KULUNÇ (TDK)

Şiddetli omuz ve sırt ağrısı: "Nefesi, kulunca, sıtmaya, havaleye, saraya, çarpıntıya birebirmiş."- H. R. Gürpınar.

Kulunç kelimesi baş harfi K son harfi Ç olan bir kelime. Başında K sonunda Ç olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi U , üçüncü harfi L , dördüncü harfi U , beşinci harfi N , altıncı harfi Ç . Başı K sonu Ç olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞRI Nedir?

Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı: "Sabah yataktan müthiş bir omuz ağrısı ile kalkmıştı."- H. Taner.

BİREBİR Nedir?


1 . Etkisi kesin olan: "Bu yoldaki irfan, pek terbiyeli, pek nazik köleler yetiştirmek için birebirdi."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . mecaz İstenildiği gibi, uygun.

ÇARPI Nedir?


1 . Kaba sıva, çarpma sıva.
2 . matematik Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.

ÇARPINTI Nedir?

Kalbin hızlı ve sık vurması: "Müthiş bir kalp çarpıntısı ve korku ile kanepeden kalktı."- S. F. Abasıyanık.

HAVA Nedir?


1 . Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
2 . Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
4 . Gökyüzü: "Havada bir tek bulut yok."- .
5 . Çevreyi kuşatan boşluk: "Tozlar havada uçuşuyordu."- .
6 . Esinti: "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."- .
7 . Müzik parçalarında tür: "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.
8 . Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
9 . sıfat, mecaz Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz): "Bu sözlerin sonu hava."- .
10 . mecaz Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik: "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner. 1
1 . mecaz Tarz, üslup: "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç. 1
2 . mecaz Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans: "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık. 1
3 . mecaz Çekicilik, albeni, alım, cazibe: "Kadın güzel değil ama havası var."- . 1
4 . mecaz Keyif, âlem: "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."- .

HAVALE Nedir?


1 . Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme: "Bütün belgelerin bakanlığa havalesi gerekiyor."- .
2 . Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para: "Ay başında havaleyi postaneye yatırdım."- .
3 . Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename.
4 . tıp (***) Gebelerde, küçük çocuklarda görülen bir çeşit çırpınmalı, bazen ateşli de olabilen hastalık: "Yeşil kadifeden dikilmiş yarım baklava şeklinde muska çok ufakken üzerine gelen havaleden Fikret'i kurtarırmış."- R. Enis.
5 . Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar: "Bu ufacık binayı bahçe ve bostan, ahır ve selamlık gibi müştemilatından birtakım duvarlar, bölmeler, havalelerle öyle bir ayırtmış..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
6 . Yüksek ve büyük bir görünüşü olma.

KULUN Nedir?

Altı aylığa kadar olan at veya eşek yavrusu.

OMUZ Nedir?

Boynun iki yanında, kolların gövdeye bağlandığı bölüm.

SARA Nedir?

Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.

SARAY Nedir?


1 . Hükümdarların veya devlet başkanlarının oturduğu büyük yapı.
2 . Kamu işlerinin yürütüldüğü büyük yapı: "Emniyet Sarayı. Spor ve Sergi Sarayı."- .
3 . mecaz Görkemli ve gösterişli yapı: "Bu ev bir saray."- .
4 . eskimiş Devlet başkanı ve çevresi: "Saraydan çağrılmış."- .

SITMA Nedir?

Anofel türü sivrisineğin sokmasıyla insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık, malarya: "Sıtma, bir on beş gün içinde beni, çocuğa döndürmüştü."- S. F. Abasıyanık.

ŞİDDETLİ Nedir?


1 . Etkisi çok olan, zorlu: "Bir aralık rahmetli babam şiddetli bir romatizmaya tutulmuştu."- F. R. Atay.
2 . Hızlı: "Şiddetli yağmurun damlaları camı dövüyordu."- R. Enis.
3 . Aşırı: "Şiddetli geçimsizlik."- .

K L N U U Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Kulunç,

5 Harfli Kelimeler

Kulun, Uçkun, Unluk,

4 Harfli Kelimeler

Kulu, Uçlu, Uçuk, Uçun,

3 Harfli Kelimeler

Çul, Kul, Ulu,

2 Harfli Kelimeler

Uç, Un,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.