KAYBETMEK (TDK)


1 . Yitirmek: "Kadın o kadar kan kaybetmiş ki az daha ölecekmiş."- M. Ş. Esendal.
2 . Yenik düşmek, yenilmek: "Savaşı kaybetmek. Bahsi kaybetmek."- .
3 . Para bakımından zarara girmek: "Hesapta bu binlerce lirayı kaybetmek ihtimali yok değildi şüphesiz..."- R. Enis.
4 . mecaz Ölüm dolayısıyla ayrılmak: "Bir kızım vardı, doğururken onu da kaybettik."- S. F. Abasıyanık.

Kaybetmek kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi A , üçüncü harfi Y , dördüncü harfi B , beşinci harfi E , altıncı harfi T , yedinci harfi M , sekizinci harfi E , dokuzuncu harfi K . Başı K sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AYRILMA Nedir?


1 . Ayrılmak işi.
2 . fizik Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.

AYRILMAK Nedir?


1 . Ayırma işine konu olmak: "Geçen hafta, Akşehir'de Nasrettin Hoca törenine ayrılmıştı."- F. R. Atay.
2 . (-den) Bir yerden, bir kimseden, bir şeyden uzaklaşmak: "... rahat bir tavırla yanındaki adamdan ayrıldı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . (-den) Boşanmak: "Artık senden saklamaya sebep kalmıyor. Ben, Remzi Bey'den ayrılıyorum."- R. N. Güntekin.

BAKIM Nedir?


1 . Bakma işi.
2 . Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek: "Bahçe bakım ister."- .
3 . Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

BİNLERCE Nedir?

Pek çok, çok sayıda: "Yüzlerce, binlerce gün, ötekinden hiç farklı olmayarak geçmeyecek miydi sanki?"- H. C. Yalçın.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DEĞİL Nedir?

Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime: "Bu direniş çetin değil, haşin değil, yürek burkucuydu."- T. Buğra.

DOĞU Nedir?


1 . Güneşin doğduğu ana yön, gün doğusu, şark, maşrık, batı karşıtı.
2 . Bulunulan yere göre güneşin doğduğu yönde kalan bölge.
3 . gök bilimi Güneşin 2
1 Mart ve 2
3 Eylülde doğduğu yön.

DOLAYISIYLA Nedir?


1 . Bağlı olarak, doğrudan doğruya olmayarak: "Dolayısıyla onun da ne düşündüğünü anlamış olduk."- .
2 . Nedeniyle: "Başka sebepler dolayısıyla aileye karşı koymuş bulunuyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

DÜŞMEK Nedir?


1 - Yerçekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek.
2 - Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak ya da dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek.
3 - Yere devrilmek, yere serilmek.
4 - Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak.
5 - Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak.
6 - Yağmak.
7 - Vurmak, değmek, rastlamak.
8 - Vakti gelmeden (ölü) doğmak.
9 - Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak.
10 - Çıkarmak, eksiltmek. 1
1 - Bir zorunluk nedeniyle bulunduğu yerden ayrılmak, gitmek. 1
2 - Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. 1
3 - Uğramak, kapılmak. 1
4 - Yakışmak, uygun gelmek. 1
5 - Yakışık almak. 1
6 - Ödevi ya da yetkisi içinde bulunmak. 1
7 - Bulunmak. 1
8 - Biriyle yaşamak, çalışmak, birlikte olmak durumunda kalmak. 1
9 - Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak.
20 - Kötü bir nedenle istenmeden bir yerde bulunmak. 2
1 - İşbaşından uzaklaşmak. 2
2 - Hızı, gücü, değeri azalmak. 2
3 - (Isı ve basınç için) Eksilmek, azalmak. 2
4 - Düşkünleşmek. 2
5 - Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. 2
6 - Belirli zamana rastlamak. 2
7 - Fırsat çıkmak. 2
8 - Olmak, olumsuz bir duruma girmek. 2
9 - Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak.
30 - Kimi deyimlerde yürümek, birlikte gelmek anlamlarında kullanılır. önüne, peşine, arkasına düşmek. 3
1 - Bayağılaşmak. 3
2 - Alışmak, müptela olmak.

