KOLA (TDK)


1 . Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta.
2 . Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı.
3 . Kolalama: "Zaten bu devirde kola, ütü bir evin baş işlerindendir."- R. H. Karay. kola (II) isim, bitki bilimi (ko'la) Fransızca cola
1 . Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata).
2 . Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılan içecek.

Kola kelimesi baş harfi K son harfi A olan bir kelime. Başında K sonunda A olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi O , üçüncü harfi L , dördüncü harfi A . Başı K sonu A olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANILAN Nedir?

Adı geçen, °mezkûr.

BAZI Nedir?


1 . Birtakım, kimi: "Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler."- Ö. Seyfettin.
2 . zarf Bazen: "Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim."- Y. K. Karaosmanoğlu.

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİM Nedir?


1 . Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim: "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır."- H. E. Adıvar.
2 . Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
3 . Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

BİTKİ Nedir?

Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen, döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren, yosun, ot, ağaç vb. canlıların genel adı, nebat.

BİTKİN Nedir?

Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın: "Kalbinden vurulmuş gibi kendini cansız, bitkin bir vaziyette koltuğa atmıştı."- A. Ş. Hisar.

BÖLGE Nedir?


1 . Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka: "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler."- Anayasa.
2 . Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye: "Bel bölgesi. Koltuk altı bölgesi."- .

BULAMA Nedir?


1 . Bulamak işi.
2 . Genellikle üzüm şırasının kaynatılması ile yapılan koyu pekmez: "Atlar, arabalar, dalkavuklar arasında geçen debdebelerle şimdiki kırk paralık bulama, altmış paralık peynir müşterilerine meram anlatmak arasında ne büyük tezat vardı."- Ö. Seyfettin.

CEVİZ Nedir?


1 . Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia): "Ceviz ağaçlarının altına çökebilir, tabakalarınızdan birer sigara yakabilirsiniz."- S. F. Abasıyanık.
2 . sıfat Bu ağacın kerestesinden yapılmış: "Yedekleri ise ceviz dolabın alt tarafına kaldırılmıştı."- N. Cumalı.
3 . bitki bilimi Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi, koz.

ÇEKİ Nedir?


1 . Tartı.
2 . 225,97
8 kg olan, odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan ağırlık ölçü birimi.
3 . mecaz Üzüntü, sıkıntı.
4 . halk ağzında Kadınların başlarına bağladıkları örtü.

ÇEKİRDEK Nedir?


1 . Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum: "Kayısı çekirdeği. Zeytin çekirdeği. Karpuz çekirdeği."- .
2 . Yenmek için satılan kabak veya ayçiçeği tohumu: "Şimdi bir sinemada kabak çekirdeği yiyorlar."- S. F. Abasıyanık.
3 . Ağaçlarda soyulmayan bölüm.
4 . biyoloji Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik: "İnsan kanındaki alyuvarlar, çekirdeği olmayan hücrelerdir."- .
5 . fizik Atom çekirdeği.
6 . eskimiş Kuyumculukta kullanılan ve
5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü.
7 . sıfat, mecaz Bir şeyin temelini oluşturan: "Çekirdek kadro."- .

ÇIKAR Nedir?

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DEVİR Nedir?


1 - Dönme, dönüş, dönü.
2 - Dolaşma, °tur.
3 - Aktarılma.
4 - Bir malın iyeliğini ya da bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme.
5 - Bir görevin, bir kimseden bir başkasına geçmesi.
6 - Sürekli ve düzenli değişme, çevrim.
7 - Bir devinim, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılan başka devinimlerden oluştuğunda devinimlerin her biri ya da bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, °periyot.

EVİN Nedir?


1 . Bir şeyin içindeki öz, lüp.
2 . Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe.

FRANSIZCA Nedir?


1 . Hint-Avrupa dillerinden, Fransa ve Fransız uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil: "Bülbül gibi İtalyanca, Fransızca, çatra patra Türkçe konuşuyor."- P. Safa.
2 . sıfat Bu dille yazılmış olan: "Fransızca kitap."- .

