KESMECE (TDK)


1 . Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz): "Kesmece kavun, kesmece beyim, daha bir diyeceğin var mı / Kes kes al karpuzlarımı."- B. Necatigil.
2 . zarf (ke'smece) Kesip bakarak beğenmek şartıyla: "Karpuzu kesmece aldım."- .
3 . zarf (ke'smece) Aradaki değer ayrımını gözetmeksizin hepsi bir fiyattan: "Bu kitapları kesmece yüzer liradan aldım."- .

Kesmece kelimesi baş harfi K son harfi E olan bir kelime. Başında K sonunda E olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi E , üçüncü harfi S , dördüncü harfi M , beşinci harfi E , altıncı harfi C , yedinci harfi E . Başı K sonu E olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALDI Nedir?

"söylemeye başladı" anlamında kullanılan bir söz: "Aldı Kerem. Aldı Köroğlu."- .

AYRIM Nedir?


1 . Ayırma işi, tefrik: "Kuvvetler ayrımı."- .
2 . Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark: "Bu arada silinen ayrımlar ve ayrımcıklar, bulanıklığı iyiden iyiye artırıyor."- T. Uyar.
3 . Alt bölüm.
4 . mantık Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark.
5 . Ayrılma noktası: "Yol ayrımı."- .
6 . sinema, TV (***) Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü.

BAKARAK Nedir?

Göre: "Sen onlara bakarak daha anlayışlısın."- .

BEĞENMEK Nedir?


1 . İyi veya güzel bulmak: "Kuvvetini beğenen Murat farkına varmadan gülümsediğini neden sonra fark etti."- R. H. Karay.
2 . (nsz) Benzerleri arasından birini seçip ayırmak: "Otellerden bir otel beğeneceğiz."- R. H. Karay.
3 . Onaylamak, kabul etmek, tasvip etmek.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DEĞER Nedir?


1 . Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet, valör.
2 . Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha.
3 . Yüksek ve yararlı nitelik.
4 . Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
5 . felsefe Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.
6 . matematik Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
7 . Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

DİYE Nedir?


1 . Herhangi bir yargıya vararak.
2 . Niteleyerek.
3 . Sanarak, diyerek.

FİYAT Nedir?


1 - Alım ya da satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, °paha.
2 - Bir mal ya da hizmet için uygun görülen parasal karşılık.
3 - Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki.

GÖSTERİ Nedir?


1 . İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun: "Uçakların uçuş gösterileri."- .
2 . Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
3 . Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi: "Sinematekte film gösterileri başladı."- .
4 . Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerinin yer aldığı gösteri, şov.
5 . Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılan sunum, demonstrasyon, demo.
6 . Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat.

GÖZE Nedir?


1 . Hücre.
2 . halk ağzında Su kaynağı.

GÖZETME Nedir?

Gözetmek işi: "Yeryüzünde bir başına değilsiniz, başkalarının zevkini, hatırını da gözetmeniz gerekir."- N. Ataç.

GÖZETMEK Nedir?


1 . Korumak, bakmak, özen göstermek, himaye etmek: "Büyük kardeşler küçükleri gözetir."- .
2 . Önem vermek, göz önünde bulundurmak, ayrı tutmak.
3 . (nsz) Kollamak, beklemek: "Fırsat gözetmek. Uygun bir zaman gözetmek."- .
4 . Bir sonuca giderken bütün ayrıntı ve etkenleri dikkate almak.
5 . Kayırmak.

HEPSİ Nedir?

Varlıkların, şeylerin tümü.

KARPUZ Nedir?


1 . Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki (Citrullus vulgaris).
2 . bitki bilimi Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi.
3 . Lamba karpuzu.
4 . argo Kadın memesi: "Karpuzları daha da sarsıla sarsıla gülüyordu şimdi."- N. Cumalı.

KAVUN Nedir?


1 . Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum).
2 . Bu bitkinin genellikle güzel kokulu, sulu ve etli meyvesi.

KESME Nedir?


1 . Kesmek işi.
2 . Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas.
3 . sıfat Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan: "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat."- R. H. Karay.
4 . sıfat Kesin, değişmez, maktu: "Kesme fiyat."- .
5 . dil bilgisi Kesme işareti.
6 . edebiyat Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat.
7 . bitki bilimi Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli,
5 m kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia).
8 . matematik Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi.
9 . sinema, TV (***) İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum.
10 . eskimiş Lokum.

KESMECE Nedir?


1 . Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz): "Kesmece kavun, kesmece beyim, daha bir diyeceğin var mı / Kes kes al karpuzlarımı."- B. Necatigil.
2 . zarf (ke'smece) Kesip bakarak beğenmek şartıyla: "Karpuzu kesmece aldım."- .
3 . zarf (ke'smece) Aradaki değer ayrımını gözetmeksizin hepsi bir fiyattan: "Bu kitapları kesmece yüzer liradan aldım."- .

KİTAP Nedir?


1 . Ciltli ve ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü: "Ona son olarak rüya için kitaptaki tabiri aramanın abes olduğunu söylediğimi hatırlıyorum."- A. Ş. Hisar.
2 . Herhangi bir konuda yazılmış eser: "Acaba bir edebiyat kitabında hazır bir tarif bulamaz mıyız?"- F. R. Atay.
3 . Kutsal kitap.

LİRA Nedir?


1 . Yüz kuruş değerinde Türk para birimi, teklik: "Bu pazarlığın yapıldığı zamanda liranın kıymeti vardı."- R. H. Karay.
2 . Bazı ülkelerin para birimi: "Mısır lirası. Suriye lirası."- .
3 . eskimiş Yedi gram ağırlığında altın sikke, sarı lira.

MÜŞTERİ Nedir?


1 . Hizmet, mal vb. alan ve karşılığında ücret ödeyen kimse: "Fırçayı iyice sabunlar, hoş vuruşlarla dolaştırırdı müşterinin yüzünde."- N. Cumalı.
2 . sıfat Alıcı.

NECAT Nedir?

Kurtuluş.

SATI Nedir?


1 . Satma işi, satış.
2 . sıfat Adanmış.

ŞART Nedir?

Koşul.

YÜZER Nedir?

Yüz sıfatının üleştirme biçimi, her birine yüz, her defasında yüzü bir arada olan.

ZARF Nedir?


1 . Kap, kılıf, sarma.
2 . İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese: "Bir sabah kahvaltımı yaparken bana gösterişli bir zarf getirdiler."- A. Haşim.
3 . İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap: "Kenarları ezik bir çift altın kahve fincanı zarfını elinde evirir çevirirdi."- R. Enis.
4 . dil bilgisi Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç: Az yaşamıştı. Geç kalınca utandı gibi.

C E E E K M S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Kesmece,

5 Harfli Kelimeler

Emcek, Eseme, Esmek, Kesme, Sekme,

4 Harfli Kelimeler

Ekme, Emek, Esme, Keme, Kese, Meke, Seme,

3 Harfli Kelimeler

Cem, Ece, Eke, Kem, Kes, Sek, Sem,

2 Harfli Kelimeler

Ce, Ek, Em, Es, Ke, Me, Se,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.