KONDURMAK (TDK)


1 . Konma işini yaptırmak: "Koca dağın başına ne güzel bir yapı kondurmuşuz ama gel gör ki yolunu unutmuşuz."- B. R. Eyuboğlu.
2 . Gelişigüzel takmak, iliştirmek: "Başına çiçekler kondurmuş."- .
3 . (-i) Birden yapıvermek veya söyleyivermek: "Öpücüğü kondurdu."- .
4 . mecaz Yakıştırmak, haksız yere birtakım eksiklikler isnat etmek, üzerine yormak: "Bu senetle bana kondurduğunuz eksikliklerden bir kısmını üstümden atmış olacaktım."- R. E. Ünaydın.

Kondurmak kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi O , üçüncü harfi N , dördüncü harfi D , beşinci harfi U , altıncı harfi R , yedinci harfi M , sekizinci harfi A , dokuzuncu harfi K . Başı K sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BANA Nedir?

Ben zamirinin yönelme durumu ekli biçimi.

BİRDEN Nedir?


1 . Bir defada.
2 . Ansızın: "Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım."- R. H. Karay.
3 . Birlikte, beraberce, hepsi bir arada: "Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Çabucak.

BİRTAKIM Nedir?

Kimi, bazı: "Aklından son süratle birbirini tutmaz, birtakım düşünceler geçiyordu."- H. Taner.

ÇİÇEK Nedir?


1 . Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü.
2 . bitki bilimi Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi: "Evin ufak çiçekler ve bitkilerle süslü bahçesine çıktım."- R. H. Karay.
3 . mecaz Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse: "Onun ne çiçek olduğunu hep biliriz."- .
4 . kimya Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.
5 . tıp (***) İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık.

EKSİ Nedir?


1 - Çıkarma işleminde (-) iminin adı, ºnakıs.
2 - Sıfırdan küçük, önünde eksi imi bulunan (sayı), ºnegatif, ºnakıs, "artı" karşıtı.

EKSİK Nedir?


1 . İhtiyaç duyulan şey: "Aklı sıra bu eksiğini biraz olsun doldurmaya çalışıyor."- H. Taner.
2 . sıfat Bir bölümü olmayan, noksan, natamam: "Bu kitap eksik, baş tarafı yok."- .
3 . sıfat Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat.
4 . sıfat Az: "Arada can sıkıntısından doğma kavgalar da hiç eksik değil..."- R. N. Güntekin.

EKSİKLİ Nedir?


1 . Kendisine bir şey gerekli olan, muhtaç.
2 . isim, mecaz Kadın.

EKSİKLİK Nedir?

Eksik olma durumu, eksik olan miktar, noksan, nakisa, fıkdan: "Hayatımızda bozukluğunu, yokluğunu içlerimiz burkularak duyduğumuz ne vardır ki millî şuur eksikliğinden gelmesin?"- O. S. Orhon.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

GELİŞİGÜZEL Nedir?


1 . Herhangi bir, özensiz, itinasız, baştan savma, rastgele, lalettayin.
2 . zarf Üstünkörü: "Eski dansları mektepte, yenilerini de bir iki arkadaşının evinde gelişigüzel öğrendiğini anlattı."- P. Safa.

GÜZEL Nedir?


1 . Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı: "Güzel kız. Güzel çiçek."- . "Yalının en güzel odası bizimdi."- .
2 . İyi, hoş: "Güzel şey canım, milletvekili olmak!"- Ç. Altan.
3 . Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran: "Güzel bir fırsat."- .
4 . Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran: "Güzel duygular. Güzel hareketler."- .
5 . Görgü kurallarına uygun olan.
6 . Sakin, hoş (hava): "Güzel bir gece."- .
7 . Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı: "Güzel vaatler."- .
8 . Pek iyi, doğru: "Güzel güzel amma!"- .
9 . isim Güzel kız veya kadın.
10 . isim Güzellik kraliçesi. 1
1 . zarf Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde: "Güzel konuştu."- . 1
2 . zarf Adamakıllı, şiddetli: ": Karıkoca bu kuzu yüzünden güzel bir kavga ettiler"- Ö. Seyfettin.

HAKSIZ Nedir?


1 . Hak ve adalete uygun olmayan.
2 . Davası, iddiası, davranışı, düşüncesi doğru ve yerinde olmayan (kimse): "Arkadaşınız bu işte haksızdır."- .

İLİŞTİRMEK Nedir?


1 . İlişmesini sağlamak: "Seni bahçeye bir kenara iliştiririz."- F. R. Atay.
2 . Bağlamak, tutturmak, eğreti takmak, hafifçe tutturmak.

İSNAT Nedir?


1 . Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme, atfetme.
2 . mecaz Karacılık, iftira.

KONDU Nedir?

Gecekondu: "Bir kondum vardı, onu sattım ve yarışmaya katılmak için buraya geldim."- M. İzgü.

KONMA Nedir?

Konmak işi.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLACAK Nedir?