ESEN Nedir?

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

GİRME Nedir?

Girmek işi: "Fatoş'un içeri girmesiyle sabahtan beri esen kederli havanın dağılması bir oldu."- S. F. Abasıyanık.

GİRMEK Nedir?


1 . Dışarıdan içeriye geçmek: "İçeri girdiklerinde birinci film çoktan başlamıştı."- H. Taner.
2 . Sığmak: "Elim bu eldivene girmiyor."- .
3 . Katılmak, iltihak etmek: "Bugün edebiyat imtihanına girdim."- Y. Z. Ortaç.
4 . Almak, fethetmek: "Ordularımız İstanbul'a girdiler."- M. Ş. Esendal.
5 . İncelemek, ayrıntılara inmek.
6 . Girişmek, başlamak: "Kaçırdım gene ipin ucunu, bir türlü konuya giremiyorum."- N. Ataç.
7 . Bulaşmak: "Koyunlara kelebek hastalığı girdi."- .
8 . (nsz) Zaman anlamlı kavramlar için gelmek: "İlkbahar girdi."- .
9 . (nsz) Ağrı, sancı başlamak, saplanmak.
10 . Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek: "Göğün morlaşan kenarı eriyor, menekşe rengine giriyordu."- Ö. Seyfettin. 1
1 . İyice anlamak, iyice bilmek. 1
2 . Kavgaya tutuşmak. 1
3 . Başlamak. 1
4 . Erişmek, ulaşmak: "Yirmisine girdi."- . 1
5 . Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. 1
6 . Yazılmak, başlamak: "Okula girdi."- . 1
7 . Yemek yemek.

İHTİMAL Nedir?


1 - Olasılık, olabilirlik.
2 - Belki, ola ki.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KAYBETME Nedir?

Kaybetmek işi, yitirme: "Benimki vehim, bedbinlik, şiddetli arzularda duyulan kaybetme korkusu."- R. H. Karay.

KAYBETMEK Nedir?


1 . Yitirmek: "Kadın o kadar kan kaybetmiş ki az daha ölecekmiş."- M. Ş. Esendal.
2 . Yenik düşmek, yenilmek: "Savaşı kaybetmek. Bahsi kaybetmek."- .
3 . Para bakımından zarara girmek: "Hesapta bu binlerce lirayı kaybetmek ihtimali yok değildi şüphesiz..."- R. Enis.
4 . mecaz Ölüm dolayısıyla ayrılmak: "Bir kızım vardı, doğururken onu da kaybettik."- S. F. Abasıyanık.

LİRA Nedir?


1 . Yüz kuruş değerinde Türk para birimi, teklik: "Bu pazarlığın yapıldığı zamanda liranın kıymeti vardı."- R. H. Karay.
2 . Bazı ülkelerin para birimi: "Mısır lirası. Suriye lirası."- .
3 . eskimiş Yedi gram ağırlığında altın sikke, sarı lira.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

ÖLÜM Nedir?


1 . Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat: "Çenesinde babamın ölüm günü gördüğüm asabi buruşmalar var."- Y. Z. Ortaç.
2 . Ölme biçimi: "Yanarak ölümü, feciydi."- .
3 . İdam cezası: "Ölüme mahkûm oldu."- .
4 . ünlem Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz: "Zalimlere ölüm!"- .
5 . mecaz Sona erme, yok olma, ortadan kalkma: "Küçük sanayinin ölümü."- .
6 . mecaz Çok büyük sıkıntı, üzüntü: "Sürgün benim için ölüm gibi bir şey olmuştu."- R. N. Güntekin.

PARA Nedir?


1 . Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
2 . Kazanç: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
3 . eskimiş Kuruşun kırkta biri.

