LAİKLEŞTİRMEK (TDK)

Dinle ilgili olmayan işleri dinî görüşlerin dışında tutmak.

Laikleştirmek kelimesi baş harfi L son harfi K olan bir kelime. Başında L sonunda K olan kelimenin birinci harfi L , ikinci harfi A , üçüncü harfi İ , dördüncü harfi K , beşinci harfi L , altıncı harfi E , yedinci harfi Ş , sekizinci harfi T , dokuzuncu harfi İ , onuncu harfi R , onbirinci harfi M , onikinci harfi E , onüçüncü harfi K . Başı L sonu K olan 13 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

GÖRÜŞ Nedir?


1 . Görme işi.
2 . Gözle bir şeyi algılama yetisi.
3 . Cezaevi ve hastanede yapılan ziyaret.
4 . mecaz Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.
5 . mecaz Benzerlerinden ayıran özellik, konsept.

İLGİLİ Nedir?

İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik: "Tütün piyasası ile ilgili hesapların bir ucu, yine elindeydi."- N. Cumalı.

TUTMA Nedir?


1 . Tutmak işi: "Daha çatal ve bıçağı tutmasına eli yatmamıştı, ikide bir düşürürdü."- R. H. Karay.
2 . Destekleme.
3 . Yanaşma.
4 . spor Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.

TUTMAK Nedir?


1 . Elde bulundurmak, ele almak: "Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu."- Ö. Seyfettin.
2 . Ele geçirmek, yakalamak: "Evvela bu terbiyesiz köpeği tuttu, bağladı."- Ö. Seyfettin.
3 . Avlamak: "Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz."- R. H. Karay.
4 . Yanında bulundurmak, alıkoymak: "Siz gelinceye kadar çocuğu ben tutarım!"- .
5 . Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek: "Vahşidir, hiçbir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir."- S. F. Abasıyanık.
6 . Kaplamak: "Tabanı otuz, otuz beş metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir."- T. Buğra.
7 . Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak: "Şu yağan kar bir tutsun, seyreyle sen ertesi gün çocukları."- S. F. Abasıyanık.
8 . Denetimi ve yetkisi altına almak.
9 . Desteklemek, birinden yana çıkmak.
10 . Benimsemek, beğenmek: "Ama öylelerini de çevresinde kimse sevmemiş, tutmamıştır."- T. Buğra. 1
1 . Gereğini yapmak, yerine getirmek: "Verdiği sözü tutmuş, vaktinde gelmişti."- . 1
2 . Uygun gelmek, çelişmez olmak: "Bir talih eseri olarak ondan gelen cevap benim kendi bulduklarımı tuttu."- R. N. Güntekin. 1
3 . Hizmetine almak veya kiralamak: "Burada bir kat tuttum. Yazı geçireceğim."- P. Safa. 1
4 . Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek: "Yapıyı geniş tuttu."- . 1
5 . Girişmek, yapmak: "Askerden sonra ne iş tutacağını bilmemek kahrediyordu Yusuf'u."- S. F. Abasıyanık. 1
6 . Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak: "Avradın ilenci tutarsa senin iki gözün kör olacak."- M. Ş. Esendal. 1
7 . Ağrımak, sancımak, musallat olmak: "... poker oynanıyor. Yenilirse kızıyor. Başı tutuyor, komşu doktorun hizmetçisini çağırıp çenesini ovduruyor."- M. Ş. Esendal. 1
8 . Ulaşmak, varmak: "Hayvanlar, Bağdat Caddesi'ni tutmuş, çalakamçı ilerliyor."- S. M. Alus. 1
9 . Para toplamı ...-e varmak: "Aldığım şeyler bin lira tuttu."- .
20 . Uğramak: "Vapur İzmir'i tutmayacakmış."- . 2
1 . Herhangi bir durumda bulundurmak: "Seksen bir yaşında da olsa çalışmak insanı zinde tutuyor."- H. Taner. 2
2 . Varsaymak, farz etmek: "Haydi tutalım babasının bir günahı vardı, çekti."- M. Ş. Esendal. 2
3 . (-i, -e) Hedef olarak almak: "Taşa tutmak."- . 2
4 . (-i, -e) Alacağa veya vereceğe saymak: "On bin lirayı borcunuza tuttum."- . 2
5 . (-i, -e) Yaklaştırmak: "Biraz toz olsa mendilini burnuna tutar."- A. Ş. Hisar. 2
6 . Kullanmak: "Yaşmak tutmak. Ustura tutmak."- . 2
7 . Bağlamak: "Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım."- B. S. Erdoğan. 2
8 . (nsz) Beklenen sonucu vermek: "Toprağa atılan her tohum bir ümittir. Tohum ya tutar ya tutmaz. Ya yeşerir ya yeşermez."- Ş. Rado. 2
9 . (nsz) İş görebilmek: "Eli ayağı tutsun, açlıktan ölmesin, yeterdi ona."- T. Buğra.
30 . (nsz) Sürmek, zaman almak: "Bu iş iki saat tuttu."- . 3
1 . (nsz) Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak: "Boya tutmadı. Çivi iyi tuttu."- . 3
2 . Giyinmesine yardım etmek: "Kucaklaşma sahanlıkta başlar ve ayakkabılarını çıkarıp karısının tuttuğu terliklerini giyene kadar Serdar'ın kolları boynunda kalır."- T. Buğra. 3
3 . Sunmak: "Konuklara şeker tutmak."- . 3
4 . İşgal etmek. 3
5 . İzlemek: "Tepeden inince Değirmendere'ye hâkim bir iz tutacaksınız."- R. H. Karay. 3
6 . Bırakmamak: "Baba sesini çıkarmadı hatta öksürüğünü bile galiba tuttu."- P. Safa. 3
7 . Yönelmek: "Oyuncular ağır ağır soyunma odasının yolunu tuttular."- H. Taner. 3
8 . Sarmak, bürümek: "Hey başları duman tutmuş dağlar, hey!"- Halk türküsü. 3
9 . Asılmak, kuvvetlice sarılmak: "Üç kişi tutarlarmış da onu pencerenin önünden çekemezlermiş."- P. Safa.
40 . Bir kimsenin yerini almak: "Bak azizim, dedim, ben senin yerini tutamam."- Y. K. Karaosmanoğlu. 4
1 . Otobüs, vapur, uçak vb. dokunmak, hasta etmek. 4
2 . Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak: "Kapıyı açık tutmayın."- . 4
3 . Bir yerde kalmasını sağlamak. 4
4 . Yemek hafifçe yanmak. 4
5 . Bir sanat eseri gen

