KULAKLI (TDK)


1 . Kulağı herhangi bir biçimde olan: "Küçük kulaklı."- .
2 . Kulağa benzer çıkıntısı olan.
3 . isim Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir çeşit yatağan.
4 . isim İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tencere, kazan.

Kulaklı kelimesi baş harfi K son harfi I olan bir kelime. Başında K sonunda I olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi U , üçüncü harfi L , dördüncü harfi A , beşinci harfi K , altıncı harfi L , yedinci harfi I . Başı K sonu I olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BENZER Nedir?


1 . Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil: "Baksana kız, paşaya benzer yerim var mı benim?"- H. Taner.
2 . isim, matematik Benzeşim.
3 . isim, sinema, TV (***) Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

ÇATAL Nedir?


1 . İki veya daha çok kola ayrılan değnek.
2 . Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.
3 . Dallı olan şeylerin her kolu.
4 . Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç: "Çatalı elinden düştü, ağzı açık kaldı."- P. Safa.
5 . Dirgen.
6 . Bir tür olta iğnesi.
7 . sıfat Ucu kollara ayrılmış: "Çatal yol."- .
8 . sıfat İki taraflı: "Çatal anahtar."- . "Evlerinin önü çatal pınarlar / İçerler suyunu beni anarlar."- Halk türküsü.
9 . sıfat İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir: "Çatal söz."- .

ÇEŞİT Nedir?


1 . Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev: "Her çeşit insanı kavrayacak bir sunuş tarzı vardı."- H. Taner.
2 . Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
3 . sıfat Türlü: "Bu camilerin her biri başka planda başka çeşittir."- Y. K. Beyatlı.

ÇIKI Nedir?

Çıkın: "Düğünün hamamı benden. Çerezi, çıkısı hepsi benden."- A. Sayar.

ÇIKIN Nedir?

Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı: "Eteğinin altında çıkın çıkın altınları vardır."- R. H. Karay.

ÇIKINTI Nedir?


1 . Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm: "Gırtlağının çıkıntısı, hiddetli bir adamın yumruğu gibi titriyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma.
3 . argo Kambur.
4 . mecaz Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse).

GENİŞ Nedir?


1 . Eni çok olan, enli, vâsi: "Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu."- P. Safa.
2 . Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı: "Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi."- O. C. Kaygılı.
3 . Bol (elbise).
4 . Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro: "Geniş anlamlı."- .
5 . mecaz Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat: "Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu."- A. İlhan.
6 . mecaz Çok: "Geniş iş alanları sağlandı."- .

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

İSİM Nedir?


1 - Ad.
2 - Kişi, insan.

KAZA Nedir?


1 . Can veya mal kaybına, zararına neden olan kötü olay: "Tren kazası."- .
2 . İlçe, kaymakamlık: "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm."- R. N. Güntekin.
3 . din b. (***) Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme.
4 . eskimiş, hukuk Yargı.
5 . eskimiş Kadılık görevi.

KAZAN Nedir?


1 . Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap: "Koca bir kazan patates kaynattık."- A. Gündüz.
2 . Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap: "Kazan patladı."- .

KULA Nedir?


1 . Gövdesi sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu.
2 . sıfat Bu renkte olan (at): "Yanında dizgini boynuna bırakılmış bir kula at vardı."- R. N. Güntekin. Kula özel, isim (ku'la) Manisa iline bağlı ilçelerden biri.

KULAK Nedir?


1 . Başın her iki yanında bulunan işitme organı: "Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum."- H. C. Yalçın.
2 . anatomi Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü: "Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu."- H. E. Adıvar.
3 . Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri.
4 . müzik Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu.
5 . Sabanın toprağa giren kısmının iki yanında bulunan ve toprağı yollara dökmeye yarayan parça.
6 . coğrafya Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri.
7 . mecaz Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

KULAKLI Nedir?


1 . Kulağı herhangi bir biçimde olan: "Küçük kulaklı."- .
2 . Kulağa benzer çıkıntısı olan.
3 . isim Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir çeşit yatağan.
4 . isim İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tencere, kazan.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

TARA Nedir?

Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan eğri bir tür bıçak.

TARAF Nedir?


1 . Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri: "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat..."- R. H. Karay.
2 . Yön, yan, doğrultu: "Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Yöre, yer: "Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu."- H. Taner.
4 . İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri: "Karşı tarafın adamları."- .
5 . Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi: "Baba tarafı zengin."- .
6 . Bir şeyin belli bölümü, kısmı: "Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı."- .

TENCERE Nedir?

İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap: "Ocağın külleri üstünde duran tenceredeki fasulyeyi bitirdiler."- M. Ş. Esendal.

TUTU Nedir?

Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin, ipotek.

YATAĞAN Nedir?

Namlusu kavisli, iki yanı da kesici, bir tür uzun savaş bıçağı: "Kalkanları parçalayan çelik yatağanlar, zırhları kesen ağır saldırmalar yapacaktı."- Ö. Seyfettin. Yatağan özel, isim (yata'ğan) Muğla iline bağlı ilçelerden biri.

YAYVAN Nedir?

Eni boyundan ve derinliğinden çok olan, basık ve geniş: "İki katlı yayvan bir evdi."- M. Ş. Esendal.

A I K K L L U Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Kulaklı,

5 Harfli Kelimeler

Aklık, Allık, Kalık, Kukla, Kulak,

4 Harfli Kelimeler

Akıl, Aklı, Alık, Allı, Kuka, Kula, Ulak,

3 Harfli Kelimeler

Akı, Kak, Kal, Kıl, Kul, Lak, Lal, Ula,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.