KOVALAMAK (TDK)


1 . Kovmak.
2 . Kaçanın arkasından koşmak, yakalamaya çalışmak: "Çoban çocukları, kuşun geldiğini görmüş olacaklar ki kovaladılar."- M. Ş. Esendal.
3 . mecaz Bir şeyin arkasına düşüp elde etmeye veya bir sonuca bağlamaya çalışmak, izlemek, takip etmek: "Geceler günleri, günler geceleri kovalıyor..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . spor Yarışta, kaçmakta olan koşucu veya koşucuları yakalamaya çalışmak.

Kovalamak kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi O , üçüncü harfi V , dördüncü harfi A , beşinci harfi L , altıncı harfi A , yedinci harfi M , sekizinci harfi A , dokuzuncu harfi K . Başı K sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARKA Nedir?


1 . Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı: "Evin arkasında bahçe var."- .
2 . Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi: "Çocuğun arkası ağrıyormuş."- .
3 . Geri kalan bölüm, kısım: "Masalın arkası. Yazının arkası."- .
4 . Art, peş.
5 . Otururken sırtın dayandığı yer: "Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu."- T. Buğra.
6 . İnsanın vücudu, bedeni: "Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı."- R. H. Karay.
7 . sıfat Arkada olan, arkada bulunan.
8 . mecaz Kayırıcı: "Memur olmak için büyük bir arka gerek."- H. R. Gürpınar.
9 . mecaz Geçmiş, geride kalmış zaman: "Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti."- Y. K. Beyatlı.

ARKASINDAN Nedir?

birinin yokluğunda: "Birini arkasından övmek."- .

BAĞLAM Nedir?


1 . Deste.
2 . Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst: "Uygarlık bağlamında Batı ve Doğu diye bir ayrım yapılmamakta bir bütün olarak düşünülmektedir."- A. Cemal.
3 . dil bilimi Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst.
4 . edebiyat Bent.

BAĞLAMA Nedir?


1 . Bağlamak işi.
2 . Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz.
3 . Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb.
4 . dil bilgisi Ulama.

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

ÇALIŞ Nedir?

Çalma işi: "Her muganninin okuyuşu, her çalanın çalışı yine şahsidir ve ayrıdır."- Y. K. Beyatlı.

ÇALIŞMA Nedir?


1 . Çalışmak işi, emek, say: "Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması: "Bu kiriş hesabında kirişin aşırı yük altında çalışması göz önüne alınmıştır."- .
3 . Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi: "Ağaçtan üretilen işlerin sonradan bozulması istenmiyorsa bütün birleştirilmelerde ağacın çalışması özelliği dikkate alınmalıdır."- .
4 . Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün.

ÇALIŞMAK Nedir?


1 . Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak: "Bu eser için üç yıl çalıştım."- .
2 . Herhangi bir iş üzerinde olmak.
3 . İşi veya görevi olmak, bulunmak: "Kışları onun mandırasında çalışıyor."- H. Taner.
4 . Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak.
5 . (-e) Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak: "Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim."- R. H. Karay.
6 . (-e) Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek: "Dar ve sapa yollardan hızla yürümeye çalışıyorduk."- A. H. Tanpınar.

ÇOCUK Nedir?


1 . Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay.
2 . Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu.
4 . Genç erkek.
5 . mecaz Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
6 . mecaz Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: "Otuz yaşında ama hâlâ çocuk."- .
7 . mecaz Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.

ESEN Nedir?

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

GECELERİ Nedir?


1 . Gece vaktinde.
2 . Her gece: "Geceleri bile düşsüz koyu bir uyku çeker."- H. Taner.

İZLEM Nedir?


1 . İzleme işi, izleme, takip.
2 . Önceden belirlenen bir amaca ulaşmak için tutulan yol, strateji.

İZLEME Nedir?

İzlemek işi, takip.

İZLEMEK Nedir?


1 . Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek.
2 . Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak: "Geceyi gündüz izler."- .
3 . Bir olayın gelişimini gözden geçirmek: "Bu ustaca düzeni Osmanlıların her işinde izleyebilirsiniz."- S. Birsel.
4 . Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek: "Televizyonu izlemek."- .
5 . Belirli bir yönde gitmek: "Geç vakit hayvanla, Deliçay'ı izleyip gidiyordum."- H. E. Adıvar.
6 . Gözlemek, incelemek: "Çocuk kuşu gözleriyle izledi."- .
7 . Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek: "Bu üretim politikasını izleyeceğiz."- .
8 . Bir şeye uymak, bağlı olmak: "Modayı izlemek."- .
9 . Herhangi bir olayla ilgilenmek: "Çeşitli siyasi olaylar karşısındaki tepki ve düşüncelerini dolaylı da olsa izleyebiliyordum."- H. Taner.

KAÇA Nedir?

Ne kadar bir değer karşılığında?: "Bu giysi kaça satılıyor?"- .

KAÇMA Nedir?

Kaçmak işi, firar.

KAÇMAK Nedir?


1 - Kimseye bildirmeden, gizlice bulunduğu yerden ayrılmak.
2 - Hızla koşup bir yere saklanmak.
3 - Kendini göstermemek, rastlamamaya çalışmak.
4 - Kaçınmak.
5 - Sızmak ya da akmak.
6 - İpliği kopmak.
7 - (Bir şey) Bir yere aniden girmek.
8 - Bir yana doğru kaymak.
9 - Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak.
10 - Hızlı koşmak. 1
1 - Yok olmak. 1
2 - Yaklaşmak, benzemek, andırmak. 1
3 - (Kadınlar için) Kaçgöçe uymak. 1
4 - (Kız, kadın için) Yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. 1
5 - (Renk için) Ağarmak, uçmak. 1
6 - Kimi nitelik bildiren sözcüklerle birlikte "olmak" anlamıyla yardımcı eylem gibi kullanılır.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KOŞMA Nedir?


