LASTİK (TDK)


1 . Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç: "Lastikleri ayağında, bastonu koluna asılı, erkenciydi yine."- N. Cumalı.
2 . Kauçuktan yapılmış ayakkabı.
3 . Kauçuktan yazı silgisi.
4 . Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı: "Şoförle bahçıvan arabanın ön sol lastiğini pompalıyorlar."- H. Taner.
5 . Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit.
6 . Bir tür esnek örgü.
7 . Korse.
8 . Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit.
9 . sıfat Kauçuktan yapılmış: "Rıza, lastik yakalığı fırlamış, gözleri dönmüş, kan ter içinde içeriye düşer."- R. N. Güntekin.

Lastik kelimesi baş harfi L son harfi K olan bir kelime. Başında L sonunda K olan kelimenin birinci harfi L , ikinci harfi A , üçüncü harfi S , dördüncü harfi T , beşinci harfi İ , altıncı harfi K . Başı L sonu K olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARABA Nedir?


1 . Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı: "Ve arabayı dörtnala ileri sürdü."- H. Taner.
2 . sıfat Bu taşıtın aldığı miktarda olan: "İki araba saman. Bir araba kömür."- .

ARABAN Nedir?

Klasik Türk müziğinde bir makam.

ASIL Nedir?


1 - Bir şeyin kendisi, örnek, "kopya" karşıtı.
2 - Kök, köken, kaynak.
3 - Gerçeklik, °esas, °hakikat.
4 - Soy, °nesep.
5 - Gerçek.
6 - Bir şeyin temelini oluşturan, ana.
7 - Aranan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan.
8 - Başlıca, başta gelen, gerçek olarak.

ASILI Nedir?

Asılmış olan.

AYAK Nedir?


1 . Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
2 . Bacak.
3 . Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri: "İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var."- .
4 . Vücudun belden aşağı bölümü: "Ayağına bir pantolon çekti."- .
5 . Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi: "Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."- .
6 . Basamak.
7 . Fut.
8 . Futun küpü alınarak hesaplanan değer.
9 . halk ağzında Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste.
10 . eskimiş Yarım arşın veya 30,
5 cm uzunluğundaki ölçü birimi, kadem. 1
1 . coğrafya Göl ayağı. 1
2 . edebiyat Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. 1
3 . edebiyat Halk edebiyatında uyak: "Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler."- S. Birsel. 1
4 . matematik Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta: "Dikme ayağı."- . 1
5 . spor Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. 1
6 . spor Altılı ganyanda yer alan her bir koşu.

AYAKKABI Nedir?

Özellikle sokakta ayağı korumak için giyilen, iskarpin, çizme, kundura, makosen, sandalet, patik, galoş gibi türleri olan ayak giyeceği, °pabuç.

BACA Nedir?


1 . Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol: "Kırlangıçlar daha çok sahildeki apartmanların bacalarında, pencere pervazlarında barınıyorlar."- H. Taner.
2 . Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.
3 . halk ağzında Çatı penceresi.

BAHÇIVAN Nedir?


1 . Bir bahçenin düzenlenmesi ve bakımıyla görevli kimse: "İleride iki büklüm eğilmiş, elindeki çapayla tarhlarda çalışan bahçıvan, otomobilin gelişini görünce ağır ağır doğruldu."- H. E. Adıvar.
2 . Geçimini bahçe ürünlerini yetiştirip satmakla sağlayan kimse.

BANDAJ Nedir?


1 . Sargı ile sarma.
2 . Bağ, sargı.

BASTON Nedir?


1 . Yürürken dayanmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılan araç: "İsmet yengemin topal babası bastonunu yere vurdu."- T. Dursun K.
2 . denizcilik Geminin baş tarafındaki yatık direğin dışarıya doğru uzanan parçası: "Gemi bastonunun altında dalga kalabalığı birikip kabarıyordu."- Halikarnas Balıkçısı.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

CUMA Nedir?


1 . Haftanın altıncı günü, perşembe ile cumartesi arasındaki gün.
2 . din b. (***) Cuma namazı.

ELASTİKİ Nedir?

Esnek.

ERKE Nedir?


1 . Enerji.
2 . felsefe Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

ERKEN Nedir?


1 . Vaktinden önce, alışılan zamandan önce, er, geç karşıtı: "Sakın geç kalma, erken gel."- A. Rasim.
2 . Sabahın ilk saatleri.

