KAZINMAK (TDK)


1 . Kendi kendini kazımak.
2 . Kazıma işi yapılmak.
3 . Derisini kazır gibi kaşımak.
4 . Derisi yüzülürcesine tıraş olmak: "Bıyığını kesmeyen bir azınlık kaldı ise bile sakal dipten kazınmıştı."- H. Taner.
5 . mecaz Her tarafı iyice temizlemek.
6 . mecaz Varı yoğu, elindeki bütün parası alınmak veya çalınmak.

Kazınmak kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi A , üçüncü harfi Z , dördüncü harfi I , beşinci harfi N , altıncı harfi M , yedinci harfi A , sekizinci harfi K . Başı K sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALINMAK Nedir?


1 . Alma işi yapılmak: "Mahalle mektebinden alınmış, rüştiyeye verilmiş."- H. R. Gürpınar.
2 . Elde edilmek: "Her biri gerçek hayattan alınmış birer gerçek olmak."- H. R. Gürpınar.
3 . (-den) Uyarlanmak.
4 . (-e, -den), mecaz Bir sözün, bir davranışın kendisine olduğunu sanarak incinmek, kırılmak.

AZINLIK Nedir?


1 . Bir toplulukta herhangi bir nitelik bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, ekalliyet, çoğunluk karşıtı.
2 . toplum bilimi Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet.

BİLE Nedir?


1 . Da, de, dahi: "Bir damlası bile deniz hakkında bize ilmî bir fikir vermeye yetişir."- R. H. Karay.
2 . zarf, eskimiş Birlikte.
3 . zarf Üstelik: "Konuşmadılar bile."- .

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

ÇALINMAK Nedir?


1 . Çalma işine konu olmak: "Kapı kapanalı daha üç beş dakika olmadan tekrar çalınmış."- A. Ş. Hisar.
2 . halk ağzında İnme inmek.

DERİ Nedir?


1 . İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten: "Bütün kemikleri, ince bir deri altında birer birer sayılıyordu."- P. Safa.
2 . sıfat Bu tabakadan yapılmış: "Üstünde yine o siyah deri pardösüsü, kolunda siyah deri çantası."- N. Cumalı.
3 . İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.
4 . Soyulmadan yenen yemişlerin ince kabuğu veya soyulan yemişlerde kabuk altındaki zar.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

İYİCE Nedir?


1 . İyiye yakın: "İyice bir ev."- .
2 . zarf (iyi'ce) Çok, neredeyse tamamen: "Şapkası iyice yana yıkılmıştı."- Ç. Altan.
3 . zarf (iyi'ce) Gereği gibi: "Baltayı taşa mı vurduk, diyor, iyice görmemiş olacağım."- M. Ş. Esendal.

KAŞIMA Nedir?

Kaşımak işi.

KAŞIMAK Nedir?


1 . Vücudun herhangi bir yerindeki kaşıntıyı gidermek için tırnakla veya başka bir şeyle deriyi hafifçe ovmak: "Baktı ki doktor sakalını kaşıyarak susuyor."- S. F. Abasıyanık.
2 . mecaz Araştırmak, incelemek.
3 . mecaz Sinirlendirecek söz söylemek: "Bir saat sonra ayrılmak zorundaydık; bu nedenle birbirimizi kaşımamaya çok özen gösteriyorduk."- A. Kulin.
4 . mecaz Herhangi bir konuyu yeniden gündeme getirmek.

KAZI Nedir?


1 . Bir yeri kazma işi, hafriyat.
2 . Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması.
3 . Hak (II).

KAZIMA Nedir?


1 . Kazımak işi.
2 . tıp (***) Vücutta boşluklar içinde bulunan yabancı cisimleri, hasta veya zararlı sayılan dokuları kazıyarak almak, kürtaj.

KAZIMAK Nedir?


1 . Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak: "Tahtanın boyasını kazımak."- .
2 . Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak: "O daktilo yanlışını iğneyle kazıyarak düzeltebilirsin."- .
3 . Sertçe ovmak.
4 . Tıraş etmek: "Sakalını kazımak."- .
5 . (nsz) Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek: "Mühür kazımak."- .
6 . mecaz Aslını, kökünü çok detaylı araştırmak: "Avrupalılar, medeni bir adamı kazıyacak olursanız altında gorili bulursunuz, derler."- H. C. Yalçın.
7 . tıp (***) Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek: "Çıbanı kazıyarak aldılar."- .

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KESME Nedir?


1 . Kesmek işi.
2 . Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas.
3 . sıfat Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan: "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat."- R. H. Karay.
4 . sıfat Kesin, değişmez, maktu: "Kesme fiyat."- .
5 . dil bilgisi Kesme işareti.
6 . edebiyat Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat.
7 . bitki bilimi Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli,
5 m kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia).
8 . matematik Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi.
9 . sinema, TV (***) İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum.
10 . eskimiş Lokum.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

PARA Nedir?


