KELEBEK (TDK)


1 . Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad: "Kelebek gibi uçmada ruhumuz / Barış dolu bu yıldız bahçesinde."- A. M. Dranas.
2 . sıfat Biçim olarak bu böceklere benzeyen: "Kaymakam Bey jaketataylı, kelebek kravatlıdır."- T. Buğra.
3 . hayvan bilimi Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan.
4 . Bu hayvanın neden olduğu hastalık.
5 . teknik Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm.

Kelebek kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi E , üçüncü harfi L , dördüncü harfi E , beşinci harfi B , altıncı harfi E , yedinci harfi K . Başı K sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ASALAK Nedir?


1 . Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit.
2 . sıfat, mecaz Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, tufeyli.

BAHÇE Nedir?


1 . Sebze yetiştirilen yer, bostan: "Bahçenin bir köşesinde büyük bir bostan kuyusuyla mıhlanmış bir kapı vardı."- R. N. Güntekin.
2 . Çiçek ve ağaç yetiştirilen yer: "Bir otelin ağaçlıklı, çiçeklerle süslü bahçesi önünde durmuştuk."- R. H. Karay.

BARIŞ Nedir?


1 . Barışma işi: "Biz baba kız biliyorduk ki bu gibi kaçışlar, bir barışla biter."- M. Ş. Esendal.
2 . Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh: "Atatürk'ün insan haklarına ve dünya barışına ne kadar saygılı bir lider olduğunu ifade etti."- H. Taner.
3 . Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç: "Barış içinde yaşamak."- .
4 . Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam: "Devlet işçi işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirler alır."- Anayasa.

BENZEYEN Nedir?

Bir benzetmede niteliğini benzetmeden alan, nitelikçe zayıf olan.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİM Nedir?


1 . Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim: "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır."- H. E. Adıvar.
2 . Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
3 . Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

BÖCE Nedir?

Böcü.

BÖCEK Nedir?


1 . Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere.
2 . Istakoza benzer, uzunluğu 30-
40 cm kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı.
3 . halk ağzında Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar: "Artık onun yalnızca bir böcek ısırığı olduğunu düşünüyordum."- O. Pamuk.

BÖCEKLER Nedir?

Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.

BÖLÜ Nedir?


1 - Bölme işlemini gösteren ÷ iminin okunuşu, °taksim; a ÷ b anlatımı, "a bölü b" diye okunur.
2 - Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu; a / b kesri "a bölü b" diye okunur.

BÖLÜM Nedir?


1 . Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım: "Asıl yalıya bitişik bir binada belki de eski selamlık bölümünde idiler."- R. H. Karay.
2 . Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.
3 . mecaz Çağ, devir: "O gün edebiyat tarihinde hecenin beş şairi diye bir bölüm açanların üçü orada tanıştılar."- Y. Z. Ortaç.
4 . biyoloji Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.
5 . eğitim bilimi Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.
6 . matematik Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

BUĞRA Nedir?

Erkek deve, iki hörgüçlü deve, buğur.

CİNS Nedir?


1 . Tür, çeşit: "Portakal, turunç cinsinden bir meyvedir."- .
2 . Aralarında ortak özellikler bulunan varlıklar topluluğu: "Bizim operetlerimiz cinsinden bir sürü halk tiyatroları var."- H. Taner.
3 . Soy, kök, asıl: "Ben bir Türküm, dinim, cinsim uludur."- M. E. Yurdakul.
4 . sıfat, argo Garip, tuhaf.
5 . Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu.
6 . sıfat Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan: "Derler ki cins kediler bu çirkinliği gizlemek için tenha yerlerde ölmeye giderlermiş."- P. Safa.

ÇEVRİ Nedir?


1 . Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme, tevil.
2 . coğrafya Girdap: "Hava çevrisi şiddetli olduğundan ağaçları söker, yapıları yıkar."- .

DOLU Nedir?

Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü: "Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti."- T. Buğra.

DÖRT Nedir?


1 . Dört sayısının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 4, IV rakamlarının adı.
3 . sıfat Üçten bir artık.

