KİREÇLENMEK (TDK)


1 . Kireç dökülmek veya saçılmak.
2 . Kireç sürülmek: "Ağaçlar kireçlendi."- .
3 . Kireç bulaşmak: "Pantolonunuz kireçlenmiş."- .
4 . Organik dokularda, dokunun görevine engel olacak derecede kalsiyum tuzları birikmek.
5 . bitki bilimi Bitkilerin hücre zarlarında kalsiyum karbonat, kalsiyum oksalat vb. kalsiyum tuzları toplanmak.

Kireçlenmek kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi İ , üçüncü harfi R , dördüncü harfi E , beşinci harfi Ç , altıncı harfi L , yedinci harfi E , sekizinci harfi N , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi E , onbirinci harfi K . Başı K sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİM Nedir?


1 . Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim: "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır."- H. E. Adıvar.
2 . Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
3 . Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

BİRİKME Nedir?

Toplanıp yığılma.

BİRİKMEK Nedir?


1 . Toplanıp yığılmak: "Meydanlarda çamurlar, sular birikirdi."- S. F. Abasıyanık.
2 . Birbirine eklenip çoğalmak: "Sana verilecek havadislerim birikti."- P. Safa.

BİTKİ Nedir?

Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen, döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren, yosun, ot, ağaç vb. canlıların genel adı, nebat.

BULAŞMA Nedir?

Bulaşmak işi.

BULAŞMAK Nedir?


1 . Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek: "Tabak bulaştı."- .
2 . (-e) İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek: "Yüzüne gözüne yer yer kepek bulaşmıştı."- S. F. Abasıyanık.
3 . (-e) Hastalık geçmek, sirayet etmek: "Çocuğa suçiçeği bulaşmış."- .
4 . (-e) Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek: "Atiye'nin ters ters yüzüne bakmasına aldırmadan yerde bir dirseğinin üstüne uzanmış keyifle yatan Seyit'e bulaştı."- L. Tekin.
5 . (-e) İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak: "Seninle hiç alakası olmayan bu işe bulaşmak istemiyorsun."- A. Ümit.

DERE Nedir?


1 . Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu: "Bu ensiz tahta köprü altında ince dere."- E. B. Koryürek.
2 . coğrafya Bu akarsuyun yatağı.
3 . coğrafya İki dağ arasındaki uzun çukur.
4 . Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol.

DERECE Nedir?


1 . Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe: "Hukuk tahsilini Paris'te bitirmiş, birinci derece diploma almıştı."- Ö. Seyfettin.
2 . edat Denli, kadar: "Beyoğlu'nda bu derece itibar görmemişti."- E. E. Talu.
3 . fizik Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri: "Sıcakölçerin dereceleri."- .
4 . fizik Sıcaklıkölçer.
5 . kimya Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim.
6 . matematik Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi: "Dik açılar doksan derecedir."- .
7 . spor Başarı gösterme.

DOKU Nedir?


1 . Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
2 . mecaz Bir bütünün yapısı ve özelliği.

DÖKÜLMEK Nedir?


1 . Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak: "Tepesinden saçları bir hayli dökülmüştü."- S. F. Abasıyanık.
2 . Kumaş dökümlü olmak.
3 . Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak.
4 . (-e) Düşmek: "Bizim motor ikiye bölünüp suya döküldüğümüzde, dört kişiydik."- Z. Selimoğlu.
5 . Çıkmak, ortaya konulmak: "Âdeta düşünmeksizin kaleminden masal sahnelerine benzeyen dağ, dere, uçurum resimleri dökülüyordu."- R. N. Güntekin.
6 . Kaplamak, yayılmak: "Duvarlar, bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor."- M. Ş. Esendal.
7 . (-e) Salınmak, serbest bırakılmak: "Saçlarını arkaya atıp ensesine dökülen buklelerini kabarttı."- H. Taner.
8 . (-e), mecaz Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek: "Bahar o sene erken gelmiş, herkes tarlalara dökülmüştü."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek: "Yaşayan, var olan her şey eskiyip dökülecek."- B. R. Eyuboğlu.
10 . mecaz Çok yorgun, hasta olmak: "Erkek arıların takatleri kesilmeye başlar, bir bir dökülür, ölür giderler."- T. Buğra. 1
1 . coğrafya Akarsular, göl veya denize akmak.