ŞÜPHE Nedir?


1 . Kuşku: "Hiçbir şey anlamamış, şüpheler içinde yerime gelip oturmuştum."- S. F. Abasıyanık.
2 . Kuruntu.

ŞÜPHESİZ Nedir?

Kuşkusuz: "İki üç gündür şüphesiz aç kalan tekir kedi kapıdan bakıyordu."- Ö. Seyfettin.

YENİ Nedir?


1 . Kullanılmamış olan, eski karşıtı: "Yeni giysi. Yeni ayakkabı."- .
2 . Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan: "Yeni haber. Yeni moda."- .
3 . En son edinilen: "Yeni eve taşındık."- .
4 . İşe henüz başlamış: "Yeni öğrenci. Yeni asker."- .
5 . O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan: "Yeni bir buluş. Yeni bir düşünce."- .
6 . Tanınmayan, bilinmeyen: "Yeni imzalara rastlıyoruz."- .
7 . Daha öncekilerden farklı olan: "Yeni ihtiyaçlarımız var."- .
8 . zarf Biraz önce, çok zaman geçmeden: "Yeni tanıştığım orman uzmanları çok nazik ve kibar insanlardı."- Ç. Altan.

YENİK Nedir?


1 . Bir hayvanın veya böceğin bir şeyi yiyerek onda bıraktığı iz: "Boynunda pire yenikleri vardı."- S. F. Abasıyanık.
2 . sıfat Yenmiş, aşınmış: "Önümüzde sakat ve her tarafı yenik masacıklar duruyor."- R. H. Karay. Birleşik Sözler bit yeniği http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=bit yeniği&EskiSoz=yenik&GeriDon=2 güve yeniği http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=güve yeniği&EskiSoz=yenik&GeriDon=2 kurt yeniği http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=kurt yeniği&EskiSoz=yenik&GeriDon=2 yenik (II) sıfat Savaş veya yarışmada yenilmiş, mağlup.

YENİLME Nedir?

Yenilmek işi.

YENİLMEK Nedir?

Yeme işi yapılmak veya yeme işine konu olmak.

YİTİRME Nedir?

Yitirmek işi.

YİTİRMEK Nedir?


1 . Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek: "Kalemimi yitirdim."- .
2 . Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak, kaybetmek.
3 . Ölüm sonucu kaybetmek.
4 . Yanlış yola girmek, kaybolmak: "Ormanda yolunu yitirenler, yollarını yine şaşırmamak için nereden yürümeye başlamışlarsa oraya dönerler."- Halikarnas Balıkçısı.

ZARAR Nedir?

Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat: "Aldığı günlerde iyi para getiren oteli zararla kapatmaya başlamışlar."- M. Ş. Esendal.

A B E E K K M T Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Kaybetmek,

8 Harfli Kelimeler

Kaybetme,

6 Harfli Kelimeler

Yetmek,

5 Harfli Kelimeler

Ekmek, Emaye, Etmek, Eytam, Kamet, Kayme, Mabet, Maket, Takke, Tekke, Tekme, Temek, Yekta, Yemek, Yetke, Yetme,

4 Harfli Kelimeler

Ayet, Beka, Beta, Ebat, Ebet, Ekme, Emay, Emek, Emet, Etek, Etme, Kabe, Kame, Kebe, Keka, Keke, Keme, Kete, Meke, Meta, Teke, Tema, Yeke, Yeme,

3 Harfli Kelimeler

Abe, Ate, Bak, Bat, Bay, Bek, Bet, Bey, Ebe, Eke, Kak, Kam, Kat, Kay, Kek, Kem, Ket, Mat, Met, Mey, Tab, Tak, Tam, Tay, Tek, Tem, Yak, Yat, Yek, Yem,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Ak, Am, At, Ay, Be, Ek, Em, Et, Ey, Ke, Me, Ta, Te, Ya, Ye,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.