KOYULMAK (TDK)


1 . Koyma işine konu olmak.
2 . Koyulaşmak: "Gecenin koyulmuş siyahlığı içeri girmeden pencerenin ardında bizi bekliyordu."- T. Dursun K.
3 . (-e), mecaz Girişmek, başlamak, teşebbüs etmek: "Söyleyecek şey kalmayınca Rabia fırladı, dükkânı teftişe koyuldu."- H. E. Adıvar.

Koyulmak kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi O , üçüncü harfi Y , dördüncü harfi U , beşinci harfi L , altıncı harfi M , yedinci harfi A , sekizinci harfi K . Başı K sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAŞLAMAK Nedir?


1 . Bir işe girişmek, harekete geçmek: "Şairliğe on sekiz yaşında gazel ve rubailerle başlamıştı."- H. Taner.
2 . (nsz) Çalışır, işler, yürür duruma girmek: "Bundan başka evlenme hayatı da oldukça başarılı başladı."- H. E. Adıvar.
3 . Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak: "Şiirimiz milletimizin Anadolu'daki teşekkülü ile başlar."- Y. K. Beyatlı.
4 . Görünmek: "Kasabanın kenar mahallelerinden sonra bir mezarlık başlardı."- S. F. Abasıyanık.
5 . Etkisini göstermek: "Kış başlarken yapraklar döküldü."- C. Uçuk.
6 . Hoş olmayan bir davranışa koyulmak: "Etraftaki çocuklar gene arsızlanmaya başladılar."- O. C. Kaygılı.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

GİRİŞ Nedir?


1 . Girme işi: "Fakülteye her girişimde ilk selamlaştığım o olurdu."- H. Taner.
2 . Bir yapıda içeri geçilen yer, methal, antre: "Evin girişi pek dar."- .
3 . edebiyat Bir eserin konusunu tanıtarak kolay kavranmasını sağlayan, ön sözden sonra yer alan bölüm, methal.
4 . Bir anlatımda gelişme bölümüne hazırlık yapmayı sağlayan bölüm, girizgâh.
5 . Bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser: "Dil bilimine giriş."- .
6 . müzik Bir müzik parçasında baştaki bölüm, methal.

GİRİŞME Nedir?

Girişmek işi, teşebbüs.

GİRİŞMEK Nedir?


1 . Bir işe, bir şeye başlamak için hazırlık yapmak, ele almak, teşebbüs etmek: "Erkek arkadaşları ile sosyal nizam üzerinde sonu gelmeyen tartışmalara girişirdi."- H. Taner.
2 . Kalkışmak.
3 . Birbirina karışmak.
4 . mecaz Dövmeye başlamak.
5 . mecaz Kavgaya tutuşmak.

GİRME Nedir?

Girmek işi: "Fatoş'un içeri girmesiyle sabahtan beri esen kederli havanın dağılması bir oldu."- S. F. Abasıyanık.

KALMA Nedir?


1 . Kalmak işi: "Asıl derdi, tumturaklı sözler, bitimsiz tartışmalarla gözünü boyayıp birazcık yanında kalmamı sağlamak."- T. Uyar.
2 . sıfat Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan: "Annemden kalma bir evim vardı. Onu rehine koyarak bir ev tuttuk"- Ö. Seyfettin.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KOYMA Nedir?

Koymak işi.

KOYU Nedir?


1 . Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı: "Koyu pekmez. Koyu süt."- .
2 . Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı: "Oturduğu yerden Boğaziçi'nin koyu mavi gecesinde bir balıkçı kayığı kayıp gidiyordu."- H. E. Adıvar.
3 . bilişim Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi.
4 . mecaz Aşırı (davranış, düşünce vb.): "Daha eski zamanda koyu bir Türkçe taraftarıymış."- A. Ş. Hisar.
5 . mecaz Derin, hararetli: "Koyu bir sohbet."- .

KOYULAŞMA Nedir?

Koyulaşmak işi.

KOYULAŞMAK Nedir?


1 . Koyu duruma gelmek: "Sessiz oturduğu yerde soluk mavi gözleri koyulaşarak dinliyordu."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Derinleşmek, hararetlenmek, aşırı duruma gelmek.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

PENCERE Nedir?

Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık: "Bavulu açtım, kâğıdı parçaladım, pencereden attım."- R. H. Karay.

SİYA Nedir?

Kürekleri tersine kullanarak sandalı geriye yürütme.

SİYAH Nedir?


1 . Kara (II), ak, beyaz karşıtı: "İri siyah gözlerini kalın kaşlarıyla beraber kaldırdı."- Ö. Seyfettin.
2 . sıfat, mecaz Bu renkte olan: "Siyah ekmek."- .
3 . Baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü.

TEFTİŞ Nedir?

Denetim: "Bizde on beş yıldır teftiş görmemiş daireler var."- M. Ş. Esendal.

TEŞEBBÜS Nedir?

Girişim, girişme: "Devlet konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler."- Anayasa.

A K K L M O U Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Koyulmak,

7 Harfli Kelimeler

Koyulma, Oyulmak,

6 Harfli Kelimeler

Koymak, Kuymak, Okumak, Oyulma, Yokluk, Yolmak,

5 Harfli Kelimeler

Kokma, Kolay, Koyak, Koyma, Kukla, Kulak, Kumla, Lokma, Lokum, Makul, Okluk, Okuma, Olmak, Oylum, Oymak, Uymak, Yamuk, Yokum, Yolak, Yolma, Yoluk, Yumak,

4 Harfli Kelimeler

Ayol, Kamu, Koka, Koku, Kola, Koma, Koyu, Kuka, Kula, Kuma, Mayo, Moka, Mola, Okka, Okul, Olay, Olma, Oluk, Oyma, Oyuk, Oyum, Ulak, Ulam, Uyak, Uyma, Yoma, Yuma,

3 Harfli Kelimeler

Alo, Kak, Kal, Kam, Kay, Kok, Kol, Kom, Koy, Kul, Kum, Lak, Lam, Lok, Mal, Oma, Oya, Ula, Yak, Yal, Yok, Yol, Yom,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, Ay, La, Ok, Ol, Om, Oy, Ya, Yo,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.