ENGEL Nedir?


1 . Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap: "Bürokratik engelleri ortadan kaldıracak bir formül aradık ve bulduk."- H. Taner.
2 . Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer.
3 . Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer.
4 . Kara yollarının kenarlarına yapılan korkuluk, bariyer.
5 . spor Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer.

GÖRE Nedir?


1 . Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince: "... günün modasına göre taranmış saçlarıyla güzel bir kadın başı uzandı bahçeye."- N. Cumalı.
2 . Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran: "Bilginlerin dediğine göre on milyona yakın Türk yurt değiştirdi."- N. Araz.

GÖREV Nedir?


1 . Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.
2 . İşlev.
3 . Resmî iş, vazife: "Cavit Bey, görevi ona verdiği gün, Abdi Bey çok sevinmişti."- A. İlhan.
4 . Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.
5 . dil bilgisi Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.
6 . fizyoloji Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
7 . matematik Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.

HÜCRE Nedir?


1 . İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze.
2 . Küçük oda.
3 . Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda: "Sonunda hücresine götürdüler de boylu boyunca uzanabildi."- S. F. Abasıyanık.
4 . mecaz Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

KALSİYUM Nedir?

Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,5
5 olan, 84
5 °C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca).

KARBON Nedir?

Atom numarası 6, atom ağırlığı 1
2 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).

KARBONAT Nedir?


1 - Karbonik asidin bazlarla bileşerek oluşturduğu tuzların genel adı.
2 - Sodyum bikarbonat.

KİREÇ Nedir?


1 . Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO): "Duvarlar kireç badanalı idi."- S. F. Abasıyanık.
2 . Kalsiyum hidroksit, Ca(OH).

OKSALAT Nedir?

Billurları sidikte bulunabilen ve sidikyollarında taş yapan kalsiyum oksalatın kısa biçimi.

OLACAK Nedir?


1 . Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey: "Olmuşa değil, olacağa bak!"- .
2 . Olmasının önüne geçilemeyen durum: "İş olacağına varır."- .
3 . sıfat Olması, yapılması uygun olan: "Bu olacak iş mi?"- .

ORGANİK Nedir?


1 . Organlarla ilgili, uzvi.
2 . mecaz Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan: "Ne ki organik bütünlüğü ve büyüklüğü kalmamıştı."- S. Ayverdi.
3 . mecaz Canlı, güçlü (ilişki): "Yaşadığı dünyada gerçekliklerle olan organik bağlantısını tümüyle yitirmiştir."- S. İleri.

SAÇI Nedir?


1 . Gelinin başından aşağı saçılan çiçek, şeker, arpa, para vb. şeyler.
2 . Düğün armağanı.

SAÇILMA Nedir?

Saçılmak işi.

SAÇILMAK Nedir?


1 . Saçma işi yapılmak.
2 . Etrafa dağılmak, yayılmak.
3 . Açılıp saçılmak.

SÜRÜ Nedir?


1 . Evcil hayvanlar topluluğu: "Karşıki yamaçların sırtında kısrak sürüleri çanlarını sallayarak otluyordu."- R. H. Karay.
2 . Bir insanın bakımı altındaki hayvanların tümü.
3 . Birlikte yaşayan hayvan topluluğu.
4 . mecaz Yönlendirilebilen insan topluluğu: "Sokaklarda alay geçerken başka çocuklar da sürüye katılır, mektebe kadar giderler."- H. E. Adıvar.

SÜRÜLME Nedir?


1 . Sürülmek işi.
2 . Piyasaya çıkarılma: "Yeni paraların piyasaya sürülmesi için hazırlıklar yapılıyor."- .

SÜRÜLMEK Nedir?


1 . Sürme işine konu olmak veya sürme işi yapılmak.
2 . mecaz Uzaklaştırılmak, nefyedilmek: "Bir süre sonra müdürle iki öğretmenin ayrı ayrı yerlere sürüldüklerini öğrendim."- E. Bener.