ERKENCİ Nedir?


1 . Erken davranan (kimse): "Birazdan erkenciler birer ikişer sökün ederler."- E. E. Talu.
2 . Erken olgunlaşan veya yetişen (meyve, sebze).
3 . Sabahın ilk saatlerinde harekete geçen.

ESNEK Nedir?


1 . Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki: "Çelik ve kauçuk çok esnek cisimlerdir."- .
2 . mecaz Değişik yorumlara elverişli.
3 . mecaz Görüş ve tutumlarında katı olmayan.

GELECEK Nedir?


1 . Daha gelmemiş, yaşanacak zaman, istikbal, ati: "Karakteri ve zekâsı gelecek için insana umut ışığı veriyordu."- H. E. Adıvar.
2 . sıfat Zaman bakımından ileride olması, gerçekleşmesi beklenen, müstakbel: "Kız, gelecek baharda yine geleceklerini müjdeledi."- O. C. Kaygılı.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

JANT Nedir?

Taşıtlarda, lastiklerin takıldığı tekerleğin çember biçimindeki bölümü, ispit.

KAUÇUK Nedir?


1 . Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi, lastik ağacı (Ficus elastica).
2 . Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından veya bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek madde.
3 . sıfat Bu maddeden yapılmış: "Kış ortasında hâlâ kauçuk altlı bez ayakkabılar vardı ayağında."- N. Cumalı.

KAUÇUKLU Nedir?

Kauçukla kaplanmış veya birleşiminde kauçuk olan.

KONÇLU Nedir?

Koncu olan: "Ayağında yerli yününden kaba çoraplar var; uzun konçlu, işlemeli çoraplar."- N. Meriç.

KORSE Nedir?


1 . İnce görünmek için kullanılan esnek iç giysisi.
2 . Herhangi bir darbeden zarar görmemesi için boyna takılan, bel fıtığı gibi durumlarda bedeni düzgün tutmaya yarayan nesne, sargaç.

LASTİK Nedir?


1 . Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç: "Lastikleri ayağında, bastonu koluna asılı, erkenciydi yine."- N. Cumalı.
2 . Kauçuktan yapılmış ayakkabı.
3 . Kauçuktan yazı silgisi.
4 . Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı: "Şoförle bahçıvan arabanın ön sol lastiğini pompalıyorlar."- H. Taner.
5 . Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit.
6 . Bir tür esnek örgü.
7 . Korse.
8 . Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit.
9 . sıfat Kauçuktan yapılmış: "Rıza, lastik yakalığı fırlamış, gözleri dönmüş, kan ter içinde içeriye düşer."- R. N. Güntekin.

ÖNLEMEK Nedir?


1 . Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak: "Her an bu tempoyu duymamı kim, nasıl önleyecek?"- H. Taner.
2 . Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek: "Yakın felaketi önlemek için esaslı tedbir almak güçtür."- F. R. Atay.

ÖRGÜ Nedir?


1 . Örme işi veya biçimi.
2 . Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey: "İstediğiniz kadar tel örgü engelleri koyunuz."- F. R. Atay.
3 . Örülmüş saç bölüğü, belik: "Başı yemenili, saçları iki örgü, ayağı takunyalı sarışın bir köylü kızı bana sordu."- R. H. Karay.
4 . Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi.
5 . İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ.
6 . Yapı: "Batı Avrupa medeniyeti bütün dış ve iç örgüleriyle bana ilk defa orada ayan olmuştu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
7 . Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış: "Yaşamın örgüsü içinde gereğinden bile çok çalışkanım."- N. Meriç.
8 . sıfat Örülerek yapılan, örme: "Örgü bir giysi."- .
9 . anatomi Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum.
10 . tiyatro Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı.

PABUÇ Nedir?


1 . Ayakkabı: "Ökçesi basık pabucunun içinde kara ve çatlak topuklu ayakları ellerinden ziyade ortadadır."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Masa, sandalye vb. mobilyaların ayaklarına takılan metal veya plastik eklenti.
3 . fizik İletken telleri elektrik birimlerine bağlayan veya cıvatalı bağlantıyı sağlayan parça.
4 . mimarlık Bina kolonlarının temeldeki basma yüzeyinin geniş ve daha güçlü olarak yoğunlaştırılmış bölümü.