GENEL Nedir?


1 . Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi: "Genel seçim. Genel tarih."- .
2 . Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan: "Genel bir sıralama yapmak gerekirse denebilir ki dünyada en iyisi mutlu, dengeli bir evliliktir."- H. Taner.
3 . Yetkisi ve sorumluluğu çok olan: "Genel başkan. Genel müdür."- .
4 . Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne): "Genel kitaplık."- .
5 . Bir genelleme sonucunda elde edilen: "Genel düşünce."- .

GEVİŞ Nedir?

Bazı hayvanların yutmuş olduğu yiyeceği ağzına getirip yeniden çiğnemesi.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

HASTA Nedir?


1 . Sağlığı bozuk olan, esenliği yerinde olmayan, hastalanmış, rahatsız: "Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu."- Y. K. Beyatlı.
2 . mecaz Aşırı düşkün, tutkun: "Maç hastası."- .
3 . argo Parasız, züğürt.
4 . teklifsiz konuşmada Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

HASTALIK Nedir?


1 . Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı: "Hastalıktan, doktordan oldum bittim korkarım."- H. Taner.
2 . Ruh sağlığının bozulması durumu.
3 . Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk: "Filoksera, bağ hastalıklarının en korkuncudur."- .
4 . mecaz Aşırı düşkünlük, tutku: "Temizlik hastalığı."- .

HAYVAN Nedir?


1 . Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık: "İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi."- F. R. Atay.
2 . sıfat, mecaz Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
3 . hakaret yollu Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
4 . halk ağzında At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık: "Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu."- Ö. Seyfettin.

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

JAKETATAY Nedir?

Resmî ziyaret ve davetlerde erkeklerin giydikleri, arkası yırtmaçlı, etekleri uzun ve ön köşeleri yuvarlak kesilmiş ceket.

KANA Nedir?

Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler.

KANAT Nedir?


1 . Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ: "Kuşun kanatlarını kısıp bir taş parçası gibi yere süzüldüğü gözümün önündedir."- M. Ş. Esendal.
2 . Balıklarda yüzgeç.
3 . Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey.
4 . Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı: "Bir müddet kapı kanatlarının kenarlarını okşarcasına yokladı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . Yan, taraf: "Perde kanadı."- .
6 . Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri: "Partinin sol kanadı."- .
7 . Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol: "Yel değirmeni kanadı."- . "Pervane kanadı."- .
8 . Angıç.
9 . askerlik Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah: "Ordunun sağ kanadı."- .
10 . spor Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol uçlarında yer alan oyuncular.

KANATLI Nedir?

Kanadı olan: "Senelerden beri leylek görmüyorum. Hatta bu kanatlı yaz seyyahlarının son senelerde İstanbul'a rağbetleri az."- A. Haşim.

KANATLILAR Nedir?

Böceklerin kanatlı olanlarını içine alan alt sınıf.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARACİĞER Nedir?

Karın boşluğunun sağında bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ: "Bu sefer de uzun parmaklarını karaciğer bölgesinde gezdirmeye başlar."- H. Taner.

KELEBEK Nedir?


1 . Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad: "Kelebek gibi uçmada ruhumuz / Barış dolu bu yıldız bahçesinde."- A. M. Dranas.
2 . sıfat Biçim olarak bu böceklere benzeyen: "Kaymakam Bey jaketataylı, kelebek kravatlıdır."- T. Buğra.
3 . hayvan bilimi Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan.
4 . Bu hayvanın neden olduğu hastalık.
5 . teknik Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm.

KOLAYCA Nedir?


1 . Oldukça kolay.
2 . zarf (kola'yca) Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden: "Evi kolayca bulduk."- .

KRAVAT Nedir?

Boyunbağı.

KRAVATLI Nedir?

Kravat takmış olan.

NEDEN Nedir?


1 . Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep: "İzmir'in işgali faciası, özel nedenlerden, onu ayrıca ilgilendiriyor."- A. İlhan.
2 . zarf Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin: "Biz şarklılar neden ille her şeyi büyütüp efsaneleştiririz?"- H. Taner.
3 . felsefe Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet.

