KREDİ (TDK)


1 . Borç ödemede güvenilir olma durumu: "Piyasada kredisi var."- .
2 . ekonomi Ödünç alınan veya verilen mal, para: "Kredi almada, senet ödemede, şunda bunda oldum olası kolaylık göstermişlerdir."- A. İlhan.
3 . mecaz Güven, saygınlık, itibar.
4 . eğitim bilimi Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak bir yarıyıl veya bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini nicelik olarak gösteren birim.

Kredi kelimesi baş harfi K son harfi İ olan bir kelime. Başında K sonunda İ olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi R , üçüncü harfi E , dördüncü harfi D , beşinci harfi İ . Başı K sonu İ olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALIN Nedir?


1 - Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü.
2 - (Kimi şeylerde) Ön, ön yüz, (ön) cephe, alnaç.
3 - karşı.

ALMA Nedir?


1 . Almak işi.
2 . Alıntı, iktibas: "Ondan acemicesine alma olarak."- Muallim Naci.
3 . spor Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi, transfer.

BELLİ Nedir?

Beli olan: "Hani sen benim gibi ince belli sarışınları severdin?"- N. Araz. Birleşik Sözler karınca belli http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=karınca belli&EskiSoz=belli&GeriDon=2 belli (II) sıfat
1 . Bilinmedik bir yanı olmayan, malum: "Hâlimiz, vaktimiz sizce belli."- H. R. Gürpınar.
2 . Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr: "Kıyafetinden söyleyeceği şeyin ciddiyeti belli."- Ö. Seyfettin.
3 . Belirli, muayyen: "Belli toplumsal evreler ve iktisadi çevrelerdeki şiir biçimi olan aruz ..."- S. Birsel.

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİM Nedir?


1 . Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim: "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır."- H. E. Adıvar.
2 . Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
3 . Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

BİRİM Nedir?


1 . Bir kümenin her elemanı.
2 . Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite.
3 . Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit: "Uzunluk birimi metredir."- .
4 . Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri.
5 . dil bilgisi Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite.

BORÇ Nedir?


1 . Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey: "Vaktim yok, bana para bul, şu borcu ödeyeyim, söz verdim."- P. Safa.
2 . mecaz Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe: "Mektubunda diyorsun ki gel gayri / Vatan borcu biter bitmez ordayım."- B. S. Erdoğan.

BUNDA Nedir?

"Bu" adılının kalma durumu.

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

ÇALIŞ Nedir?

Çalma işi: "Her muganninin okuyuşu, her çalanın çalışı yine şahsidir ve ayrıdır."- Y. K. Beyatlı.

ÇALIŞMA Nedir?


1 . Çalışmak işi, emek, say: "Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması: "Bu kiriş hesabında kirişin aşırı yük altında çalışması göz önüne alınmıştır."- .
3 . Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi: "Ağaçtan üretilen işlerin sonradan bozulması istenmiyorsa bütün birleştirilmelerde ağacın çalışması özelliği dikkate alınmalıdır."- .
4 . Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün.

DEĞER Nedir?


1 . Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet, valör.
2 . Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha.
3 . Yüksek ve yararlı nitelik.
4 . Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
5 . felsefe Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.
6 . matematik Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
7 . Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

DERS Nedir?


1 . Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi: "Mektepten kaçmıyor, bazı derslerden zevk alıp saatlerce çalıştığım oluyordu."- S. F. Abasıyanık.
2 . Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre: "Dersin bitmesine beş dakika var."- .
3 . Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi: "Bir yakınlık kurmak için derslerini soracak oluyordu."- N. Cumalı.
4 . mecaz Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret: "En iyisi, kıyının verdiği şu ekoloji dersini uygulamak mı dersiniz?"- H. Taner.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

EĞİTİM Nedir?


1 . Belli bir bilim dalı veya sanat kolunda yetiştirme, geliştirme ve eğitme işi: "Mezun olduktan sonra yüksek eğitim için Lyon'a gönderilir."- H. Taner.
2 . Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye: "Eğitim, bizim istediğimiz kalıplara göre adam yetiştirmek değildir."- H. Taner.
3 . eğitim bilimi Eğitim bilimi.

EKONOMİ Nedir?


1 . İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat: "Almanya akılalmaz bir çabuklukla yeniden kalkındı, ekonomisini çelikleştirdi, parasını altın yaptı."- T. Buğra.
2 . Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat.
3 . Tutum.

GÖSTEREN Nedir?

Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

GÜVE Nedir?

Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella).

GÜVEN Nedir?


1 . Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat: "... Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır."- Anayasa.
2 . Yüreklilik, cesaret.

GÜVENİLİR Nedir?

Güven duygusu veren, güvenilen: "Güvenilir kaynak. Güvenilir adam."- .

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

İLHAN Nedir?


1 . İmparator.
2 . İran Moğollarında hükümdarın unvanı.

İTİBAR Nedir?


1 . Saygınlık: "Benim bir kuru itibardan başka neyim var bu dünyada kaybedecek?"- N. Cumalı.
2 . Borç ödemede güvenilir olma durumu, kredi.

KOLAYLIK Nedir?


