KOTRA (TDK)

Çoğunlukla bir direkli, randası olan, ince gövdeli yelkenli: "Açıkta demir atmış kotrayı görüyor musun?"- F. R. Atay. kotra (II) isim (ko'tra) Irmak ve göl ağızlarında kurulan ve ince kazıklarla kamışlardan yapılma dalyan.

Kotra kelimesi baş harfi K son harfi A olan bir kelime. Başında K sonunda A olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi O , üçüncü harfi T , dördüncü harfi R , beşinci harfi A . Başı K sonu A olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞIZ Nedir?


1 . Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk.
2 . Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü: "Küçük bir ağız."- .
3 . Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı: "Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı."- H. R. Gürpınar.
4 . Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap: "Çay ağzı."- .
5 . Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık yanı: "Körfezin ağzı."- .
6 . Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
7 . Kesici aletlerin keskin tarafı: "Çelik ağızlı, küçük gül makasını kâğıdından çıkardı."- R. H. Karay.
8 . dil bilimi Bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği: "Anlaşılmaz, garip köylü ağızlarıyla konuşuluyordu."- S. F. Abasıyanık.
9 . Üslup, ifade özelliği: "Ertesi günü bazı gazeteler bu haberin bir noktasını yarı resmî bir ağızla tekzip ettiler."- T. Buğra.
10 . Uç, kenar: "Topun ağzında. Uçurumun ağzında."- . 1
1 . mecaz Birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği. 1
2 . müzik Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü.

AĞIZ Nedir?


1 - Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, sesin çıkmasına, soluk alıp vermeye ve besinleri almaya yarayan boşluk.
2 - Bu boşluğun dudakların çevrelediği bölümü.
3 - Kapların ya da içi boş şeylerin açık yanı.
4 - Bir suyun denize ya da göle döküldüğü yer, °munsap.
5 - Koy, körfez, liman, yol gibi yerlerin açık yanı.
6 - Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
7 - Kesici aletlerin keskin yanı.
8 - Bir anadilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği, °şive.
9 - Birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği.
10 - Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. 1
1 - Kimi vakit "kez" anlamına gelir. 1
2 - (Tehlikeli şeyler için) Pek yakın yer.

ÇOĞUNLUKLA Nedir?


1 . Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle: "Karar çoğunlukla alındı."- .
2 . Genellikle: "Çoğunlukla akşamları ve bazen sabahleyin sisler içinde kalıyoruz."- R. H. Karay.

DALYA Nedir?


1 . Bir şey sayılırken birim olarak alınan sayıya gelindiğinde söylenen uyarma sözü: "Dalya yüz! Dalya iki yüz!"- .
2 . Çocuk oyunlarında önceden belirlenen bir aşamaya gelme anında söylenen söz. dalya (II) isim, bitki bilimi (da'lya) Yıldız çiçeği (Dahlia).

DALYAN Nedir?

Deniz, göl ve ırmakların kıyılara yakın yerlerinde ağ ve kazıklarla oluşturulan, büyük balık avlama yeri.

DEMİR Nedir?


1 . Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,
8 olan, 15
10 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe).
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Hemşiresiyle rıhtımın kenarındaki demir kanepeye oturdular."- P. Safa.
3 . Bu elementten yapılmış parça: "Ocak demiri. Kapı demiri. Pencere demiri."- .
4 . Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça.
5 . sıfat, mecaz Güçlü, kuvvetli, sert: "O kadar çabuk uyanmıştı ki kalbinin demir bir elle sıkıldığını duydu."- S. F. Abasıyanık.
6 . denizcilik Çıpa.

DİREK Nedir?


1 . Ağaçtan veya demirden yapılan uzun ve kalın destek: "Kayıkçı yelkeni açmak için ilkin direği yerine oturtmalıdır."- S. Birsel.
2 . Sütun.

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

GÖVDELİ Nedir?

İri yapılı.

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

KAMIŞ Nedir?


1 . Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler (Phragmites australis): "Bugünlerin birinde kamışların birbirine sürtünmesinden hasıl olan bir yangın gördü."- H. E. Adıvar.
2 . sıfat Bu bitkiden yapılmış: "Kamış sepet."- . "Kamış dam."- .
3 . Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet.
4 . kaba konuşmada Erkeklik organı.

KAZI Nedir?


1 . Bir yeri kazma işi, hafriyat.
2 . Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması.
3 . Hak (II).

KAZIK Nedir?


1 . Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç: "Çadır kazığı."- . "Hayvanı kazığa bağlamak."- .
2 . Direk, sopa.
3 . Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça.
4 . sıfat, mecaz Çok zor (soru, sınav vb.).
5 . teklifsiz konuşmada Alışverişte aldatma, aldatılma.
6 . spor Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun.
7 . eskimiş İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş.
8 . eskimiş Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası.

KOTRA Nedir?

Çoğunlukla bir direkli, randası olan, ince gövdeli yelkenli: "Açıkta demir atmış kotrayı görüyor musun?"- F. R. Atay. kotra (II) isim (ko'tra) Irmak ve göl ağızlarında kurulan ve ince kazıklarla kamışlardan yapılma dalyan.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUL Nedir?

Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

RANDA Nedir?

Gemilerin mizana direğinin gerisindeki yelken.

YAPILMA Nedir?


1 . Yapılmak işi.
2 . sıfat Yapılmış: "Eve gelince sokak elbiselerini, yumuşak Fransız flanelinden yapılma ev elbiseleriyle değiştirirdi."- C. Uçuk.

YELKEN Nedir?


1 . Rüzgâr gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş veya şeritlerin tümü: "Rıhtıma kurumak üzere yelkenler serilmişti."- S. F. Abasıyanık.
2 . Yelkenli: "Yelken yarışları."- .

YELKENLİ Nedir?

Yelkeni olan, yelkenle giden deniz veya göl taşıtı, yelken: "... bazı yelkenliler kahraman edalarıyla gelir, yalıların rıhtımlarına yanaşarak..."- A. Ş. Hisar.

A K O R T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Akort, Kotra, Ortak, Torak,

4 Harfli Kelimeler

Akor, Aort, Karo, Kart, Kora, Kort, Kota, Okar, Orak, Orta, Roka, Rota, Toka, Trok,

3 Harfli Kelimeler

Ark, Art, Kar, Kat, Kor, Kot, Ora, Rot, Tak, Tar, Tok, Tor,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Ar, At, Ok, Ot, Ra, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.