KULUÇKALIK (TDK)


1 . Kuluçka olma durumu.
2 . Kuluçka döneminin geçirildiği yer, kuluçkahane.
3 . sıfat Kuluçkada kullanılmaya elverişli: "Kuluçkalık yumurta."- .
4 . Küçük işletmeleri büyümelerine zemin hazırlamak amacıyla altyapı hizmetleri yanında danışmanlık ve çeşitli destek hizmetleri sağlamak üzere genellikle üniversiteler veya kamu araştırma kuruluşlarınca oluşturulmuş birimler, inkübatör.

Kuluçkalık kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi U , üçüncü harfi L , dördüncü harfi U , beşinci harfi Ç , altıncı harfi K , yedinci harfi A , sekizinci harfi L , dokuzuncu harfi I , onuncu harfi K . Başı K sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALTYAPI Nedir?


1 . Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü.
2 . Bireyin edindiği bilgi ve deneyim: "Türk romanı kendini belirleyen altyapı kurumlarının dışında, onlardan ileri bir aşamadadır."- S. İleri.
3 . toplum bilimi Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı.

ARAŞTIRMA Nedir?


1 . Araştırmak işi, taharri.
2 . Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılan yöntemli çalışma: "Türkiye'nin nüfus patlaması konusunda yapılan araştırmalar ekonomik planlarımız için önemlidir."- .

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

BİRİM Nedir?


1 . Bir kümenin her elemanı.
2 . Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite.
3 . Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit: "Uzunluk birimi metredir."- .
4 . Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri.
5 . dil bilgisi Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite.

BÜYÜ Nedir?


1 . Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, sihir, füsun, bağı: "Akkız Ana, Hasan'a gönül vermenin bir büyü olduğunu, ne kadar anlatmışsa da kâr etmemiş."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Karşı durulamaz güçlü etki: "Ondan tüten görünmez bir büyünün içinde titriyorum."- Y. Z. Ortaç.

BÜYÜME Nedir?


1 . Büyümek işi: "Bizans'a karşı devamlı muharebeler, Bulgarlığın büyümesine ve esaslanmasına yardım etti."- F. R. Atay.
2 . Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde boyutların artması.

ÇEŞİTLİ Nedir?

Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi: "Boğaziçi'nin çeşitli yerlerine dair fikirlerini söyledi."- R. H. Karay.

DANIŞMANLIK Nedir?

Danışmanın yaptığı görev, müşavirlik.

DESTEK Nedir?


1 . Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda.
2 . Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil: "Şamdan, sehpa, sacayak birer destektir."- .
3 . ekonomi Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi.
4 . askerlik Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma.
5 . fizik Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru.
6 . mecaz Maddi ve manevi yardımcı, dayanak: "Kızardı, söylenirdi ama gene de tek desteği oydu hayatta."- O. Hançerlioğlu.

DÖNEM Nedir?


1 . Belli özellikleri olan zaman parçası, devre, devir, periyot: "Otuz yedi yaş bana bitmez tükenmez bir dönem gibi geldi."- H. E. Adıvar.
2 . Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre: "Meşrutiyet dönemi."- .
3 . Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki zaman süresi, devre.
4 . eğitim bilimi Yarıyıl: "Kış dönemi sınavları."- .

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

ELVERİŞLİ Nedir?


1 . Uygun, müsait: "Halim'e içinde bulunduğu zor ve ezici durumdan kurtulmak için bundan daha elverişli bir fırsat çıkmazdı."- A. İlhan.
2 . İşe yarayan, ergonomik.

GENELLİKLE Nedir?

Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle: "Türkler genellikle konukseverdir."- .

HAZIRLAMAK Nedir?


1 . Bir şeyi kullanılacak, yararlanılacak duruma getirmek: "Bir çeyrek saat içinde bavullarımızı bile hazırlayamazdık."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . (nsz) Bir şeyi ortaya koymak, gerçekleştirmek: "Sözlük hazırlamak."- .
3 . Önceden düzenlemek.
4 . Önlem almak, sağlamak: "Kış için kömürü hazırladık."- .
5 . Sebep olmak, yol açmak: "İç bölünmeler felaketi hazırlar."- .
6 . (-i, -e) Birini herhangi bir şeyi yapabilecek veya bir şeyi yüklenebilecek duruma getirmek: "Çocuğu sınava hazırladık."- .
7 . (-i, -e) Alıştırmak: "Onu kötü habere hazırladık."- .
8 . kimya Bir maddeyi elde etmek.

HİZMET Nedir?


