KİNAYE (TDK)


1 . Düşünüleni dolaylı olarak anlatan söz: "Babam bu kinayeyi anlardı sanırım fakat anlamamazlıktan gelirdi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Üstü kapalı, sitemli, dokunaklı söz: "Demek lokantadaki kinayeler hep ona karşıydı. Aleyhine bir şeyler kuruluyordu."- S. F. Abasıyanık.
3 . edebiyat Sözün gelişiyle, gerçek anlamların dışında bir kavrama değinme sanatı.

Kinaye kelimesi baş harfi K son harfi E olan bir kelime. Başında K sonunda E olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi İ , üçüncü harfi N , dördüncü harfi A , beşinci harfi Y , altıncı harfi E . Başı K sonu E olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALEYH Nedir?

Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı: "Aleyhinde bir tertip kuranların gadrine uğradım."- R. H. Karay.

ANLAM Nedir?


1 . Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, fehva, valör.
2 . mantık Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

ANLAMA Nedir?


1 . Anlamak işi, vukuf.
2 . felsefe Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

ANLAMAMAZLIK Nedir?

bakınız anlamazlık.

DEĞİNME Nedir?

Değinmek işi, temas.

DOKUNAKLI Nedir?

Etkili, insanın içine işleyen, müessir, patetik: "Seni anlıyorum kızım dedim. Aklıma daha dokunaklı bir söz gelmedi."- M. Ş. Esendal.

DOLAYLI Nedir?

Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta, endirekt.

DÜŞÜN Nedir?

Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

DÜŞÜNÜ Nedir?

Düşün, °fikir, °ide.

EDEBİYAT Nedir?


1 - Yazın, °literatür.
2 - Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve yapıtlarının tümü, °literatür.
3 - Yazınsal yapıtlara ilişkin bilgilerin öğretildiği ders.
4 - İçten olmayan, gereksiz, boş sözler.

FAKAT Nedir?

Yalnız, ancak, ama, °lakin.

GELİR Nedir?


1 . Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat: "Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı."- M. Yesari.
2 . Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.

GELİŞ Nedir?

Gelme işi: "Keklik gibi taştan taşa sekerek / Gerdan açıp gelişini sevdiğim."- Ruhsati.

GERÇEK Nedir?


1 . Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.
2 . Gerçeklik: "Her hâlde o gün imparatorluğun ölümü apaçık bir gerçekti."- H. E. Adıvar.
3 . Doğruluk: "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir."- B. Felek.
4 . sıfat Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki, reel: "Kâğıt paranın saymaca değeri varsa da gerçek değeri yoktur."- .
5 . sıfat Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici: "Gerçek elmas. Gerçek hikâye."- .
6 . sıfat Temel, başlıca, asıl: "Bir kişinin ahlaklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlaka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır."- N. Ataç.
7 . sıfat Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan: "Bu peyzajdaki çiçekler son derece gerçek."- .
8 . sıfat Yapay olmayan.
9 . sıfat, felsefe Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan.

KAPALI Nedir?


1 . Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı: "Şimdi oğlunu kanlı göğsü, kapalı gözleri, mor dudaklarıyla görür gibi oluyordu"- N. Hikmet.
2 . Geçilmez durumda olan.
3 . Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri).
4 . Başı örtülü (kadın).
5 . Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem.
6 . Gizli, saklı: "Meclisler, iç tüzük hükümlerine uygun olarak kapalı oturumlar yapabilir."- .
7 . Açık olmayan (giyecek): "Damalı bir eteklik, açık mavi, kapalı bir yün kazak giymişti."- N. Cumalı.
8 . Bulutlu, karanlık (hava): "Ankara'nın soğuk, kapalı havalı günlerinden biriydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
9 . mecaz İçe dönük yaradılışta olan: "Kapalı ruhlu, ağırbaşlı, güç heyecana gelir insanlardır."- R. H. Karay.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KAVRAMA Nedir?


1 . Kavramak işi, anlama, algılama: "Sanat eri çalışır, bir eser kor ortaya, onun güzel olduğuna inanır, o güzelliği herkesin anlamasını, kavramasını ister."- N. Ataç.
2 . Ağaç kuşak.
3 . Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme.
4 . halk ağzında Küçük orak.

KİNAYE Nedir?


1 . Düşünüleni dolaylı olarak anlatan söz: "Babam bu kinayeyi anlardı sanırım fakat anlamamazlıktan gelirdi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Üstü kapalı, sitemli, dokunaklı söz: "Demek lokantadaki kinayeler hep ona karşıydı. Aleyhine bir şeyler kuruluyordu."- S. F. Abasıyanık.
3 . edebiyat Sözün gelişiyle, gerçek anlamların dışında bir kavrama değinme sanatı.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUL Nedir?

Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

KURULU Nedir?

Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş: "Herkes kendini damlara, kurulu cibinliklerin içine atardı."- B. Günel.

LOKANTA Nedir?


1 . Yemek pişirilip satılan yer, aşevi, restoran: "Galata lokantalarının yemekleri üzerine tetkikler yapmaya başlamış."- A. Rasim.
2 . halk ağzında Aşçı.

SANA Nedir?

Sen zamirinin yönelme durumu.

SANAT Nedir?


1 - Bir duygunun, tasarının ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ya da bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık.
2 - Belli bir uygarlığın anlayış ve beğeni ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.
3 - Bir şey yapmada gösterilen ustalık.
4 - Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü.
5 - Zanaat.

SANI Nedir?

Sanma durumu veya sonucu, zan, zehap: "Söylediklerimiz, yazdıklarımız, hayatın birtakım konulara bölünmüş olduğu sanısını sürdürüp yalanı berkitmekten başka neye yarar?"- N. Ataç.

SİTE Nedir?


1 . Genellikle belli meslek adamları için yapılmış veya belli amaçlarla kurulmuş konutlar topluluğu, iş merkezi.
2 . eskimiş Şehir.
3 . Kentlerde, belirli bir merkezden yönetilen, genellikle güvenliği sağlanmış toplu yerleşim merkezi.
4 . tarih İlk Çağda kendi yasalarıyla yönetilen bir veya birkaç kentten oluşan devlet.
5 . bilişim Kişi veya kuruluşların Genel Ağ'da oluşturduğu değişik konulardaki bilgilendirici sayfalar.

SİTEM Nedir?

Bir kimseye, yaptığı bir hareketin veya söylediği sözün üzüntü, alınganlık, kırgınlık vb. duygular uyandırdığını öfkelenmeden belirtme: "Millî Mücadelenin başından o güne kadar Atatürk'ün en hafif bir sitemine uğramamıştım."- Y. K. Karaosmanoğlu.

SİTEMLİ Nedir?

Sitem taşıyan: "Ruhsar tatlı ama sitemli bakışıyla susturmasa bacı daha kim bilir ne kadar konuşacak."- A. İlhan.

A E K N Y İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Kinaye,

5 Harfli Kelimeler

Enayi, Yakin, Yenik,

4 Harfli Kelimeler

Akne, Ayin, Ayni, Ekin, Enik, İane, İken, İkna, İnak, İnek, Kain, Kani, Niye, Yani, Yeni, Yine,

3 Harfli Kelimeler

Ani, Ayn, İka, İye, Kan, Kay, Kin, Ney, Yak, Yan, Yek, Yen,

2 Harfli Kelimeler

Ak, An, Ay, Ek, En, Ey, İn, Ke, Ki, Ne, Ya, Ye,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.