KENDİLİĞİNDEN (TDK)


1 . Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi: "... birkaç dakika masa başında beklese kendiliğinden bir şeyler yazmaya başlarmış."- A. H. Tanpınar.
2 . sıfat, bitki bilimi İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit.
3 . sıfat, fizik İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane: "Kalbin, atardamarların hareketi kendiliğindendir."- .
4 . sıfat, toplum bilimi Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan.

Kendiliğinden kelimesi baş harfi K son harfi N olan bir kelime. Başında K sonunda N olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi E , üçüncü harfi N , dördüncü harfi D , beşinci harfi İ , altıncı harfi L , yedinci harfi İ , sekizinci harfi Ğ , dokuzuncu harfi İ , onuncu harfi N , onbirinci harfi D , onikinci harfi E , onüçüncü harfi N . Başı K sonu N olan 13 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ATARDAMAR Nedir?

Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİM Nedir?


1 . Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim: "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır."- H. E. Adıvar.
2 . Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
3 . Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

BİRKAÇ Nedir?


1 - Çok olmayan, az sayıda, az.
2 - Az sayıda kimse.

BİTKİ Nedir?

Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen, döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren, yosun, ot, ağaç vb. canlıların genel adı, nebat.

BİZATİHİ Nedir?

Kendiliğinden, kendinden, özünden: "Çünkü eski devir, bizatihi suçun kendisi idi."- S. Ayverdi.

DAKİKA Nedir?


1 . Bir saatlik zamanın altmışta biri: "On dakika bir mecliste insanların susması korkunç bir şeydir."- S. F. Abasıyanık.
2 . An, zaman: "Bundan sonra sizi her dakika arayacağım."- C. Uçuk.
3 . matematik Bir derecenin altmışta biri.

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

FİZİK Nedir?


1 . Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı: "Fizik bilimi mekanik, ısı, ışık, elektrik ve manyetizma bölümlerine ayrılır."- .
2 . İnsanın doğal yapısı.
3 . Kişinin dış görünüşü.

GERÇEK Nedir?


1 . Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.
2 . Gerçeklik: "Her hâlde o gün imparatorluğun ölümü apaçık bir gerçekti."- H. E. Adıvar.
3 . Doğruluk: "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir."- B. Felek.
4 . sıfat Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki, reel: "Kâğıt paranın saymaca değeri varsa da gerçek değeri yoktur."- .
5 . sıfat Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici: "Gerçek elmas. Gerçek hikâye."- .
6 . sıfat Temel, başlıca, asıl: "Bir kişinin ahlaklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlaka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır."- N. Ataç.
7 . sıfat Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan: "Bu peyzajdaki çiçekler son derece gerçek."- .
8 . sıfat Yapay olmayan.
9 . sıfat, felsefe Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan.

HARE Nedir?


1 . Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır: "Uskumrunun hareleri daha sık, gözleri küçük oysa kolyozun hem hareleri daha taraklı hem gözleri daha patlak."- O. Rifat.
2 . Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş.
3 . Çok sert taş, mermer.

HAREKE Nedir?

Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

HUDA Nedir?

- hüda.

HUDAYİNABİT Nedir?


1 . Kendiliğinden yetişen (bitki).
2 . mecaz Başıboş büyümüş (kimse).
3 . mecaz Eğitim görmemiş, kendi kendini yetiştirmiş olan (kimse).

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

İRADESİZ Nedir?

İstençsiz: "O, artık bu adamın elinde iradesiz, cansız bir şey gibiydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KENDİLİĞİNDEN Nedir?


1 . Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi: "... birkaç dakika masa başında beklese kendiliğinden bir şeyler yazmaya başlarmış."- A. H. Tanpınar.
2 . sıfat, bitki bilimi İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit.
3 . sıfat, fizik İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane: "Kalbin, atardamarların hareketi kendiliğindendir."- .
4 . sıfat, toplum bilimi Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan.

MASA Nedir?


