KEYİFLENMEK (TDK)

Keyifli duruma gelmek, neşelenmek: "O kadar keyiflenmiştim ki yoldan atıyla geçmekte olan köylüyü bile görmemiştim."- S. F. Abasıyanık.

Keyiflenmek kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi E , üçüncü harfi Y , dördüncü harfi İ , beşinci harfi F , altıncı harfi L , yedinci harfi E , sekizinci harfi N , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi E , onbirinci harfi K . Başı K sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİLE Nedir?


1 . Da, de, dahi: "Bir damlası bile deniz hakkında bize ilmî bir fikir vermeye yetişir."- R. H. Karay.
2 . zarf, eskimiş Birlikte.
3 . zarf Üstelik: "Konuşmadılar bile."- .

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GEÇME Nedir?


1 . Geçmek işi, mürur.
2 . Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.
3 . sıfat Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan: "Geçme çerçeve."- .

GEÇMEK Nedir?


1 - Bir yerden başka bir yere gitmek.
2 - Bir yandan girip öte yandan çıkmak.
3 - Yol olarak kullanmak.
4 - [(Bir şey) Kafasından, yüreğinden, gözlerinden vb. geçmek] Kısa bir anortaya çıkmak.
5 - (Bir duruma) Uğramak, konu olmak.
6 - Bırakmak, vazgeçmek.
7 - Yaşamak.
8 - Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak.
9 - Olmak, vuku bulmak, °cereyan etmek.
10 - (Hastalık için) Bulatmak, °sirayet etmek. 1
1 - Herhangi bir durum, soyaçekim yoluyla birinde görünmek. 1
2 - Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. 1
3 - Yerini bırakıp başka yer almak. 1
4 - Bir konu üzerinde ya da bir yerde çalışmış, yetişmiş olmak. 1
5 - Etkilemek, işlemek. 1
6 - Görev almak. 1
7 - Kalmak, devrolmak. 1
8 - Geride bırakmak, aşmak. 1
9 - Tükenmek, bitmek, sona ermek.
20 - Üstünlük sağlamak. 2
1 - Söylemeden ya da bitirmeden atlamak. 2
2 - (Zaman için) Aşmak, geride bırakmak, harcamak. 2
3 - (Belli bir zaman) Sona ermek, bitmek. 2
4 - Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. 2
5 - Birinden meşk etmek. 2
6 - Sönmek. 2
7 - Bir madde durum, düzey değiştirmek. 2
8 - Yazılmak, girmek. 2
9 - Sürümü olmak, satılmak.
30 - Konuşmada ya da basında sözü edilmek. 3
1 - Yürürlükte bulunmak, geçerli olmak, tedavülde olmak. 3
2 - Okulda, sınavda başarı göstermek. 3
3 - Bir yere gidip oturmak. 3
4 - (Yol ya da akarsu için) Bir yerin yakınından ya da içinden gitmek. 3
5 - Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak, bozulmak. 3
6 - Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. 3
7 - Kimi sözcüklerle birleşik eylem yapar. 3
8 - İyileşmek. 3
9 - Fırsat yitirilmek.

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

GÖRME Nedir?

Görmek işi, rüyet.

GÖRMEMİŞ Nedir?

Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KEYİF Nedir?


1 - Vücut esenliği, sağlık.
2 - Canlılık, tasasızlık, iç rahatlığı.
3 - Hoş vakit geçirme.
4 - İstek, heves, zevk.
5 - İspirtolu içki ve başka maddeler kullanıldığında insanda görülen durum.
6 - Yolsuz ve kuraldışı istek.
7 - Esrar.

KEYİFLİ Nedir?

Keyfi yerinde, neşeli: "Sabahleyin güneşe bırakılmış kalaylı bir tas su gibi şıkır şıkır, ışık içinde keyifliyim."- R. H. Karay.

KÖYLÜ Nedir?


1 . Köyde yaşayan veya köyde doğmuş olan: "Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun / Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini."- Ö. B. Uşaklı.
2 . isim Köydeş: "Hasan benim köylümdür."- .
3 . isim Köy halkı: "Köylüleri, özellikle onları çok iyi tanıyordu."- T. Buğra.
4 . mecaz Kaba, anlayışsız: "Otomobilin içinden köylü kılıklı, tıknaz bir adam çıktı."- H. Taner.

NEŞE Nedir?


1 . Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç, şetaret: "Zaferin bütün neşesi bu ihtiyarda idi."- F. R. Atay.
2 . Hafif sarhoşluk, çakırkeyif olma.

NEŞELENME Nedir?

Neşelenmek işi.

NEŞELENMEK Nedir?

Neşeli duruma gelmek, şenlenmek, keyiflenmek.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

E E E F K K L M N Y İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Keyiflenmek,

10 Harfli Kelimeler

Keyiflenme,

9 Harfli Kelimeler

Eniklemek, İneklemek, Yenilemek, Yinelemek,

8 Harfli Kelimeler

Efilemek, Eklenmek, Enikleme, Felemenk, İnekleme, Kefenlik, Yekinmek, Yemeklik, Yenileme, Yenilmek, Yineleme,

7 Harfli Kelimeler

Efemine, Efileme, Ekilmek, Eklemek, Eklenme, Elenmek, Eylemek, İlenmek, İnlemek, Kefenli, Kekleme, Yekinme, Yeleken, Yemekli, Yemenli, Yenilme,

6 Harfli Kelimeler

Efelek, Efelik, Ekenek, Ekilme, Ekleme, Elemek, Elenme, Emekli, Enemek, Enfiye, Eyleme, Filenk, İlenme, İnleme, Kefeki, Kefeli, Kefiye, Kekeme, Keleme, Kelime, Kemlik, Meleke, Melike, Yeleme, Yelken, Yelmek, Yemeni, Yemlik, Yenmek,

5 Harfli Kelimeler

Eklem, Ekmek, Eleme, Elmek, Emlik, Eneme, Enlem, Eylem, Felek, Fenik, İlmek, İmlek, İnmek, Kefek, Kefen, Kefil, Kefne, Kelek, Kelem, Kelik, Kemik, Kenef, Keyif, Liken, Mekik, Melek, Melik, Menfi, Meyil, Nefiy, Nemli, Nikel, Yelek, Yelin, Yelme, Yemek, Yemin, Yenik, Yenli, Yenme,

4 Harfli Kelimeler

Ekim, Ekin, Ekli, Ekme, Elek, Elem, Elif, Elik, Elim, Emek, Emel, Emen, Emik, Emin, Enek, Enik, Enli, Feke, File, Film, Fink, İken, İlke, İlme, İnek, İnme, Kefe, Keke, Kele, Keme, Kene, Kile, Klik, Leke, Lenf, Lime, Link, Meke, Meni, Mine,

3 Harfli Kelimeler

Efe, Eke, Elk, Fek, Fel, Fen, Fil, Fin, İle, İlk, İye, Kek, Kel, Kem, Kik, Kil, Kim, Kin, Lef, Ley, Lif, Lim, Men, Mey, Mil, Nem, Ney, Nim, Yek, Yel, Yem, Yen,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, En, Ey, Fe, İl, İm, İn, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Ne, Ye,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.