NESNE Nedir?


1 . Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje: "Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil."- S. M. Alus.
2 . dil bilgisi Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: ""Ali bir kitap almış" cümlesinde "kitap" nesnedir."- .
3 . felsefe Öznenin dışında kalan her konu, obje: "Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş."- S. Birsel.

NESNEL Nedir?


1 . Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı.
2 . mecaz Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, afaki, objektif.
3 . felsefe Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OLDU Nedir?


1 . Evet.
2 . ünlem Başüstüne.

ÖRTÜ Nedir?


1 . Örtmek için kullanılan şey, vualet: "Hekim, hastanın üstündeki örtüyü açtı."- M. Ş. Esendal.
2 . Yapılarda çatı, dam.

ÖRTÜLÜ Nedir?


1 . Örtüsü olan: "Orta yaşlı, başı örtülü bir kadın yanımda duruyor."- R. H. Karay.
2 . Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış: "Yerler yemyeşil ve ıslak bir çimenle örtülü."- A. Haşim.
3 . mecaz Gizli, saklı.
4 . zarf, mecaz Açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde, müphem.

RENK Nedir?


1 - Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum.
2 - Nitelik.

SAYI Nedir?


1 - Sayma, ölçme, tartma gibi işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu anlatan söz, °rakam.
2 - Gazete ve dergi gibi süreli yayınların bir bütün oluşturan değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, °nüsha.
3 - Bir spor karşılaşmasında, karşılaşanlardan her birinin başarı derecesini saptayan nicelik.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SOMUN Nedir?

Yuvarlak ve şişkin ekmek: "Çocuk işe başlamadan Şaban amca bir çanak yoğurtla bir yarım somunu getiriyordu."- H. E. Adıvar. somun (II) isim, teknik Fransızca saumon Cıvatanın ucuna geçirilen, içi yivli demir başlık.

TEKNİK Nedir?


1 . Bir sanat, bir bilim, bir meslek dalında kullanılan yöntemlerin hepsi.
2 . Fizik, kimya, matematik vb. bilimlerden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama: "Yurdumuz teknik gelişme yolundadır."- .
3 . sıfat Bu uygulamaya dayanan, bu uygulamaya ilişkin: "Teknik okul."- .
4 . Yol, beceri, yöntem: "Bu kızın sanatını hiç olmazsa teknik tarafından bildiğine hükmediyorum."- H. E. Adıvar.

TÜRLÜ Nedir?


1 . Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.
2 . isim Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

UÇMA Nedir?

Uçmak işi.

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

VİDA Nedir?

Döndürülerek bir yere sokulan burmalı çivi.

YARA Nedir?


1 . Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik: "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım."- R. H. Karay.
2 . Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık: "Geminin omurgasındaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acı: "Bu yarayı deşmeyin."- .

YILDIZ Nedir?


1 . Güneş ve ay dışında gökyüzünde görülen ışıklı gök cisimlerinden her biri: "Baktık geceden fecre kadar ellerde / Yıldızlara yükselen kadehler gördük."- Y. K. Beyatlı.
2 . Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star: "Bir keresinde de bir yerli opera yıldızımız gelmişti."- H. Taner.
3 . Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil: "Türk bayrağındaki yıldız beş ışınlıdır."- .
4 . sıfat Bu biçimde olan.
5 . mecaz Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse: "Cebirde, geometride, fizikte sınıfımızın yıldızı idim."- Y. Z. Ortaç.
6 . mecaz Baht, şans, talih.
7 . denizcilik Kuzey yönü, kuzey.

B E E E K K L Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Kelebek,

5 Harfli Kelimeler

Belek, Kelek,

4 Harfli Kelimeler

Elek, Kebe, Keke, Kele, Leke,

3 Harfli Kelimeler

Bek, Bel, Ebe, Eke, Elk, Kek, Kel, Leb,

2 Harfli Kelimeler

Be, Ek, El, Ke, Le,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.