KOLTUKÇU (TDK)


1 . Koltuk yapan veya satan kimse.
2 . Eski ev eşyası alıp satan kimse.
3 . Koltuk meyhanesi işleten kimse.
4 . Koltuğunun altına elbise ve halı atıp sokak sokak dolaştırarak satan kimse.
5 . Düğünlerde ev düzenlenmesine yardım edip gelinle damada destek olan kimse: "Ertesi cuma günü koltukçular gelip gelin odasını düzeltecekler."- M. Ş. Esendal.
6 . mecaz Yüze karşı övmeyi huy edinmiş kimse.

Koltukçu kelimesi baş harfi K son harfi U olan bir kelime. Başında K sonunda U olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi O , üçüncü harfi L , dördüncü harfi T , beşinci harfi U , altıncı harfi K , yedinci harfi Ç , sekizinci harfi U . Başı K sonu U olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALTI Nedir?


1 . Beşten sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 6, VI rakamlarının adı.
3 . sıfat Beşten bir artık.

ALTIN Nedir?


1 . Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,
9 olan, 106
4 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au): "Altın çok eski zamanlardan beri para basımında kullanılmaktadır."- .
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Müsteşar, pantolonunun arka cebinden altın tabakasını çıkarıp sigara veriyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Altından yapılmış sikke: "Çocuğa bir altın taktı."- .
4 . sıfat, mecaz Üstün nitelikli, değerli: "Altın ses."- .

CUMA Nedir?


1 . Haftanın altıncı günü, perşembe ile cumartesi arasındaki gün.
2 . din b. (***) Cuma namazı.

DAMA Nedir?

Karelere ayrılmış zemin üzerinde on altı taşla iki kişi arasında oynanan oyun: "Gürültüsüz oyun isterseniz gelin damaya."- M. A. Ersoy.

DESTEK Nedir?


1 . Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda.
2 . Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil: "Şamdan, sehpa, sacayak birer destektir."- .
3 . ekonomi Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi.
4 . askerlik Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma.
5 . fizik Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru.
6 . mecaz Maddi ve manevi yardımcı, dayanak: "Kızardı, söylenirdi ama gene de tek desteği oydu hayatta."- O. Hançerlioğlu.

DOLAŞ Nedir?

sarma? dola?

DÜĞÜ Nedir?


1 . Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur.
2 . Pirinç.

DÜĞÜN Nedir?


1 . Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılan tören, eğlence, cemiyet: "Babam düğünün savaştan sonraya kalmasını uygun görmüş."- A. Gündüz.
2 . mecaz Bir olayı kutlamak için yapılan büyük eğlence veya tören.

DÜZE Nedir?

Doz.

DÜZEN Nedir?


1 . Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem.
2 . Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept.
3 . Yerleştirme, tertip: "Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.
5 . mecaz Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo.
6 . mecaz Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo.
7 . mecaz Dolap, hile: "Hile, düzen dağarcığından elbette yeni bir şey bulup çıkaracak."- E. E. Talu.
8 . müzik Müzik aletlerinde ses ayarı, akort.
9 . toplum bilimi Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri: "Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var."- N. Meriç.
10 . halk ağzında Alet edevat takımı. 1
1 . halk ağzında Bez dokuma tezgâhı.

EDİP Nedir?

Edebiyatla uğraşan, edebî eser veren kimse, yazar: "Pek az hoşlandıklarım muhabirler, ediplerdir."- F. R. Atay.

ELBİSE Nedir?

Giysi: "Bayram sabahlarında yeni elbiseler karşısında çocuk heyecanları duyuyorum."- S. F. Abasıyanık.

ESEN Nedir?

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

EŞYA Nedir?

Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesnelerin bütünü: "Güçlük, ev bulmak ve eşyayı taşımak derdiyle başlar."- B. Felek.

GELİN Nedir?


1 . Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın.
2 . Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

GÜNÜ Nedir?


1 . Haset.
2 . Zamanından önce doğan yavru.

HALI Nedir?

Yere ya da mobilya üstüne serilmek, duvara gerilmek için, çoğu yünden dokunan, kısa ve sık tüylü, nakışlı, kalın yaygı.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KOLTUK Nedir?


1 . Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer: "Gazetelerini bir koltuğunun altına koydu, zayıf kollarıyla kutulara sarıldı."- H. E. Adıvar.
2 . Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye: "Ta yan beline kadar gömüldüğü koltuğunun içinden ileriye doğru uzandı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni: "Babamız, annemizi gelin geldiği ilk gün şu merdivenin alt başında karşılamış, 'koltuk' yapılmıştı."- H. C. Yalçın.
4 . Yapıcılıkta yan destek.
5 . denizcilik Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip.
6 . mecaz Koltuklama veya koltuklanma: "O koltuktan hoşlanmaz."- .
7 . mecaz Kayırma, destek: "Dayısının koltuğunda sırtı yere gelmez."- .
8 . mecaz Yüksek mevki, makam: "Koltuk kavgası."- .
9 . argo Genelev: "Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur."- H. R. Gürpınar.
10 . halk ağzında Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler. 1
1 . eskimiş Kenar, tenha yer.

KOLTUKÇU Nedir?


1 . Koltuk yapan veya satan kimse.
2 . Eski ev eşyası alıp satan kimse.
3 . Koltuk meyhanesi işleten kimse.
4 . Koltuğunun altına elbise ve halı atıp sokak sokak dolaştırarak satan kimse.
5 . Düğünlerde ev düzenlenmesine yardım edip gelinle damada destek olan kimse: "Ertesi cuma günü koltukçular gelip gelin odasını düzeltecekler."- M. Ş. Esendal.
6 . mecaz Yüze karşı övmeyi huy edinmiş kimse.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MEYHANE Nedir?


1 . İçki satılan ve içilen yer, içki yeri: "Çiçek Pasajı, sade Beyoğlu'nun değil belki dünyanın da en civcivli meyhanesi idi."- H. Taner.
2 . Kabare.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ÖVME Nedir?

Övmek işi, sena, medih: "Şikâyetleri kesilince İstanbul'u övmeye başladı."- R. H. Karay.

SOKAK Nedir?

İl, ilçe vb. yerleşim bölgelerinde, iki yanında evler olan, caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol: "Biraz sonra şehrin bütün sokaklarında süvariler dörtnala koşmaya başladılar."- Ö. Seyfettin.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YARDIM Nedir?


1 . Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet: "Bu, bir ricada bulunacak, bir yardım isteyecek sandı."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri.
3 . Etki: "Otların üstünde, ağaçların yapraklarında kalan yağmur damlaları rüzgârın da yardımıyla öğleye kadar kurudu."- N. Cumalı.
4 . Bağış, iane.

K K L O T U U Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Koltukçu,

7 Harfli Kelimeler

Okçuluk, Olukçuk,

6 Harfli Kelimeler

Çokluk, Kokulu, Koltuk, Tokluk,

5 Harfli Kelimeler

Çoklu, Çotuk, Kutlu, Okluk, Otçul, Otluk, Toklu, Tuluk,

4 Harfli Kelimeler

Koçu, Koku, Kulu, Kutu, Kuut, Okçu, Okul, Oltu, Oluk, Otçu, Otlu, Tulu, Uçlu, Uçuk, Utçu, Utku, Utlu,

3 Harfli Kelimeler

Çok, Çul, Koç, Kok, Kol, Kot, Kul, Kut, Lok, Lot, Tok, Tol, Tul, Ulu,

2 Harfli Kelimeler

Ok, Ol, Ot, Tu, Uç, Ut,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.