelerden sonra Mediha'yı benden çok sevdiğini anlatıyor."- H. E. Adıvar.

GENÇ Nedir?


1 . Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı: "Genç kızı bir gece pencerede görmüştü."- H. Taner.
2 . Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan): "Genç ağaç. Genç at."- .
3 . Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç.
4 . Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.
5 . mecaz Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan: "Atatürk'ün tabutu arkasından ağlayan on beş milyon Türk'ün yaşadığı, genç Türkiye mutluydu."- B. Felek.

İSTER Nedir?


1 . Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek, icap, lüzum.
2 . bağlaç Cümledeki görevleri aynı olan kelimelerin ayrı ayrı her birinin başına getirilerek herhangi birinin onanmasında sakınca olmadığını anlatan bir söz: "İster gitsin ister kalsın."- .

KARIŞIK Nedir?


1 . Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş: "Karışık salata."- .
2 . Karışmış olan, düzensiz, dağınık, intizamsız.
3 . Saf olmayan: "Karışık süt."- .
4 . Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan: "Bana ne, bu bir yığın ne olduğunu anlamadığım, karışık dolambaçlı işten!"- N. Cumalı.
5 . Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık: "Tuhaf şey! Hakikaten karışık bir kadın."- P. Safa.
6 . halk ağzında Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan.

KATIŞIK Nedir?

İçine başka şeyler karışmış olan, karışık, karma, mahlut.

MÜCERRET Nedir?


1 . Yalın durum.
2 . sıfat Soyut: "Bir nevi mücerret şiir demek olan tekerlemeleri dinlemek ister."- A. H. Çelebi.
3 . sıfat Evlenmemiş, bekâr: "Yavrum, gençsin, dilbersin, mücerretsin."- S. M. Alus.
4 . sıfat Katışık ve karışık olmayan.
5 . sıfat, felsefe Soyut.

NEVİ Nedir?

Çeşit, cins, tür.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SOYUT Nedir?


1 - Soyutlama ile elde edilen, varlığı ancak eşyada gerçekleşen, °mücerret, °abstre, "somut" karşıtı.
2 - Anlaşılması, kavranılması güç.

ŞİİR Nedir?


1 . Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk: "Halk şiirinden, divan şiirinden değil, şiir mefhumundan, sadece şiirden bahsedeceğim."- N. Ataç.
2 . mecaz Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey: "Burada herkes kendi gönlünden olduğu kadar bu tabiatın içinden gelen bir şiiri dinler."- A. Ş. Hisar.

TEKE Nedir?


1 . Erkek keçi.
2 . Bir karides türü.
3 . Tüylü devenin erkeği ile tek hörgüçlü dişi devenin geriye melezlenmesinden elde edilen bir deve türü.

TEKER Nedir?


1 . Tekerlek: "Araba tekeri. Makine tekeri."- .
2 . sıfat Tekerlek biçimde olan: "Bir teker peynir."- .
3 . İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça.
4 . gök bilimi Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi.
5 . gök bilimi Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü.

TEKERLEME Nedir?


1 . Tekerlemek işi.
2 . Çoğunlukla basmakalıp söz: "Bazısının konuşması, tekerleme hâlinde tekrar ettiği birkaç kelimeden ibarettir."- R. N. Güntekin.
3 . Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı: "Çocuklar, türkülü bir tekerleme ile karşılarlar leyleklerin gelişini."- N. Cumalı.
4 . edebiyat Çoğunlukla, masalların genellikle başında bulunan "Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde." gibi uyaklı giriş veya ara sözler: "Tekerlemelere, bilmecelere gelince bence bunlar aydınlık şeyler. Anlaşılmaz gibi görünmeleri zihni çeşitli anlamlar üzerinde dolaştırmalarından geliyor."- S. Birsel.
5 . edebiyat Saz şairleri arasında yapılan deyiş yarışı.
6 . tiyatro Orta oyununda, özellikle Kavuklu'nun kullandığı sözler.

YALIN Nedir?

Alev. yalın (II) sıfat
1 . Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).
2 . halk ağzında Çıplak, kınından çıkmış: "Dışarıdan içeriye ellerinde yalın kasaturalarla polisler daldı."- E. E. Talu.

C E E M R R T Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Mücerret,

7 Harfli Kelimeler

Tercüme,

6 Harfli Kelimeler

Türeme, Üretme,

5 Harfli Kelimeler

Cemre, Cüret, Meret, Metre, Terme, Tümce, Ücret, Üreme,

4 Harfli Kelimeler

Emet, Erce, Erme, Erte, Eter, Etme, Mert, Mürt, Tere, Türe, Ürem, Ütme,

3 Harfli Kelimeler

Cem, Cer, Cet, Ece, Met, Ret, Tem, Ter, Tüm, Tür, Üre,

2 Harfli Kelimeler

Ce, Em, Er, Et, Me, Re, Te,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.