GÖMLEK Nedir?


1 . Vücudun üst kısmına giyilen kollu veya yarım kollu, yakalı giysi: "Sarı zeminli, kırmızı çiçekli gömleğinin yalnız boğazına tesadüf eden düğmesi ilikli, ötekiler açıktı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Kadınların giydikleri ince kumaştan yapılmış kolsuz, yakasız iç çamaşırı, kombinezon.
3 . Vücudun üst kısmına giyilen iç çamaşırı: "Don ve gömleği ile fırlamış erkekler kapıların önlerinde giyiniyorlardı."- A. H. Tanpınar.
4 . Kitap kapağına geçirilen kap, kılıf: "İplik dikiş, karton kapak ve beş renkli kuşe gömlek içinde çıkacak olan ... kitaplığımızın en değerli eserleri arasında yer alacaktır."- Y. Z. Ortaç.
5 . Beyaz ışık sağlamak için lambanın üzerine geçirilen amyanttan kılıf.
6 . Dosya kartonu.
7 . Memeli hayvanlarda bağırsakları dıştan saran yağlı zar.
8 . mecaz Göbek, batın: "İki gömlek yukarı dedesi filancadır."- .
9 . mecaz Basamak, kat, derece: "İki pehlivan yenişememiştir ama Aliço'nun bir gömlek üstün olduğu iyice belirlenmiştir."- S. Birsel.

HEKİM Nedir?

İnsanlardaki hastalıkları teşhis ve onları ilaçlarla veya bazı araçlarla tedavi eden kimse, doktor, tabip: "Hekim, ebenin kendi odasına geleceğini sandıysa doğru çıkmadı."- M. Ş. Esendal.

HEKİMLİK Nedir?

Hekim olma durumu.

İÇECEK Nedir?

İçilen her şey, meşrubat: "Burada yiyecek, içecek her şey var."- .

KAHVE Nedir?


1 . Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica).
2 . bitki bilimi Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.
3 . Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz.
4 . Bu tozla hazırlanan içecek: "Bir fincan kahve daha içer, bir tutam enfiye daha çekerdi."- A. Ş. Hisar.
5 . Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane: "Halktan biri olarak oturup dinlenebileceğiniz ucuz bir kahve kalmamıştır artık."- N. Cumalı.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARBONAT Nedir?


1 - Karbonik asidin bazlarla bileşerek oluşturduğu tuzların genel adı.
2 - Sodyum bikarbonat.

KATI Nedir?

Taşlık, °konsa.

KOKU Nedir?


1 . Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu: "Odanın içini kızarmış bir ekmek kokusu doldurmuştu."- S. F. Abasıyanık.
2 . Güzel kokmak için sürülen esans: "Koku sürünmek."- .
3 . mecaz Belirti, işaret: "Ortalıkta bir savaş kokusu var."- .

KOKULU Nedir?

Kokusu olan: "Perilerin kızgınlığını yatıştırmak için ceplerinde birçok kokulu otlar, tohumlar, üzerlikler taşıyordum."- H. R. Gürpınar.

KOLA Nedir?


1 . Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta.
2 . Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı.
3 . Kolalama: "Zaten bu devirde kola, ütü bir evin baş işlerindendir."- R. H. Karay. kola (II) isim, bitki bilimi (ko'la) Fransızca cola
1 . Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata).
2 . Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılan içecek.

KOLAGİLLER Nedir?

Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, büyük ve küçük kola ağaçları gibi birçok türü içine alan bir bitki familyası.

KOLALAMA Nedir?

Kolalamak işi, kola.

KOLALAMAK Nedir?

Gömlek, örtü vb. şeyleri, sert ve parlak olması için kolalı suya batırıp ütülemek: "Yaşmak kolalamak ve ütülemek kolay işlerden değildir."- R. H. Karay.

MADDE Nedir?


