KONVANSİYON (TDK)


1 . Anlaşma.
2 . Bir anayasa yapmak veya bir anayasayı değiştirmek için toplanan olağanüstü geçici meclis.

Konvansiyon kelimesi baş harfi K son harfi N olan bir kelime. Başında K sonunda N olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi O , üçüncü harfi N , dördüncü harfi V , beşinci harfi A , altıncı harfi N , yedinci harfi S , sekizinci harfi İ , dokuzuncu harfi Y , onuncu harfi O , onbirinci harfi N . Başı K sonu N olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANAYASA Nedir?

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi.

ANLAŞMA Nedir?


1 . Anlaşmak işi.
2 . Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon: "Kültür anlaşması."- .
3 . Sözleşme.

DEĞİŞTİRMEK Nedir?


1 . Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak: "Bulunduğu vaziyeti öteki ayağını berikinin üstüne koyarak değiştirdi."- S. F. Abasıyanık.
2 . Bir şey veya kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere almak.
3 . (nsz) Bir şey verip yerine başka bir şey almak: "Bu ayakkabı sana küçük, değiştir."- .
4 . (nsz) Birini bırakıp başkasını kullanmak: "O zamanlar şöyle öğleye doğru otele bir başvurup çamaşır değiştireceği varsa değiştiriyor."- E. E. Talu.
5 . Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek: "Tuvalet onu ne değiştirmiş, gençliğinin cazibesini, vücudunu, gözlerinin rengini nasıl belli etmişti!"- P. Safa.
6 . Anlatıma yeni bir içerik vermek.

GEÇİCİ Nedir?


1 . Çok sürmeyen: "Bunu evvela gençliğe mahsus geçici bir heves zannettim."- P. Safa.
2 . Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı: "Eğer yazmaktan para ve ün gibi iki geçici kıymet ve zevk elde edemezsem acaba yazı yazar mıydım?"- H. E. Adıvar.
3 . Bulaşan, bulaşıcı.
4 . isim Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu: "Onları sokakta gördüğünüz zaman adi bir geçiciden farklı bulmazsınız, sanırsınız ki bir yazıcı ticarethanesine gidiyor."- C. Şehabettin.

MECLİS Nedir?


1 . Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için yapılan toplantı.
2 . Bu toplantının yapıldığı yer, şûra.
3 . Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için bir araya gelmiş kimseler topluluğu: "Yemekten sonra meclis gruplara ayrılmıştı."- P. Safa.
4 . Dostlar toplantısı: "Meclisi aranan, hoşsohbet, coşkulu, şair ruhlu bir insandı."- H. Taner.

OLAĞANÜSTÜ Nedir?


1 - Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan.
2 - Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, °fevkalade.
3 - Büyük bir hayranlığa yol açan, °harikulade.

TOPLA Nedir?

Üç parmaklı dirgen.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPMAK Nedir?


1 . Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek: "Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır."- Ç. Altan.
2 . (nsz) Olmasına yol açmak: "Durgun sular sıtma yapar."- .
3 . (nsz) Yol almak.
4 . Onarmak, tamir etmek: "Bozulan saatimi saatçi yaptı."- .
5 . (nsz) Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek: "Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım."- R. H. Karay.
6 . Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek: "Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu."- S. M. Alus.
7 . (nsz) Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek: "Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım."- R. H. Karay.
8 . Düzenli bir duruma getirmek: "Yatak yapmak. Yolu yaptılar."- .
9 . (nsz) Üretmek: "Ayakkabı yapmak."- .
10 . (nsz) Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak: "Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak."- . 1
1 . Zarara yol açmak. 1
2 . Etkili olmak. 1
3 . (nsz) Salgılamak, çıkarmak: "Tükürük bezleri tükürük yapar."- . 1
4 . (-e) Dışkı çıkarmak: "Çocuk, altına yapmış."- . 1
5 . Gerçekleştirmek: "İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır."- Y. Z. Ortaç. 1
6 . Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek: "Ben adamı ne yaparım biliyor musun?"- . 1
7 . (-i, -e) Evlendirmek: "Bu kızı sana yapacağız."- . 1
8 . (yardımcı fiil) Bir durum yaratmak: "Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı."- N. Araz. 1
9 . (yardımcı fiil) Edinmek, sahip olmak: "Servet yapmak. Altın yapmak."- .
20 . (yardımcı fiil) Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek: "Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı."- H. Taner. 2
1 . (nsz) Davranmak, hareket etmek: "İyi yapmıyorsunuz, çocuğu çok azarlıyorsunuz. Uyumuş gibi yapmak."- . 2
2 . (nsz) Olmak: "Bu kış çok soğuk yaptı."- .

A K N N N O O S V Y İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Konvansiyon,

9 Harfli Kelimeler

İnovasyon,

7 Harfli Kelimeler

Aksiyon,

6 Harfli Kelimeler

Kanyon, Konson, Konvoy, Nisyan, Noksan, Nosyon, Oysaki,

5 Harfli Kelimeler

Akson, Anons, Anyon, İnsan, İskan, İsyan, Kanon, Kavis, Konsa, Konya, Kovan, Nanik, Nisan, Oniks, Oynak, Sakin, Sanki, Siyak, Soyka, Viyak, Yakin, Yasin, Yoksa,

4 Harfli Kelimeler

Akis, Aksi, Ayin, Ayni, İkna, İkon, İnak, İnan, İyon, Kain, Kani, Kano, Kaos, Kavi, Koni, Kosa, Kova, Nisa, Nova, Onay, Oysa, Saik, Saki, Sako, Siya, Soya, Vaki, Vaks, Vasi, Viya, Yani,

3 Harfli Kelimeler

Aks, Ani, Asi, Ask, Ayn, İka, İsa, Kan, Kas, Kav, Kay, Kin, Kov, Koy, Nan, Nas, Ona, Ons, Ova, Oya, Sak, San, Sav, Say, Sik, Sin, Ski, Son, Soy, Van, Vay, Yak, Yan, Yas, Yiv, Yok,

2 Harfli Kelimeler

Ak, An, As, Av, Ay, İn, İs, Ki, Ok, On, Oy, Si, Ya, Yo,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.