KAZIKLAMAK (TDK)


1 . Bir tarla veya arsanın sınırını belirtmek için kazık çakmak.
2 . teklifsiz konuşmada Bir malı, bir kimseye değerinden çok pahalıya satmak, alışverişte aldatmak.
3 . eskimiş Kazık cezasına çarptırmak.

Kazıklamak kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi A , üçüncü harfi Z , dördüncü harfi I , beşinci harfi K , altıncı harfi L , yedinci harfi A , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi K . Başı K sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALDATMA Nedir?

Aldatmak işi.

ALDATMAK Nedir?


1 . Beklenmedik bir davranışla yanıltmak.
2 . Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak: "Üç defadır bu yezit beni aldatıyor."- B. Felek.
3 . Birine verilen sözü tutmamak: "Arkadaş bizi aldattı, toplantıya gelmedi."- .
4 . Yalan söylemek.
5 . Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek: "Dekor, tarihî esvap gözleri aldatıyor."- Y. K. Beyatlı.
6 . Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek: "Genç kızı aldatmak için dil dökmeye başlamıştır."- P. Safa.
7 . Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek.
8 . Oyalamak, avutmak.

ALIŞ Nedir?

Alma işi.

ALIŞVERİŞ Nedir?


1 . Alım satım işlemi, muamele.
2 . mecaz İlişki, münasebet: "O bir defa bile görmemişti bu adamı. Bir alışverişi yoktu onunla."- T. Buğra.

ARSA Nedir?

Üzerine yapı yapılmak için ayrılmış yer.

BELİRTMEK Nedir?

Açıklamak, tebarüz ettirmek: "Üzüntülerini, kırgınlıklarını dudak büküp susarak belirtir."- N. Cumalı.

CEZA Nedir?


1 . Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.
2 . hukuk Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım: "... kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz."- Anayasa.

ÇAKMA Nedir?


1 . Çakmak işi.
2 . Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi.
3 . Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı.
4 . halk ağzında Deri hastalığı, yara, çıban.

ÇAKMAK Nedir?


1 . Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası: "Nasıl oldu bilmem, eğilip yakarken çakaralmaz çakmak kıvılcım çıkardı."- B. Felek.
2 . Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti.
3 . eskimiş Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni.

ÇAKMAK Nedir?


1 - Vurarak sokup yerleştirmek.
2 - Çiviyle tutturmak.
3 - Kazık çakıp hayvan bağlamak.
4 - Kabul edilmeyecek bir şeyi kurnazlıkla kabul ettirmek.
5 - Vurmak.
6 - Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak ya da çarpmak.
7 - Sezinlemek, anlamak, farkına varmak.
10 - İçki içmek. 1
1 - Parıldamak, ışık vermek.

ÇARPTIRMAK Nedir?


1 . Çarpma işini yaptırmak veya çarpmasına yol açmak: "Yüreğini çarptıran bir merakla ihtiyara yaklaştı."- P. Safa.
2 . (-i, -e) Yankesiciye kaptırmak.

DEĞER Nedir?


1 . Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet, valör.
2 . Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha.
3 . Yüksek ve yararlı nitelik.
4 . Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
5 . felsefe Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.
6 . matematik Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
7 . Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

KAZI Nedir?


1 . Bir yeri kazma işi, hafriyat.
2 . Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması.
3 . Hak (II).

KAZIK Nedir?


1 . Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç: "Çadır kazığı."- . "Hayvanı kazığa bağlamak."- .
2 . Direk, sopa.
3 . Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça.
4 . sıfat, mecaz Çok zor (soru, sınav vb.).
5 . teklifsiz konuşmada Alışverişte aldatma, aldatılma.
6 . spor Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun.
7 . eskimiş İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş.
8 . eskimiş Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KONUŞ Nedir?


1 . Konma işi.
2 . askerlik Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.
3 . coğrafya Konum.

KONUŞMA Nedir?


1 . Konuşmak işi: "Gecenin sessizliğini bozan bu gürültülü konuşmaların uğultusu yukarı katlara genişleyerek, sağırlaşarak çıkmaya başladı."- M. Ş. Esendal.
2 . Görüşme, danışma, müzakere.
3 . Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılan söyleşi, konferans: "Bu konuşmaya nihayet verirken okumak terbiyesinden bahsetmek lazımdır."- Y. K. Beyatlı.