1 . Duyularla algılanabilen nesne.
2 . Bir cismi oluşturan öge, öz: "Cam yapmak için silisli maddeler kullanılır."- .
3 . Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm: "Kanun tatbikatında merhamet bilmez. Suçları maddeleriyle ölçer. Hükmünü verir, çarpar."- H. R. Gürpınar.
4 . Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri: "Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur."- S. Birsel.
5 . Para, mal vb. ile ilgili şey: "Maddeye önem vermek."- .
6 . Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.
7 . fizik Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek.
8 . kimya Molekül.

NİŞASTA Nedir?

Tahıl tanelerinden, mercimek, bezelye vb. bakla türleri veya patates gibi birtakım yumrulardan özel yöntemlerle çıkarılan una benzer bir madde: "Buğday nişastası. Mısır nişastası. Patates nişastası. Pirinç nişastası."- .

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ÖRTÜ Nedir?


1 . Örtmek için kullanılan şey, vualet: "Hekim, hastanın üstündeki örtüyü açtı."- M. Ş. Esendal.
2 . Yapılarda çatı, dam.

ÖZEL Nedir?


1 . Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan.
2 . Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.
3 . Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî: "Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta."- N. Cumalı.
4 . Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.
5 . Dikkate değer: "Özel bir ilgi gösterdi."- .
6 . Ayırt edici bir niteliği olan.
7 . Her zaman görülenden, olağandan farklı: "Özel durumları da göz önüne alalım."- .

SICAK Nedir?


1 . Havadaki yüksek ısı: "Bu sıcakta arada bir şeyler içip yemeden çalışılmıyor."- N. Cumalı.
2 . Sıcak yer: "Burası bir makine dairesi kadar sıcaktı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Hamam.
4 . sıfat Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı: "Yorganın altında sıcak gözyaşları dökerek gecelerce beklemişti."- O. Kemal.
5 . sıfat Isısı yüksek olan, çok ısınmış: "Kız kardeşim ikindiüzeri bana sıcak, limonlu bir çorba içirdi."- A. Gündüz.
6 . sıfat, mecaz Dostça olan, sevgi dolu: "Sıcak bir karşılama. Sıcak bir yuva."- .

ŞEKER Nedir?


1 . Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı.
2 . Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı: "Kolonya dökmekten, şeker tutmaktan, iyi gözükeceğim diye ağız etmekten yoruldu."- L. Tekin.
3 . tıp (***) Şeker hastalığı: "Yirmi gün evvel ameliyat edildiği hâlde biraz şekeri görüldüğü için henüz taburcu edilememişti."- H. Taner.
4 . sıfat, mecaz Sevimli, cana yakın ve güzel: "Hele bak, ne şeker şey!"- .

UYARICI Nedir?

Uyarma özelliği olan, uyaran, münebbih: "Uyarıcı öğüt."- .

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPIŞ Nedir?

Yapma işi.

YAPIŞTIRMA Nedir?


1 . Yapıştırmak işi.
2 . sıfat Yapıştırarak yapılan: "Yapıştırma terlik."- .
3 . eskimiş Gelinlerin yüzüne yapıştırılarak yapılan süs.

YAPIŞTIRMAK Nedir?


1 . Yapışmasını sağlamak: "Mektuplarına kendi pullarını yapıştırırlar, kendi memurlarıyla sevk ederlerdi."- F. R. Atay.
2 . Yaklaştırmak, birbirine dayamak: "Telefonu iyice kulağına yapıştırıyor."- A. İlhan.
3 . mecaz Hızlı bir biçimde yazmak: "O, masanın üzerinden kaptığı cetvele üç tane sıfırı yapıştırmıştı."- Ö. Seyfettin.
4 . (-i), mecaz Gecikmeden karşılık vermek veya gerekeni yapmak: "Miralay Bey, realist bir asker görüşü ile teşhisi yapıştırır."- H. Taner.

YETİ Nedir?


1 . İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke: "Aklımız fikrimiz hep insanda, yetilerimizi var gücümüzle çoğaltıp onun rahatlığına çalışıyoruz."- A. Erhat.
2 . ruh bilimi Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

A K L O Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Kola,

3 Harfli Kelimeler

Alo, Kal, Kol, Lak, Lok,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, La, Ok, Ol,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.