1 - Birinin işini görme ya da birine yarayan bir işi yapma.
2 - Görev, i?
3 - Bakım, özen, °ihtimam.

İŞLETME Nedir?


1 . İşletmek işi.
2 . Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık vb. iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum: "Adam, büyük bir film işletme ortaklığının sahibiydi."- N. Cumalı.
3 . Bu kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi.
4 . İş yeri.

KAMU Nedir?


1 . Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü.
2 . Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme: "Çevre koruması sorunları İsveç kamusunun bilincine ve hatta bilinçaltına sinmiş."- H. Taner.
3 . sıfat, eskimiş Hep, bütün: "Biz kimseye kin tutmayız / Kamu âlem birdir bize."- Yunus Emre.

KULLANILMA Nedir?

Kullanılmak işi.

KULUÇKA Nedir?

Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış veya yatmak üzere olan dişi kuş veya kümes hayvanı, gurk.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUL Nedir?

Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

KURULU Nedir?

Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş: "Herkes kendini damlara, kurulu cibinliklerin içine atardı."- B. Günel.

KURULUŞ Nedir?


1 . Kurulma işi: "Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu 1923'tedir."- .
2 . Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis: "Hastaneler, okullar, bankalar, fabrikalar birer kuruluştur."- .
3 . mecaz Yapı, yapılış, bünye.
4 . mecaz Kasılma.
5 . askerlik Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

OLUŞ Nedir?


1 - Olmak eylemi ya da biçimi, °vuku.
2 - Oluşma, °teşekkül, °tekevvün.
3 - Bir durumdan öteki duruma geçiş.

SAĞLAMAK Nedir?


1 . Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek: "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık."- H. Taner.
2 . Elde etmek, sahip olmak: "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti."- Y. N. Nayır.
3 . matematik Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. sağlamak (II) (nsz) Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

ÜNİVERSİTE Nedir?

Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu: "Avrupa'nın meşhur üniversitelerini sayar mısınız?"- F. R. Atay.

ÜZERE Nedir?


1 . Amacıyla: "Müzakere bitince üç dört gün sonra gene evde buluşmak üzere ayrıldılar."- P. Safa.
2 . Şartıyla: "Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsiniz."- .
3 . Neredeyse: "Bu yangın kalbimizde başlıyorsa yani ümitsiz bir aşka düşmek üzere olduğumuzu hissedersek ne yapalım?"- R. N. Güntekin.
4 . edat Gibi: "Daha önce belirtildiği üzere."- .

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YANINDA Nedir?

Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle: "Çektiğim acı yanında ölüm çok hafif kalır."- M. Yesari.

YUMURTA Nedir?


1 . Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre: "Balık yumurtası. Böcek yumurtası."- .
2 . Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.
3 . Tavuk yumurtası.
4 . anatomi Er bezi: "Koç yumurtası."- .
5 . halk ağzında Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp.

ZEMİN Nedir?


1 . Taban, döşeme, yer: "Kırmızı bir zemin üstünde bir sürü insan, havada uçan beyaz bir kuşa bakıyorlardı."- M. Ş. Esendal.
2 . Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk: "Zemini mavi bir halı. Zemini beyaz bir basma."- .
3 . mecaz Temel, dayanak: "Asıl sohbet zemini nadide yemek tarifi, köşk ve bahçe tanzimidir."- R. H. Karay.
4 . mecaz Ortam: "Tartışmayı bu zeminde ele alalım."- .
5 . eskimiş Yeryüzü, dünya.

A I K K K L L U U Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Kuluçkalık,

8 Harfli Kelimeler

Kuklalık, Kulakçık, Kulaklık,

7 Harfli Kelimeler

Kulakçı, Kulaklı, Kuluçka,

6 Harfli Kelimeler

Çulluk, Kaçlık, Kaklık, Kalkık, Kauçuk, Kulluk,

5 Harfli Kelimeler

Açlık, Akçıl, Aklık, Allık, Çakıl, Çalık, Çalkı, Çıkak, Kaçık, Kaçlı, Kakıç, Kalıç, Kalık, Kukla, Kulaç, Kulak, Lakçı,

4 Harfli Kelimeler

Açık, Açkı, Akıl, Aklı, Alçı, Alıç, Alık, Allı, Çakı, Çalı, Çuka, Kaçı, Kuka, Kula, Kulu, Uçak, Uçlu, Uçuk, Ulaç, Ulak,

3 Harfli Kelimeler

Açı, Akı, Çak, Çal, Çul, Kaç, Kak, Kal, Kıç, Kıl, Kul, Lak, Lal, Ula, Ulu,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Ak, Al, La, Uç,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.