KEBAP (TDK)


1 . Doğrudan doğruya ateşte veya kap içinde susuz olarak pişirilmiş et: "Oradan ayrılınca hemen çarşıya koşar, sıcak bir ekmek alır, içini kebapla doldurur, anama götürürdüm."- H. E. Adıvar.
2 . Kızartma, çevirme veya kavurma yoluyla hazırlanan her türlü yiyecek: "Kestane kebabı. Patlıcan kebabı."- .
3 . sıfat Kavrulmuş, kızarmış: "Kebap mısır."- .
4 . sıfat, mecaz Yanmış, yanık.

Kebap kelimesi baş harfi K son harfi P olan bir kelime. Başında K sonunda P olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi E , üçüncü harfi B , dördüncü harfi A , beşinci harfi P . Başı K sonu P olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ATEŞ Nedir?


1 . Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr: "Uygarlık ateşten doğmuştur."- .
2 . Tutuşmuş olan cisim.
3 . Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç: "Yemeği ateşten indirdim."- .
4 . Patlayıcı silahların atılması: "Top ateşi geceye kadar sürdü."- .
5 . Vücut ısısı: "Ateşi kırktan aşağıya düşmezdi."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Öfke, hırs, hınç: "Fırlayıp ayağa kalkmış, bir duvara yaslanarak ateş fışkıran gözlerle onu seyre başlamıştı."- T. Buğra.
7 . mecaz Coşkunluk: "Nejat Efendi'nin çalışında Peregrini'nin ihtirası, ateşi yoktu."- H. E. Adıvar.
8 . mecaz Tehlike, felaket: "Kendinizi ateşe atıyorsunuz."- .
9 . mecaz Büyük üzüntü, acı: "İçimin ateşi hiç küllenmedi. Seneler geçtikçe daha alevleniyor. Evlat acısı bu ..."- H. R. Gürpınar.

AYRILI Nedir?

Ayrılmış olan, ayrı duran, munfasıl.

ÇARŞI Nedir?

Dükkânların bulunduğu alışveriş yeri: "Elbet çarşıda bir kahve, bir çaycı dükkânı bulurum."- Y. Z. Ortaç.

ÇEVİRME Nedir?


1 . Çevirmek işi, tedvir: "Kırmızı balıklar birdenbire canlanırlar ve kavanozun içinde birbiri ardınca keyifli keyifli çark çevirmeye başlarlar."- H. E. Adıvar.
2 . Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi: "Değirmende, daha sabahtan gönderilip hazırlanan yağlı bir oğlak çevirmesini tam kıvamında buldular."- R. H. Karay.
3 . sıfat Çevrilmiş, tercüme edilmiş: "Fransızcadan çevirme bir eser."- .
4 . halk ağzında Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar: "Evlerinin önü yüksek çevirme / Kadir Mevla'm bugünlük de ayırma"- Halk türküsü.
5 . askerlik Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara.
6 . müzik Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

DOĞRU Nedir?


1 . Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
2 . Gerçek, yalan olmayan: "Doğru haber."- .
3 . Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun: "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur."- A. Gündüz.
4 . isim Gerçek, hakikat: "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz."- N. Ataç.
5 . isim, matematik İki nokta arasındaki en kısa çizgi: "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."- .
6 . zarf Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde: "Çocuk doğru okudu."- .
7 . zarf Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
8 . zarf Yakın, yakınlarında: "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu."- F. R. Atay.
9 . edat Karşı yönünce: "Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
10 . mecaz Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.

DOĞRUDAN Nedir?


1 . Aracısız: "Doğrudan pazarlık."- .
2 . zarf Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan: "Devreye girmeselerdi seninle doğrudan görüşmek niyetindeydim."- A. Ümit.

EKMEK Nedir?


1 . Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek, nan, nanıaziz: "Odayı, tatlı, sıcak bir kızarmış ekmek kokusu bürümüş."- Y. Z. Ortaç.
2 . mecaz İnsanı geçindirecek iş, kazanç: "Biz iyi kötü tiyatroya bağlamışız ekmeğimizi."- N. Cumalı.
3 . halk ağzında Yemek, aş: "Ekmeği bizde yiyelim mi? Allah ne verdiyse."- T. Buğra.

GÖTÜRÜ Nedir?


1 . Fiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.).
2 . zarf Toptan fiyat vererek: "Bu kitapların hepsini götürü on bin liraya aldım."- .

HAZIR Nedir?


1 . Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya: "Ben hazırım, isterseniz gidelim."- .
2 . Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş: "Yemek hazır, buyurun."- .
3 . Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı: "Hazır elbise. Hazır ayakkabı."- .
4 . zarf Bu fırsattan yararlanarak: "Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım."- R. N. Güntekin.

HEMEN Nedir?


1 . Çabucak.
2 . Aşağı yukarı: "Hayır, yalnız ben değilim onu beğenmeyen, sevmeyen, hemen kimse beğenmiyor o şairi, sevmiyor."- N. Ataç.
3 . Yalnız, sadece.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

KAVRULMUŞ Nedir?