1 . Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey: "Olmuşa değil, olacağa bak!"- .
2 . Olmasının önüne geçilemeyen durum: "İş olacağına varır."- .
3 . sıfat Olması, yapılması uygun olan: "Bu olacak iş mi?"- .

SENE Nedir?

Yıl: "Önde zeytin ağaçları arkasında yâr / Sene 194
6 / Mevsim sonbahar"- B. R. Eyuboğlu.

SENET Nedir?


1 . Bir kimsenin yapmaya veya ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı resmî kâğıt, belgit: "Bu zarflar hisse senedi dolu idi."- F. R. Atay.
2 . eskimiş Dayanılan veya dayanılacak olan şey.

TAKMA Nedir?


1 . Takmak işi.
2 . tıp (***) Eksik bir organın yerini tutmak, bir organın sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapma organ veya parça, protez.
3 . sıfat Gerçeğinin yerine konulan, eğreti, müstear: "Bu takma siyah saçla ... şakaklarında sallanan ... bukleler yanaklarına ters düşüyor."- H. E. Adıvar.

TAKMAK Nedir?


1 - Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek.
2 - (Takı için) Vermek, armağan etmek.
3 - (Ad, lakap) Koymak.
4 - Kuşanmak.
5 - (Olumsuz biçimde) Önemsememek, önemli saymamak, değer vermemek.
6 - Borç bırakmak.
7 - Biriyle olumsuz olarak uğraşmak.
8 - (Arka, art ve peş gibi sözcükleri tümleç alarak) Kendisiyle birlikte götürmek,yanına almak ya da arkasından izletmek.
9 - Sınavını başaramamak.

ÜZERİNE Nedir?


1 . Üstüne.
2 . Hakkında: "Dil üzerine bir yazı."- .
3 . ...-den dolayı: "Onun gelmesi üzerine ortalık düzeldi. Bu söz üzerine herkes rahat etti."- .
4 . ...-den sonra: "Bunca hazırlık üzerine yola çıkmamak insanı üzer."- .

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAKI Nedir?

Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan, koyuca lapa: "Hardal yakısı."- .

YAKIŞ Nedir?

Yakma işi.

YAKIŞTIRMA Nedir?

Yakıştırmak işi.

YAKIŞTIRMAK Nedir?


1 . Yakışacak bir duruma getirmek, uygun duruma koymak, yaraştırmak: "Yakışıklı, orta boylu, giydiğini kendisine yakıştırır, kendini saydırabilir bir adam."- M. Ş. Esendal.
2 . Uygun ve yerinde görmek, iyi karşılamak: "Ancak kızı o oğlana bir türlü yakıştıramadı."- T. Buğra.
3 . Uydurmak.
4 . mecaz Bir durum veya niteliği bir kimse için düşünmek, yormak.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPTIRMA Nedir?

Yaptırmak işi.

YAPTIRMAK Nedir?

Yapmasını sağlamak, yapmasına imkân vermek: "Uzatmayalım, yeni yaptırdığım smokini giydim."- B. Felek.

YOLUNU Nedir?

uğruna.

YORMA Nedir?

Yormak işi.

YORMAK Nedir?

Bir nedene bağlamak, bir duruma işaret saymak, bir anlam vermek, yorumlamak.

A D K K M N O R U Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Kondurmak,

8 Harfli Kelimeler

Dokunmak, Kokurdan, Kondurma, Korunmak, Ondurmak,

7 Harfli Kelimeler

Dokumak, Dokunma, Korumak, Korunak, Korunma, Okunmak, Ondurma,

6 Harfli Kelimeler

Dokuma, Donmak, Durmak, Konkur, Konmak, Korkma, Koruma, Kundak, Kurmak, Mundar, Okumak, Okunma,

5 Harfli Kelimeler

Akkor, Domur, Donam, Donma, Donra, Donuk, Doruk, Dorum, Duman, Durak, Durma, Kadro, Karun, Kokma, Komar, Konak, Kondu, Konma, Konuk, Konum, Konur, Korku, Korna, Koruk, Korun, Krank, Kuman, Kumar, Kunda, Kurak, Kuram, Kurma, Kurna, Kuron, Madun, Makro, Maron, Moruk, Nokra, Okuma,

4 Harfli Kelimeler

Akor, Akur, Amor, Dank, Daru, Doku, Doru, Dram, Duka, Duma, Kamu, Kano, Karo, Koka, Koku, Koma, Konu, Kora, Koru, Krom, Kron, Kuka, Kuma, Kura, Mano, Mark, Marn, Maun, Moda, Moka, Norm, Odak, Odun, Okar, Okka, Okur, Omur, Onar, Onma, Onum,

3 Harfli Kelimeler

Ark, Dam, Dar, Dok, Don, Dua, Dun, Kak, Kam, Kan, Kar, Kod, Kok, Kom, Kor, Kum, Kur, Mor, Nam, Nar, Nom, Nur, Oda, Oma, Ona, Ora, Ram, Rom, Rum, Run,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ak, Am, An, Ar, Do, Od, Ok, Om, On, Ra, Un, Ur,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.