TUTMAK Nedir?


1 - Elde bulundurmak, elle kavramak, ele almak.
2 - Ele geçirmek, yakalamak.
3 - Avlamak.
4 - Anlamak, farkına varmak.
5 - Yanında bulundurmak, alıkoymak .
6 - Özgürlüğünden yoksun edip bir yere kapamak, °tevkif etmek.
7 - Kaplamak .
8 - (Kırağı, çiğ, kar için) Bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak.
9 - Denetimi ve yetkisi altına almak.
10 - Desteklemek, birinden yana çıkmak. 1
1 - Benimsemek, beğenmek. 1
2 - Gereğini yapmak, yerine getirmek. 1
3 - Uygun gelmek, çelişmez olmak. 1
4 - Hizmetine almak ya da kiralamak. 1
5 - (Bir işe) Herhangi bir anlayışla girişmek. 1
6 - İçine girmek; girişmek, yapmak. 1
7 - Kocası olmak. 1
8 - Dokunmak; etkisini göstermek. 1
9 - (İlenç için) Etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek.
20 - Ağrımak, sancımak, musallat olmak. 2
1 - Ulaşmak, varmak. 2
2 - Para toplamı...-e varmak. 2
3 - Uğramak. 2
4 - Herhangi bir durumda bulundurmak. 2
5 - Varsaymak, °farz etmek. 2
6 - Hedef olarak almak. 2
7 - Alacağa (ya da vereceğe) saymak. 2
8 - Yaklaştırmak. 2
9 - Edinmek, peyda etmek.
30 - Kullanmak. 3
1 - Bağlamak 3
2 - Başlamak. 3
3 - Beklenen sonucu vermek. 3
4 - İş görebilmek. 3
5 - Sürmek, zaman almak. 3
6 - Kayıt, zabıt, not sözcüklerine "etmek" anlamıyla yardımcı eylem olarak katılır. 3
7 - Yapışarak ya da sokularak çıkmaz olmak. 3
8 - Giyinmesine yardım etmek. 3
9 - Bir tümcede eylemden önce ve eylemin kipinde ya da ortaç durumunda kullanıldığında o eylemin anlattığı işin çok beklenmediği, umulmadığı ya da çok uygun düşmediği halde yapıldığını anlatır.
40 - Sunmak. 4
1 - İşgal etmek. 4
2 - İzlemek. 4
3 - Alıkoymak. 4
4 - Bırakmamak. 4
5 - Yönelmek. 4
6 - Kaplamak, sarmak, bürümek . 4
7 - Asılmak, çekmek. 4
8 - Bir kimsenin yerini almak. 4
9 - (Otobüs, vapur, uçak vb. için) Dokunmak, hasta etmek. 50 - Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak.