POMPA Nedir?


1 . Hava veya herhangi bir akışkanı bir yerden başka bir yere aktarmaya yarayan makine.
2 . Bir kapta boşluk oluşturmak için o kaptaki havayı emmeye yarayan alet.

POMPALI Nedir?

Pompası olan.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SİLGİ Nedir?


1 . Kalem veya daktiloyla yazılmış, çizilmiş şeyleri silmeye yarayan, birleşiminde kauçuk olan madde.
2 . Tebeşirle yazılmış şeyleri silmeye yarayan keçe, sünger veya kumaş parçaları.
3 . halk ağzında Hamam takımı, havlu.

ŞERİT Nedir?


1 . Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası: "Güzel bir şeritle künyemi göğsüme bağladım ve gittim."- F. R. Atay.
2 . Dar, uzun kıyı parçası: "Deniz şeridi. Kara şeridi."- .
3 . Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası.
4 . Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri: "Sol şerit geçişe ayrılmıştır."- .
5 . hayvan bilimi Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı, tenya, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TAŞIT Nedir?

Taşıma aracı.

TEKERLEK Nedir?


1 . Merkezde bulunan, bir eksenin çevresinde dönebilen çember, teker: "Bozuk düzen taşların üstünde tıkırdayan / Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor."- F. N. Çamlıbel.
2 . sıfat Bu biçiminde olan.

UZUN Nedir?


1 . İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren: "Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece."- Âşık Veysel.
3 . zarf Ayrıntılı, derinlemesine: "Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar."- H. E. Adıvar.

ÜZERİNE Nedir?


1 . Üstüne.
2 . Hakkında: "Dil üzerine bir yazı."- .
3 . ...-den dolayı: "Onun gelmesi üzerine ortalık düzeldi. Bu söz üzerine herkes rahat etti."- .
4 . ...-den sonra: "Bunca hazırlık üzerine yola çıkmamak insanı üzer."- .

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAKA Nedir?


1 . Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü: "Paltosunun yakasını kaldırıp tenha caddeyi tutturdu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası.
3 . Kıyı, kenar, taraf: "Sokağın karşı yakasına geçtiler."- M. Ş. Esendal.
4 . Eğik yerey.
5 . Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha.
6 . Semt: "Hele bir işimizi bitirip karşı yakaya geçelim de onu sonra düşünürüz."- A. Gündüz.
7 . denizcilik Sahil.
8 . denizcilik Yelkenlerin kenar ve köşeleri.

YAKALI Nedir?

Herhangi bir biçimde yakası olan: "Damat orta yaşlı bir zat olup kadife yakalı lacivert bir palto giymişti."- H. Taner.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAZI Nedir?


1 . Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi: "Türklerde yazının kullanılması eskidir."- .
2 . Alfabe: "Türk yazısı. Arap yazısı. Nota yazısı"- .
3 . Harfleri yazma biçimi: "İnci gibi bir yazı. Okunaklı yazı."- .
4 . Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü: "İstiklal Harbi'nde millî duyguları aksettiren ümit ile dolu yazılarını hâlâ unutmadık."- O. S. Orhon.
5 . Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale: "İlk yazı denemelerim için gazete bulmaya çalışıyorum."- F. R. Atay.
6 . Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü.
7 . din b. (***) Yazgı.

YİNE Nedir?


1 . Yeniden, bir daha, tekrar, gene.
2 . Öyle de olsa, öyle olmasına karşılık.
3 . Buna rağmen, bununla birlikte.

A K L S T İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Kalsit, Lastik,

5 Harfli Kelimeler

Astik, Kasti, Katil, Laski, Sakil, Sakit, Salik, Taksi, Talik,

4 Harfli Kelimeler

Akil, Akis, Akit, Akli, Aksi, Asil, Asit, Asli, Atik, İsal, Kail, Kast, Kati, Kils, Kist, Klas, Laik, Lika, Saik, Saki, Salt, Stil, Tali, Talk,

3 Harfli Kelimeler

Ait, Aks, Ali, Alt, Asi, Ask, Ast, Ati, İka, İla, İlk, İsa, İta, Kal, Kas, Kat, Kil, Kit, Lak, Sak, Sal, Sik, Sit, Ski, Tak, Tal, Tas, Tik,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, As, At, İl, İs, İt, Ki, La, Si, Ta, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.