Kavurarak yenebilir hale getirilmiş.

KAVURMA Nedir?


1 . Kavurmak işi.
2 . Kendi yağıyla pişirilip kavrulduktan sonra yenen veya dondurulup saklanan et: "Sinide haşlanmış ve ikiye kesilmiş yumurtalar, yeşilsoğanlar, tulum peynirleri, kavurmalar vardı."- T. Buğra.
3 . sıfat Kavrulmuş olan.

KEBAP Nedir?


1 . Doğrudan doğruya ateşte veya kap içinde susuz olarak pişirilmiş et: "Oradan ayrılınca hemen çarşıya koşar, sıcak bir ekmek alır, içini kebapla doldurur, anama götürürdüm."- H. E. Adıvar.
2 . Kızartma, çevirme veya kavurma yoluyla hazırlanan her türlü yiyecek: "Kestane kebabı. Patlıcan kebabı."- .
3 . sıfat Kavrulmuş, kızarmış: "Kebap mısır."- .
4 . sıfat, mecaz Yanmış, yanık.

KIZARTMA Nedir?


1 . Kızartmak işi.
2 . Kızartılarak hazırlanmış yemek: "Kabak kızartması. Patlıcan kızartması."- .
3 . sıfat Kızartılarak pişirilmiş: "Kızartma et."- .

KOŞA Nedir?


1 - Çift, eş, ikiz.
2 - Hep birlikte.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MISIR Nedir?


1 . Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık
2 m olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays).
2 . Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü.
3 . Bu ürünün taneleri.

PATLICAN Nedir?


1 . Patlıcangillerden, kalın saplı, uzunca yapraklı otsu bitki (Solanum melongena).
2 . Bu bitkinin sebze olarak kullanılan, mor renkli, uzunca veya toparlak ürünü.

PİŞİ Nedir?

Mayalı hamurdan yapılan, yağda kızartılarak pişirilen bir tür yiyecek.

SICAK Nedir?


1 . Havadaki yüksek ısı: "Bu sıcakta arada bir şeyler içip yemeden çalışılmıyor."- N. Cumalı.
2 . Sıcak yer: "Burası bir makine dairesi kadar sıcaktı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Hamam.
4 . sıfat Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı: "Yorganın altında sıcak gözyaşları dökerek gecelerce beklemişti."- O. Kemal.
5 . sıfat Isısı yüksek olan, çok ısınmış: "Kız kardeşim ikindiüzeri bana sıcak, limonlu bir çorba içirdi."- A. Gündüz.
6 . sıfat, mecaz Dostça olan, sevgi dolu: "Sıcak bir karşılama. Sıcak bir yuva."- .

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SUSUZ Nedir?


1 . Suyu olmayan, suyu bulunmayan: "Bir kadeh rakıyı susuz ve bir hamlede içti."- P. Safa.
2 . Suyu çok az olan: "Susuz portakal."- .
3 . Yağmursuz, kurak geçen: "Susuz bir yaz."- .
4 . Susamış olan: "Koca bir tarihin tutuştuğu çöllerde susuz yanan insanların çatlak dudaklarında temaşa ediyoruz."- F. R. Atay.
5 . zarf Su olmadan: "Susuz bırakmak."- . Susuz özel, isim (su'suz) Kars iline bağlı ilçelerden biri.

TÜRLÜ Nedir?


1 . Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.
2 . isim Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YANIK Nedir?


1 . Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz: "Elimdeki yanık iyi oldu. Halıdaki yanığı ördürmeli."- .
2 . sıfat Yanmış olan: "Yanık soğan kokulu bir buhar odayı dolduruyordu."- R. Enis.
3 . sıfat Rengi koyulaşmış: "Kocaman hasır şapkalarının altında sarı saçları uçan, yanık iki genç kız."- S. F. Abasıyanık.
4 . sıfat Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk: "Yanık bir çocuk."- .
5 . sıfat Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan.
6 . sıfat, mecaz Bıkkın, üzüntülü, dertli.
7 . sıfat, mecaz Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili: "Aşk söyletir en yanık türküleri / Ay buluta girdiği gecelerde."- C. S. Tarancı.

YİYECEK Nedir?


1 . Yenmeye elverişli olan her şey: "İçkiden yiyeceğe kadar her şeyi gemilere bu müessese temin ederdi."- S. F. Abasıyanık.
2 . sıfat Yenebilen.

YOLUYLA Nedir?


1 . Aracılığıyla, vasıtasıyla: "Dilekçesini kaymakamlık yoluyla göndermiş."- .
2 . Yöntemiyle, usulüne uygun olarak: "Her işi yoluyla yapar."- .

A B E K P Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Kebap,

4 Harfli Kelimeler

Beka, Kabe,

3 Harfli Kelimeler

Abe, Bak, Bap, Bek, Kap, Kep, Pak, Pek,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Ak, Be, Ek, Ke, Pe,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.