A E E K K L L M R T İ İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

Laikleştirmek,

12 Harfli Kelimeler

Laikleştirme,

11 Harfli Kelimeler

Tilkileşmek,

10 Harfli Kelimeler

Ekşitilmek, Elektrikli, İşletilmek, Katileşmek, Kilitlemek, Kirişlemek, Laikleşmek, Tilkileşme,

9 Harfli Kelimeler

Ateşlilik, Ekşitilme, Eleştirim, Emeklilik, Ereklilik, Erişilmek, Eriştelik, Eritilmek, Etkileşim, İkileşmek, İkiletmek, İletilmek, İletişmek, İliklemek, İrileşmek, İrkiltmek, İşletilme, Kaşmerlik, Katileşme, Kerametli, Kertilmek, Kilitleme, Kirişleme, Kirletmek, Klikleşme, Laikleşme,

8 Harfli Kelimeler

Amelelik, Ekşitmek, Ektirmek, Elektrik, Eleşkirt, Eleştiri, Erişilme, Eritilme, Erklilik, Ermişlik, Eştirmek, İkilemek, İkileşme, İkiletme, İletilme, İletişme, İlikleme, İrileşme, İrkilmek, İrkiltme, İşaretli, İşleklik, İşlemeli, İşlerlik, İşletmek, İtleşmek, Kaimelik, Kalemlik, Kaliteli, Kalkerli, Katillik, Katmerli, Keleşlik, Kemerlik, Kemrelik, Kertikli, Kertilme, Killemek, Kirletme, Kitlemek,

7 Harfli Kelimeler

Ailelik, Akrilik, Alimlik, Amirlik, Aritmik, Aşermek, Ateşlik, Atiklik, Ekilmek, Eklemli, Ekşilik, Ekşimek, Ekşimik, Ekşitme, Ektilik, Ektirme, Eleklik, Elitlik, Ellişer, Eltilik, Emektar, Emirlik, Eriklik, Erillik, Erişmek, Eritmek, Erkekli, Eşeklik, Eşilmek, Eşitlik, Eştirme, Eteklik, Etkimek, İkileme, İlerlek, İletmek, İlişmek, İrkilme, İşetmek, İşitmek,

6 Harfli Kelimeler

Aletli, Alşimi, Aritmi, Arktik, Aşerme, Aşiret, Ateşli, Ekarte, Ekilme, Ekşili, Ekşime, Elemli, Emaret, Emekli, Erimek, Erişim, Erişme, Erişte, Eritiş, Eritme, Eşilme, Etkili, Etkime, İkamet, İkilem, İkişer, İkitek, İletim, İletiş, İletki, İletme, İlişme, İllaki, İmaret, İrkmek, İrtişa, İşaret, İşemek, İşetme, İşitme,

5 Harfli Kelimeler

Akemi, Alkil, Allem, Amele, Ekili, Eklem, Ekler, Ekmek, Ellik, Elmek, Email, Emare, Emlak, Emlik, Emtia, Erika, Erime, Erkek, Erkli, Erlik, Ermek, Ermiş, Eşkal, Eşlek, Eşlem, Eşlik, Eşmek, Etlik, Etmek, İkame, İklim, İkmal, İkram, İleri, İleti, İlkel, İllet, İlmek, İlmik, İmale,

4 Harfli Kelimeler

Aile, Akik, Akil, Akim, Akit, Akli, Alem, Alet, Alil, Alim, Amel, Amil, Amir, Amit, Arşe, Aşir, Atel, Ateş, Atik, Ekim, Ekli, Ekme, Ekşi, Ekti, Elek, Elem, Elik, Elim, Elit, Elli, Elma, Elti, Emek, Emel, Emet, Emik, Emir, Emiş, Erat, Erek,

3 Harfli Kelimeler

Ait, Ali, Alt, Ari, Ark, Arş, Art, Aşk, Ate, Ati, Eke, Ela, Elk, Erk, Eti, İka, İki, İla, İle, İlk, İma, İri, İta, İti, Kak, Kal, Kam, Kar, Kaş, Kat, Kek, Kel, Kem, Ker, Keş, Ket, Kik, Kil, Kim, Kir,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, Ar, Aş, At, Ek, El, Em, Er, Eş, Et, İl, İm, İş, İt, Ke, Ki, La, Le, Me, Mi, Ra, Re, Şe, Ta, Te, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.