KONSERVATUVAR (TDK)

Müzik, tiyatro ve bale öğretiminin yapıldığı okul: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türk-çeye bırakıyor."- H. Taner.

Konservatuvar kelimesi baş harfi K son harfi R olan bir kelime. Başında K sonunda R olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi O , üçüncü harfi N , dördüncü harfi S , beşinci harfi E , altıncı harfi R , yedinci harfi V , sekizinci harfi A , dokuzuncu harfi T , onuncu harfi U , onbirinci harfi V , onikinci harfi A , onüçüncü harfi R . Başı K sonu R olan 13 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BALE Nedir?


1 . Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
2 . Bu tür gösteri yapan sanatçı topluluğu: "Devlet Opera ve Balesi."- .

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DOĞAL Nedir?


1 . Doğada olan, doğada bulunan: "Doğal güzellikler artık eskisi gibi turist çekmiyor."- N. Cumalı.
2 . Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel.
3 . Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı: "Doğal liman. Doğal sınır."- .
4 . Yapmacık olmayan.
5 . Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi.
6 . Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
7 . Katıksız, saf.

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

GENÇ Nedir?


1 . Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı: "Genç kızı bir gece pencerede görmüştü."- H. Taner.
2 . Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan): "Genç ağaç. Genç at."- .
3 . Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç.
4 . Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.
5 . mecaz Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan: "Atatürk'ün tabutu arkasından ağlayan on beş milyon Türk'ün yaşadığı, genç Türkiye mutluydu."- B. Felek.

KONSERVATUVAR Nedir?

Müzik, tiyatro ve bale öğretiminin yapıldığı okul: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türk-çeye bırakıyor."- H. Taner.

KUŞAK Nedir?


1 . Bele sarılan uzun ve enli kumaş: "Kuşağının arasından bir iri tütün tabakası çıkarıp bana uzattıktan sonra..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ.
3 . gök bilimi Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge: "İklim kuşakları. Zaman kuşakları."- .
4 . coğrafya Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı: "Isı kuşak."- .
5 . felsefe Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu: "Sanat kuşağı."- .
6 . matematik Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm.
7 . sinema, TV (***) Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler.
8 . TV (***) Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi: "Çizgi film kuşağı."- .
9 . toplum bilimi Yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon: "Bugünkü kuşak benim kuşağımın bir hikâyesini dinlemelidir."- F. R. Atay.

MEZUN Nedir?


1 . Bir okulu bitirerek diploma almış (kimse): "Olsa olsa sanat enstitüsü mezunudur."- H. Taner.
2 . eskimiş İzin almış, izinli: "Vedia'dan öğrendim, seyahate çıkacakmışsınız, mezunmuşsunuz."- P. Safa.
3 . eskimiş Bir iş için yetki verilmiş, yetkili: "Bunu yapmaya mezun değilim."- .

MÜZİK Nedir?


1 . Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki: "Müzik eğitimi."- .
2 . Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması: "Bu akşam güzel bir müzik dinledik."- .

OKUL Nedir?


1 . Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep: "Daha gelir gelmez, ayağının tozu ile vilayet merkezinin okullarını gezdi."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü: "Okul dağıldı."- .
3 . Ekol.

ÖĞRETİ Nedir?


1 . Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin.
2 . Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin: "Öğretisini başkalarına iletebilmekten umudunu kestiği anlar bile oluyordu."- H. Taner.
3 . Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek.
4 . Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü.

ÖĞRETİM Nedir?


1 . Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim: "Ben bizzat bölükte ilköğretim hocalığı yaptım."- F. R. Atay.
2 . Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TİYATRO Nedir?


1 . Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer: "Her tiyatronun holünde ille smokinli bir müdüre rastlayacaksınız."- H. Taner.
2 . Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup: "Tiyatro kuruldu, birinci temsilden sonra da kapandı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Oyun yazma sanatı: "Ben o tarihte, kendimi az çok bir tiyatro yazarı addetmekteyim."- H. F. Ozansoy.
4 . Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü: "Eskiden tiyatro Osmanlıcaya ibret sözü ile çevrilmişti."- F. R. Atay.

TÜRK Nedir?


1 . Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse: "Ne mutlu Türk'üm diyene!"- Atatürk.
2 . Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse: "Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur."- M. E. Yurdakul.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

A A E K N O R R S T U V V Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

Konservatuvar,

8 Harfli Kelimeler

Ankastre, Kontuvar, Kruvasan, Orkestra, Restoran, Sorutkan, Tasavvur,

7 Harfli Kelimeler

Arnavut, Ekvator, Karoser, Kasavet, Kontuar, Narteks, Taverna, Tenakus, Travers, Truakar,

6 Harfli Kelimeler

Akaret, Akarsu, Aksona, Aksuna, Anorak, Antrok, Ararot, Artova, Aseton, Avanos, Avukat, Ekstra, Eskort, Kanser, Kantar, Karasu, Karate, Karton, Kastar, Kasten, Kastor, Kasvet, Katran, Kerata, Kervan, Konser, Kontes, Kontra, Kontur, Kornea, Korner, Kornet, Korsan, Korvet, Koster, Krater, Kravat, Kreton, Kruton, Kuvars,

5 Harfli Kelimeler

Karat, Akont, Akort, Akran, Aksan, Akson, Aktar, Anket, Antre, Arena, Arter, Askat, Asker, Astar, Avans, Avare, Avrat, Avret, Avurt, Ekran, Ensar, Erkan, Esrar, Evrak, Evrat, Kanat, Kanto, Karar, Karne, Karst, Karun, Kaset, Katar, Katre, Kavas, Kavat, Kavun, Kavut, Kenar, Kesat,

4 Harfli Kelimeler

Akar, Akne, Akor, Akse, Aksu, Akur, Akut, Akva, Anka, Anot, Anut, Aort, Arak, Arka, Arsa, Asar, Atak, Avar, Avro, Enva, Erat, Eros, Esna, Kana, Kano, Kant, Kaos, Kara, Kare, Karo, Kars, Kart, Kasa, Kase, Kast, Kent, Kont, Konu, Kora, Kort,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Aks, Ana, Ant, Ara, Ark, Art, Asa, Ask, Ast, Ata, Ate, Aut, Eko, Erk, Kan, Kar, Kas, Kat, Kav, Ker, Kes, Ket, Kor, Kot, Kov, Kur, Kut, Nar, Nas, Net, Nev, Not, Nur, Ona, Ons, Ora, Ova, Ret, Rot,

2 Harfli Kelimeler

Ak, An, Ar, As, At, Av, Ek, En, Er, Es, Et, Ev, Ke, Ne, Ok, On, Ot, Ra, Re, Se, Su, Ta, Te, Tu, Un, Ur, Us, Ut, Ve,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.