1 . Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
2 . Kazanç: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
3 . eskimiş Kuruşun kırkta biri.

SAKAL Nedir?


1 . Yetişkin erkeklerde yanak ve alt çenede çıkan kılların tümü: "Sakalı kır, yaşı elliyi aşkın fakat dinçti."- F. R. Atay.
2 . Bazı hayvanlarda çene altında bulunan kılların tümü.
3 . denizcilik Gemi karinasında oluşan yosun, yapışan midye vb. yabancı madde.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TARA Nedir?

Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan eğri bir tür bıçak.

TARAF Nedir?


1 . Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri: "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat..."- R. H. Karay.
2 . Yön, yan, doğrultu: "Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Yöre, yer: "Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu."- H. Taner.
4 . İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri: "Karşı tarafın adamları."- .
5 . Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi: "Baba tarafı zengin."- .
6 . Bir şeyin belli bölümü, kısmı: "Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı."- .

TEMİZ Nedir?


1 . Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, hijyen, hijyenik: "İçki yerine soğuk su, temiz ayran... var."- F. R. Atay.
2 . Özenle yapılmış: "Temiz iş. Temiz dayak."- .
3 . Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan: "Temiz araba."- .
4 . Ahlakça lekesiz, necip, nezih: "Biraz fazla saf olmakla beraber çok temiz ve nazik bir çocuk..."- R. N. Güntekin.
5 . zarf Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde: "Temiz giyinmek."- .

TEMİZLEME Nedir?


1 . Temizlemek işi: "Artık benim gündelikle çamaşıra, ortalık temizlemeye gitmemden başka çare kalmadı."- H. E. Adıvar.
2 . Yüzeylere yapışmış leke ve kirlerin giderilmesi, çözelti veya asıltı durumuna getirilmesi olayı.

TEMİZLEMEK Nedir?


1 . Arıtmak: "Yeşil alanların, parkların, koruların klorofili kirli havayı süzer, temizler."- H. Taner.
2 . Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak.
3 . mecaz Bitirmek, tüketmek: "Bir aylık iş vardı, bir haftada temizledim. Bir tepsi böreği temizledi."- .
4 . argo Öldürmek, yok etmek: "İntihar etmeden önce de yargıcı temizleyecekti."- Ç. Altan.
5 . argo Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak.
6 . tıp (***) Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek.

TIRAŞ Nedir?


1 . Saç veya sakalı kesme işi, yülüme: "Tıraştan sonra da bıyık, sakal yerleri belli olurdu."- M. Ş. Esendal.
2 . Erkek saçını belli bir biçim vererek kesme: "Asker tıraşı."- .
3 . Kesilme ve kazınma zamanı gelmiş saç ve sakal: "Üç günlük tıraşıyla hasta yatıyordu."- .
4 . Bir şeyin üzerindeki pürüzleri alma, belli bir biçim vermek için yontma.
5 . argo Yalan, asılsız, bıktırıcı söz: "Bırak tıraşı, doğru konuş."- .

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPILMA Nedir?


1 . Yapılmak işi.
2 . sıfat Yapılmış: "Eve gelince sokak elbiselerini, yumuşak Fransız flanelinden yapılma ev elbiseleriyle değiştirirdi."- C. Uçuk.

YAPILMAK Nedir?


1 . Yapma işine konu olmak: "Yalı, bolluk zamanında yapılmış çok pencereli, iki katlı yayvan bir binadır."- B. Felek.
2 . mecaz Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak.

A A I K K M N Z Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Kazınmak,

7 Harfli Kelimeler

Kanıkma, Kazanım, Kazımak, Kazınma, Kınamak,

6 Harfli Kelimeler

Kakıma, Kamkaz, Kanmak, Kazıma, Kazmak, Kınama, Kızmak,

5 Harfli Kelimeler

Akmak, Akman, Akmaz, Anmak, Anzak, Azmak, Azman, Kakım, Kakma, Kaman, Kanık, Kanka, Kanma, Kazak, Kazan, Kazık, Kazım, Kazma, Kızak, Kızan, Kızma, Makak, Mazak, Nakız, Namaz, Nazım, Zaman, Zanka,

4 Harfli Kelimeler

Akak, Akım, Akın, Akma, Aman, Anam, Anık, Anız, Anka, Anma, Azık, Azma, Kaka, Kama, Kana, Kanı, Kaza, Kazı, Kına, Mana, Mazı, Zamk, Zınk,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Ama, Ana, Anı, Aza, Azı, Kak, Kam, Kan, Kaz, Kın, Kız, Nam, Naz, Zam, Zan,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, An, Az,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.