1 . Koşmak işi: "Otomobile bindik ve uzun bir asfalt yol üzerinde koşmaya koyulduk."- A. Haşim.
2 . denizcilik Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat veya ağaç.
3 . edebiyat Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri.

KOŞMAK Nedir?


1 - Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek.
2 - Hayvanı çekeceği şeye bağlamak.
3 - Koşul ileri sürmek.
4 - Birini, bir işte görevlendirmek.

KOŞU Nedir?


1 . Koşarak yapılan yarış.
2 . At yarışı: "Koşuların sonuçlarından başka bir şey düşünmesini engelleyen bir hastalığa dönüşmüş."- N. Cumalı.

KOŞUCU Nedir?

Koşuya katılan yarışçı.

KOVA Nedir?


1 . Genellikle su ve sulu şeyler taşımaya, kuyudan veya denizden su çekmeye yarayan üstünden kulplu kap: "Suyu Pire Mahmut bir kovayla getirip kaptanın başından aşağı boşaltıyor."- Z. Selimoğlu.
2 . sıfat, argo Futbolda çok gol yiyen (kaleci veya takım).

KOVMA Nedir?

Kovmak işi: "Türkçüler, terkipli lisanla beraber aruz veznini de millî edebiyatımızdan kovmaya karar verdiler."- Z. Gökalp.

KOVMAK Nedir?


1 - Sert ya da küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak.
2 - Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak: Kedileri kovmak .
3 - Bir topluluğu bir yerden sürüp çıkarmak.
4 - İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak.
5 - Bir düşünceden kurtulmak.
6 - İzlemek, aramak, kovalamak.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLACAK Nedir?


1 . Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey: "Olmuşa değil, olacağa bak!"- .
2 . Olmasının önüne geçilemeyen durum: "İş olacağına varır."- .
3 . sıfat Olması, yapılması uygun olan: "Bu olacak iş mi?"- .

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SPOR Nedir?


1 . Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü.
2 . sıfat Kullanışı rahat, kolay olan: "Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle."- H. Taner.

TAKİP Nedir?


1 . Yetişmek, yakalamak veya bulmak amacıyla birinin arkasından gitme, izleme: "Hazım Aslan'ı, bir polis hafiyesi gibi günlerce takipten sonra bulmaya muvaffak oldum."- H. E. Adıvar.
2 . Ardınca gitme veya gelme: "Çocuk, babasının kendisini takibinden memnun olmadı."- .
3 . Kovuşturma, kovuşturulma: "Savcılık, basın suçlarının takibinden sorumludur."- .
4 . mecaz İzinden gitme, uyma, izleme: "Atatürk'ün düşüncelerini takip, gençliğin başlıca amacıdır."- .
5 . askerlik Geri çekilmekte olan düşmanı yok etmek için yapılan hareket.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAKA Nedir?


1 . Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü: "Paltosunun yakasını kaldırıp tenha caddeyi tutturdu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası.
3 . Kıyı, kenar, taraf: "Sokağın karşı yakasına geçtiler."- M. Ş. Esendal.
4 . Eğik yerey.
5 . Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha.
6 . Semt: "Hele bir işimizi bitirip karşı yakaya geçelim de onu sonra düşünürüz."- A. Gündüz.
7 . denizcilik Sahil.
8 . denizcilik Yelkenlerin kenar ve köşeleri.

YAKALAMA Nedir?


1 . Yakalamak işi: "Pokerde blöf yakalama meraklısı idi."- T. Buğra.
2 . hukuk Sanığın yargıç kararı olmaksızın hürriyetinin kısıtlanmasını doğuran koruma önlemi: "Yakalama veya tutuklama sebepleri ... hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir."- Anayasa.

YARI Nedir?


1 . Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf.
2 . Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan: "Yarı yolu aldık. Yarı mesafede."- .
3 . isim Devre arası: "Birinci yarıda dört gol attık."- .
4 . zarf Gereğinden az, tam olmayarak: "Arkasından yarı şaka, yarı sitem ilave ediyor."- A. İlhan.

YARIŞ Nedir?


1 . Yarışma: "Bunlardan kaç babayiğit bu ölüm yarışını göze alabilir?"- T. Buğra.
2 . Yarışma, rekabet.

A A A K K L M O V Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Kovalamak,

8 Harfli Kelimeler

Kavlamak, Kovalama, Kovlamak, Okkalama, Ovalamak, Vaklamak,

7 Harfli Kelimeler

Aklamak, Avlamak, Kavlama, Koklama, Kovlama, Oklamak, Ovalama, Vaklama,

6 Harfli Kelimeler

Aklama, Alakok, Avlama, Kalkma, Kalmak, Kaloma, Kavala, Kavlak, Kovmak, Oklama, Oklava,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Akmak, Akvam, Alaka, Almak, Avlak, Kakao, Kakma, Kalak, Kalma, Kavak, Kaval, Kokma, Kovma, Lokma, Makak, Malak, Maval, Olmak, Ovmak, Vokal,

4 Harfli Kelimeler

Akak, Akma, Akva, Alma, Amal, Aval, Avam, Kaka, Kala, Kama, Koka, Kola, Koma, Kova, Laka, Lama, Lava, Mala, Moka, Mola, Okka, Olma, Oval, Ovma, Vaka,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ala, Alo, Ama, Kak, Kal, Kam, Kav, Kok, Kol, Kom, Kov, Lak, Lam, Lav, Lok, Mal, Oma, Ova,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, Av, La, Ok, Ol, Om,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.