1 . Kolay olma durumu.
2 . İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey: "Telefon bir süs değil, kolaylıktır."- .
3 . Bir işi yapabilme durumu veya imkânı.

KREDİ Nedir?


1 . Borç ödemede güvenilir olma durumu: "Piyasada kredisi var."- .
2 . ekonomi Ödünç alınan veya verilen mal, para: "Kredi almada, senet ödemede, şunda bunda oldum olası kolaylık göstermişlerdir."- A. İlhan.
3 . mecaz Güven, saygınlık, itibar.
4 . eğitim bilimi Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak bir yarıyıl veya bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini nicelik olarak gösteren birim.

KURAMSAL Nedir?

Kuramla ilgili, kuram durumunda bulunan, kuram niteliğinde olan, nazari, teorik, uygulamalı karşıtı.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

NİCELİK Nedir?


1 . Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu, kemiyet, miktar, kantite: "Bir şeyin niceliğinden çok niteliğine önem vermeli."- .
2 . Bir şeyin eşit parçalara bölünebilen ve ölçülebilir olan yanları.
3 . Genellikle sayılabilen, toplamı doğrudan sayı olarak belirtilebilen genel özellik.

OKUL Nedir?


1 . Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep: "Daha gelir gelmez, ayağının tozu ile vilayet merkezinin okullarını gezdi."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü: "Okul dağıldı."- .
3 . Ekol.

OLASI Nedir?


1 . Görünüşe göre olacağı sanılan, muhtemel.
2 . Mümkün.

OLDU Nedir?


1 . Evet.
2 . ünlem Başüstüne.

ÖDEM Nedir?

Dokularda genellikle yüzde, ellerde, ayaklarda ve bazı iç organlarda aşırı miktarda sıvı birikmesi.

ÖDEME Nedir?

Ödemek işi, tediye: "Aradan yedi sekiz ay geçmiş, hiç aksama olmamıştı ödemelerde."- Y. Z. Ortaç.

ÖDÜNÇ Nedir?

İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen şey.

ÖĞRENCİ Nedir?


1 . Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, talebe, şakirt.
2 . Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse: "Kant'ın öğrencisi."- .
3 . Özel ders alan kimse.

ÖĞRENİM Nedir?

Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma, tahsil: "Öğrenimini bitirmeye bir yıl kala Türkiye'deki büyük fabrika sahiplerinden çağrılar alıyormuş."- M. C. Anday.

ÖĞRETİM Nedir?


1 . Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim: "Ben bizzat bölükte ilköğretim hocalığı yaptım."- F. R. Atay.
2 . Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.

PARA Nedir?


1 . Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
2 . Kazanç: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
3 . eskimiş Kuruşun kırkta biri.

PROGRAM Nedir?


1 . İzlence: "Ne yapacaksa yapmadan kurar hatta programını yanındakilere de söylerdi."- Ö. Seyfettin.
2 . Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge.
3 . Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt.
4 . Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü.
5 . Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri.
6 . Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi.
7 . eğitim bilimi Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek.

SAYGI Nedir?


1 . Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram: "İnsanlara saygıyı yitirdin mi yandın bittin, on paralık oldun demektir."- Y. Kemal.
2 . Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.

SAYGIN Nedir?

Saygı gören, sayılan, hatırlı, itibarlı, muteber: "A. Ş. Hisar, Türk romanında saygın yerini haklı olarak almıştır."- H. Taner.

SAYGINLIK Nedir?

Saygı görme, değerli, güvenilir olma durumu, itibar, prestij.

SENET Nedir?


1 . Bir kimsenin yapmaya veya ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı resmî kâğıt, belgit: "Bu zarflar hisse senedi dolu idi."- F. R. Atay.
2 . eskimiş Dayanılan veya dayanılacak olan şey.

ŞUNDA Nedir?

Şu adılının kalma durumu.

TAMAM Nedir?


1 . Bütün, tüm: "Paranın tamamını verdim."- .
2 . Eksiksiz: "Bu kitap tamam değildir."- .
3 . Yanlış ve yalan olmayan, doğru.
4 . Tamamlanmış, bitmiş: "Haydi Abbas, vakit tamam / Akşam diyordun işte oldu akşam."- C. S. Tarancı.
5 . edat, teklifsiz konuşmada Evet.
6 . ünlem Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz: "Tamam, başka işimiz kalmadı da şimdi onunla uğraşacağız!"- .

TAMAMLANMA Nedir?

Tamamlanmak işi.

TUTU Nedir?

Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin, ipotek.

TÜRLÜ Nedir?


1 . Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.
2 . isim Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

UYGULAMALI Nedir?

Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen, kılgılı, tatbikî, pratik, amelî, kuramsal karşıtı.

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YARIYIL Nedir?

Bir öğretim yılının ayrıldığı iki dönemden her biri, dönem, sömestir.

D E K R İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Derik, Direk, Kirde, Kredi,

4 Harfli Kelimeler

Deri, Derk, Edik, Erik, Kedi,

3 Harfli Kelimeler

Dek, Dik, Edi, Erk, İde, Ker, Kir,

2 Harfli Kelimeler

De, Ek, Er, Ke, Ki, Re,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.