KURBAĞACIK (TDK)


1 . Kurbağa yavrusu, küçük kurbağa.
2 . Küçük İngiliz anahtarı.
3 . Ayarlanabilir somun anahtarı.
4 . Pencere çerçevesi gibi yukarıya sürülen şeylerin alt kenarlarına yerleştirilen tutacak.
5 . tıp (***) Ağız tabanında çıkan bir çeşit küçük ur.

Kurbağacık kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi U , üçüncü harfi R , dördüncü harfi B , beşinci harfi A , altıncı harfi Ğ , yedinci harfi A , sekizinci harfi C , dokuzuncu harfi I , onuncu harfi K . Başı K sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞIZ Nedir?


1 . Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk.
2 . Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü: "Küçük bir ağız."- .
3 . Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı: "Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı."- H. R. Gürpınar.
4 . Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap: "Çay ağzı."- .
5 . Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık yanı: "Körfezin ağzı."- .
6 . Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
7 . Kesici aletlerin keskin tarafı: "Çelik ağızlı, küçük gül makasını kâğıdından çıkardı."- R. H. Karay.
8 . dil bilimi Bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği: "Anlaşılmaz, garip köylü ağızlarıyla konuşuluyordu."- S. F. Abasıyanık.
9 . Üslup, ifade özelliği: "Ertesi günü bazı gazeteler bu haberin bir noktasını yarı resmî bir ağızla tekzip ettiler."- T. Buğra.
10 . Uç, kenar: "Topun ağzında. Uçurumun ağzında."- . 1
1 . mecaz Birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği. 1
2 . müzik Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü.

ANAHTAR Nedir?


1 . Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı.
2 . Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, kurgu.
3 . Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol.
4 . Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç.
5 . Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak: "Sardalya kutusunu açmaya yarayan anahtarı çarçabuk temin ederdi."- .
6 . mecaz Vesile, araç, vasıta: "Biliyordu ki sabır, cennetin anahtarıdır."- P. Safa.
7 . sıfat, mecaz Herhangi bir olayda belirleyici olan: "Anahtar parti."- .
8 . fizik İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör.
9 . müzik Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret: "Sol, do ve fa olmak üzere üç anahtar vardır."- .

AYAR Nedir?


1 . Bir aygıtın gereken işi yapabilmesi durumu: "Saatin ayarı bozuk. Televizyonun ses ayarı iyi."- .
2 . Saatler için belli bir yere göre kabul edilmiş olan ölçü: "Memleket saat ayarı."- .
3 . Altın, gümüş vb. madenlerden yapılmış şeylerin saflık derecesi.
4 . Bir iş veya bir davranışta gereken ölçü: "Kalorifercinin ayarı yok, ya çok yakıyor veya hiç yakmıyor."- .
5 . mecaz Değer, derece: "Biz, telif eser ayarında bir sanat kıymeti taşıyan tercümelere teşekkür edelim."- B. R. Eyuboğlu.

ÇERÇEVE Nedir?


1 . Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık: "Duvarda bir çerçeve asılıdır ki çarpıktır, düzeltemezsiniz."- R. H. Karay.
2 . Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık: "Pencerenin geniş çerçevesi yıldız salkımlarıyla dolu."- Y. Z. Ortaç.
3 . mecaz Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan: "Boğaziçi'nin böyle bir medeniyet çerçevesi içinde geçen hayatı ne güzel ve mükemmeldir."- A. Ş. Hisar.
4 . Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç.

ÇEŞİT Nedir?


1 . Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev: "Her çeşit insanı kavrayacak bir sunuş tarzı vardı."- H. Taner.
2 . Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
3 . sıfat Türlü: "Bu camilerin her biri başka planda başka çeşittir."- Y. K. Beyatlı.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

İNGİLİZ Nedir?

İngiltere halkından olan kimse.

KENAR Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka: "O sırada karşı taraçadaki kadın elinde pirinç tası olduğu hâlde taraçanın kenarına kadar geldi."- O. V. Kanık.
2 . Bir şeyi çevreleyen çizgi.
3 . Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri: "Bu mendilin kenarı ötekinden daha sade."- .
4 . Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer: "Ağır, ihtiyar misafirler kenarda bir odadan çıktılar."- M. Ş. Esendal.
5 . Yan.
6 . matematik Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri: "Bir üçgenin kenarları."- .