1 - Bir destek üzerine oturtulmuş bir tabladan oluşan mobilya.
2 - Aynı masada oturanların tümü: Bizim masa sanatçıdan Rumeli türküleri istedi .
3 - Çeşitli amaçlarla kullanılan düz yüzeyli gereç.
4 - Belli konularla ilgili işlerin görüldüğü bölüm.
5 -
6 - İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama arası.

OLUŞ Nedir?


1 - Olmak eylemi ya da biçimi, °vuku.
2 - Oluşma, °teşekkül, °tekevvün.
3 - Bir durumdan öteki duruma geçiş.

SEBEP Nedir?

Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey: "Aynayı kırmamın hiçbir sebebi yoktur."- S. F. Abasıyanık.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SPONTANE Nedir?


1 . Anında yapılan: "Spontane çeviri."- .
2 . zarf Kendiliğinden.

TOPLUM Nedir?


1 . Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet: "İlkel toplum."- .
2 . Topluluk.

YAZMA Nedir?


1 . Yazmak işi, tahrir: "Yazmanın çok enstantane bir düşünce olduğunu biliyorum."- S. F. Abasıyanık.
2 . Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap.
3 . halk ağzında Kaba kulak hastalığı.

YETİ Nedir?


1 . İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke: "Aklımız fikrimiz hep insanda, yetilerimizi var gücümüzle çoğaltıp onun rahatlığına çalışıyoruz."- A. Erhat.
2 . ruh bilimi Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

ZORLA Nedir?


1 . Zor kullanarak, cebren, zecren, metazori: "Ona da bu hakikati zorla kabul ettirecekti."- Ö. Seyfettin.
2 . İstemeyerek, isteksiz olarak, zoraki: "Adama beş lira verdik, zorla başımızdan savdık."- B. Felek.

ZORLAMA Nedir?


1 . Zorlamak işi, zecir: "İlk gençliğimin en büyük sıkıntısı bu şiir zorlamasıdır."- F. R. Atay.
2 . tıp (***) Özellikle oynaklarda ara keseciklerinin fıtığı olarak beliren, bir organın zorlanmış olmasıyla ortaya çıkan aksaklık veya bozukluk.
3 . sıfat Zorlanarak sağlanan, cebrî: "Melodram ile vodvilin temelde eş yapıda, zorlama türler olduğunu yazar durmadan."- N. Cumalı.

D D E E K L N N N Ğ İ İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

Kendiliğinden,

10 Harfli Kelimeler

İğnedenlik,

9 Harfli Kelimeler

Kendinden,

8 Harfli Kelimeler

Kedidili, Kendinde,

7 Harfli Kelimeler

Dedelik, Dikenli, Elinden, İğnelik, İndinde, Kininli, Nedenli, Niğdeli, Ninelik,

6 Harfli Kelimeler

Değini, Değnek, Denden, Dikili, Dikine, Eğinik, İğneli, İkindi, İlinek, Likide,

5 Harfli Kelimeler

Değil, Değin, Delik, Denek, Denli, Dikel, Diken, Dilek, Dinek, Dinen, Dinli, Eğlek, Ekili, Elden, İğlik, İkili, İlkin, Kendi, Kinin, Kinli, Leğen, Liken, Linin, Neden, Niğde, Nikel, Ninni,

4 Harfli Kelimeler

Dede, Deli, Delk, Deni, Denk, Dide, Dine, Dini, Dink, Edik, Eğik, Eğil, Eğin, Ekin, Ekli, Elde, Elek, Elik, Enek, Enik, Enli, İdil, İğde, İğne, İken, İlik, İlke, İndi, İnek, İnik, Kedi, Kele, Kene, Kile, Leke, Link, Nene, Nine,

3 Harfli Kelimeler

Dek, Dik, Dil, Din, Ede, Edi, Eğe, Eke, Elk, İde, İki, İle, İlk, İni, Kel, Kil, Kin,

2 Harfli Kelimeler

De, Ek, El, En, İğ, İl, İn, Ke, Ki, Le, Ne,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.