TOPLA Nedir?

Üç parmaklı dirgen.

TOPLANMA Nedir?

Toplanmak işi.

TOPLANMAK Nedir?


1 . Toplama işine konu olmak: "Ağaçtaki meyveler toplandı."- .
2 . Toplantı yapmak.
3 . Kendine çekidüzen vermek.
4 . Şişmanlamak: "Kısacık boylu, kara kuru Nadir Hanım'ın yerinde şimdi şişman denilecek kadar etlenmiş, toplanmış, yağlanmış bir hanım var."- M. Ş. Esendal.

TUZLA Nedir?


1 . Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer, memleha.
2 . halk ağzında Davarlara kırda tuz verilen düz, taşlık ve kayalık yerler.
3 . halk ağzında Tuzlak. Tuzla özel, isim (tu'zla) İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

E E E K K L M N R Ç İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Kireçlenmek,

10 Harfli Kelimeler

Kireçlemek, Kireçlenme,

9 Harfli Kelimeler

Çenilemek, Eniklemek, İçerlemek, İneklemek, Kireçleme, Kirlenmek, Renklemek,

8 Harfli Kelimeler

Çekilmek, Çekinmek, Çekmelik, Çenileme, Eklenmek, Enikleme, Erkekçil, İçerleme, İçlenmek, İnekleme, Kemerlik, Kemrelik, Kerkinme, Kirlenme, Nekrelik, Nemçeker, Renkleme,

7 Harfli Kelimeler

Çekerek, Çekilme, Çekinme, Çekmeli, Çemenli, Çenekli, Çilemek, Ekilmek, Eklemek, Eklenme, Ekmekçi, Elenmek, Erinmek, Erkekçe, Erkekli, Ermenek, İçerlek, İçermek, İçlenme, İçmeler, İlenmek, İnlemek, Keçiler, Kekleme, Kemençe, Kemerli, Keneler, Klinker,

6 Harfli Kelimeler

Çekmek, Çelenk, Çelmek, Çelmik, Çemrek, Çeneli, Çermik, Çileme, Ekenek, Ekilme, Ekleme, Elekçi, Elemek, Elenme, Emekçi, Emekli, Enemek, Erimek, Erinme, Ermeni, İçerme, İlenme, İnleme, İrkmek, Keçeli, Kekeme, Keleme, Kelime, Kemere, Kemlik, Kerime, Kermen, Kirmen, Lineer, Meleke, Melike, Nereli, Reçine, Renkçi, Renkli,

5 Harfli Kelimeler

Çekek, Çekel, Çekem, Çeker, Çekik, Çekim, Çekme, Çelek, Çelen, Çelik, Çelim, Çelme, Çemen, Çenek, Çilek, Çimek, Çimen, Eklem, Ekler, Ekmek, Elçek, Elçim, Eleme, Elmek, Emlik, Eneme, Enlem, Erime, Erinç, Erkeç, Erkek, Erken, Erkin, Erkli, Erlik, Ermek, Ermin, İçlem, İçmek, İçrek,

4 Harfli Kelimeler

Çeki, Çene, Çenk, Çeri, Çile, Çine, Ekim, Ekin, Ekli, Ekme, Elçi, Elek, Elem, Elik, Elim, Emeç, Emek, Emel, Emen, Emik, Emin, Emir, Enek, Enik, Enir, Enli, Erek, Eren, Erik, Eril, Erim, Erin, Erke, Erme, İçel, İçme, İçre, İken, İlçe, İlke,

3 Harfli Kelimeler

Çek, Çil, Çim, Çir, Eke, Elk, Erk, İle, İlk, İnç, Kek, Kel, Kem, Ker, Kik, Kil, Kim, Kin, Kir, Lim, Lir, Meç, Men, Mil, Mir, Nem, Nim,

2 Harfli Kelimeler

Çe, Ek, El, Em, En, Er, İç, İl, İm, İn, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Ne, Re,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.