KURBAĞA Nedir?

Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

PENCERE Nedir?

Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık: "Bavulu açtım, kâğıdı parçaladım, pencereden attım."- R. H. Karay.

SOMUN Nedir?

Yuvarlak ve şişkin ekmek: "Çocuk işe başlamadan Şaban amca bir çanak yoğurtla bir yarım somunu getiriyordu."- H. E. Adıvar. somun (II) isim, teknik Fransızca saumon Cıvatanın ucuna geçirilen, içi yivli demir başlık.

SÜRÜ Nedir?


1 . Evcil hayvanlar topluluğu: "Karşıki yamaçların sırtında kısrak sürüleri çanlarını sallayarak otluyordu."- R. H. Karay.
2 . Bir insanın bakımı altındaki hayvanların tümü.
3 . Birlikte yaşayan hayvan topluluğu.
4 . mecaz Yönlendirilebilen insan topluluğu: "Sokaklarda alay geçerken başka çocuklar da sürüye katılır, mektebe kadar giderler."- H. E. Adıvar.

TABA Nedir?


1 . Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi.
2 . sıfat Bu renkte olan.

TABAN Nedir?


1 . Ayağın alt yüzü, aya.
2 . Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı.
3 . Ayakkabının alt bölümü.
4 . Kaide.
5 . Bir şeyin en alt bölümü.
6 . Değerlendirmede en alt derece.
7 . Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle: "Partinin tabanının istekleri doğrultusunda..."- .
8 . Temel.
9 . coğrafya Bir ırmağın en derin olan orta yeri.
10 . denizcilik Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. 1
1 . matematik Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide: "Piramidin tabanı. Üçgenin tabanı."- . 1
2 . matematik Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı. 1
3 . halk ağzında Tarlanın düz ve verimli kesimi. 1
4 . eskimiş Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir.

TUTACAK Nedir?

Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti, tutaç, tutak.

YAVRU Nedir?


1 . Yeni doğmuş hayvan veya insan: "Kedi yavrusu. Kuş yavrusu."- .
2 . Çocuk, evlat: "O zaman gördü ki küçük çocuk, memleketlisi minimini yavru ağlıyor."- R. H. Karay.
3 . mecaz Bir şeyin küçüğü: "Ev, bodrumu, tavan arası ve iki katıyla tam bir konak yavrusudur."- T. Buğra.
4 . argo Güzel, alımlı genç kız.

YUKARI Nedir?


1 . Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı.
2 . mecaz Yetkili kimse: "Emir yukarıdan, çaresiz kaldık."- .
3 . sıfat Benzerleri arasında üstte bulunan: "Yukarı kat."- .
4 . sıfat, mecaz Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan: "O bizden yukarı sınıftandı."- .
5 . zarf Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya: "Yukarı, kocasının odasına çıktı."- M. Ş. Esendal.

A A B C I K K R U Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Kurbağacık,

8 Harfli Kelimeler

Kabarcık,

7 Harfli Kelimeler

Kabarık, Kakırca, Kıracak, Kurbağa,

6 Harfli Kelimeler

Acırak, Ağarık, Ağırca, Arıcak, Bağcık, Bukağı, Karacı, Karağı, Kuracı,

5 Harfli Kelimeler

Abacı, Ağcık, Aracı, Bacak, Bağcı, Bağır, Bakır, Barak, Barcı, Barka, Bucak, Buğra, Burak, Cukka, Kabak, Kabuk, Karık, Kırba, Kırca, Kucak, Kurak, Kurca, Uğrak,

4 Harfli Kelimeler

Abra, Abuk, Acar, Acur, Ağcı, Ağır, Ağrı, Akak, Akar, Akur, Arak, Arık, Arka, Baca, Bacı, Bağa, Bağı, Bakı, Bara, Barı, Bark, Buca, Bura, Caba, Caka, Cura, Irak, Kaba, Kaka, Kara, Karı, Kırk, Kuka, Kura, Raca, Rakı, Ruba, Uğra, Urba,

3 Harfli Kelimeler

Aba, Abu, Acı, Ağa, Ağı, Aka, Akı, Ara, Arı, Ark, Bağ, Bak, Bar, Cağ, Car, Cık, Cuk, Ira, Irk, Kak, Kar, Kığ, Kır, Kur, Rab, Uca,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Ağ, Ak, Ar, Bu, Ra, Ur,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.