PAHA Nedir?

Değer, fiyat, eder.

PAHAL Nedir?


1 . Ters, aksi: "Bazen - pahal gibi midemizden rahatsız olduğumuz günlerde - sık sık öğle ve akşam yemeklerine davetlisinizdir."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Ağır, hantal.

PAHALI Nedir?

Fiyatı yüksek olan, ucuz karşıtı: "Ana kız ikisini de sevinçlerinden çıldırtacak kadar ağır, pahalı hediyeler getirmişti."- R. H. Karay.

SATMA Nedir?

Satmak işi: "Bir kitabın çok satmasında o kitabı aklayıcı nedenler pek özel durumlara bağlıdır."- N. Cumalı.

SATMAK Nedir?


1 . Bir değer karşılığında bir malı alıcıya vermek: "Geniş arazisini parselleyip sattı."- T. Buğra.
2 . (nsz), mecaz Kendinde olmayan bir şeyi var gibi göstermek, taslamak: "Onun yerinde kim olsa bu kadar azamet satardı."- P. Safa.
3 . mecaz Bir kimse, kendini veya başkasını olduğundan daha önemli, yetkili ve değerli göstermek: "Herhâlde beni de satmasını bilmiş olacaktı ki hatırlılar masasında ehemmiyetli bir adam gibi karşılandım."- R. N. Güntekin.
4 . mecaz Bir çıkar karşılığında bir şeyi gözden çıkarmak, feda etmek.
5 . argo Bir yolunu bularak birinden ayrılmak: "Yanımdakini satamazsam size gelemeyeceğim."- .

SINIR Nedir?


1 - İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, °hudut.
2 - Komşu il, ilçe, köy ya da kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi.
3 - Bir şeyin yayılabileceği ya da genişleyebileceği son çizgi, uç.
4 - Uç, son.
5 - Konuşma için belirlenen ölçü.

TARLA Nedir?


1 . Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası: "Kulübelerinize ve tarlalarınıza ne kadar üzülseniz yeridir."- R. E. Ünaydın.
2 . Deniz hayvanlarının çok olduğu yer: "Midye tarlası. İstiridye tarlası."- .

TEKLİFSİZ Nedir?


1 . Samimi, içli dışlı, sıkı fıkı: "Bunlardan başka bazı teklifsiz aile dostları da var."- R. N. Güntekin.
2 . zarf Samimi, içli dışlı, sıkı fıkı bir biçimde.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

A A A I K K K L M Z Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Kazıklamak, Kızaklamak,

9 Harfli Kelimeler

Kazıklama, Kızaklama,

8 Harfli Kelimeler

Kakılmak, Kazaklık, Kazılmak,

7 Harfli Kelimeler

Aklamak, Azalmak, Iklamak, Kakılma, Kakımak, Kakmalı, Kalkmak, Kazılma, Kazımak,

6 Harfli Kelimeler

Aklama, Amalık, Azalma, Iklama, Kakıma, Kaklık, Kakmak, Kalkık, Kalkma, Kalmak, Kamalı, Kamkaz, Kazalı, Kazıma, Kazmak, Kılmak, Kızmak, Zamklı,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Aklık, Akmak, Akmaz, Alaka, Alaza, Alkım, Almak, Azlık, Azmak, Kakım, Kakma, Kalak, Kalık, Kalım, Kalma, Kazak, Kazık, Kazıl, Kazım, Kazma, Kılma, Kızak, Kızma, Lazım, Makak, Malak, Malaz, Mazak, Zamlı,

4 Harfli Kelimeler

Akak, Akıl, Akım, Aklı, Akma, Alaz, Alık, Alım, Alma, Amal, Azık, Azma, Kaka, Kala, Kama, Kaza, Kazı, Laka, Lama, Laza, Mala, Mazı, Zamk,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Ala, Ama, Aza, Azı, Kak, Kal, Kam, Kaz, Kıl, Kız, Lak, Lam, Laz, Mal, Zam,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, Az, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.