KAVUŞTURMAK (TDK)

Kavuşmasını veya kavuşmalarını sağlamak: "Kollarını kavuşturup gözyaşı dökmekten başka elinden ne gelir?"- A. İlhan.

Kavuşturmak kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi A , üçüncü harfi V , dördüncü harfi U , beşinci harfi Ş , altıncı harfi T , yedinci harfi U , sekizinci harfi R , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi A , onbirinci harfi K . Başı K sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

DÖKME Nedir?


1 . Dökmek işi.
2 . sıfat Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan: "Dökme su."- .
3 . sıfat Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan: "Dökme buğday. Dökme portakal. Dökme çimento."- .
4 . sıfat Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış: "Dökme soba."- .
5 . denizcilik Dökme yük.

DÖKMEK Nedir?


1 - Sıvı ya da tane durumunda olan şeyleri bulundukları yerden, kaptan başka bir yere boşaltmak.
2 - Belli bir yere boşaltmak.
3 - Akıtmak, düşürmek.
4 - Saçmak, serpmek.
5 - Salmak, bırakmak.
6 - Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek.
7 - Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak.
8 - Maden, mum eriyiği ya da çimento, alçı gibi şeyleri kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak.
9 - Sulu hamuru kızgın yağ ya da tepsinin içine akıtarak pişirmek.
10 - Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. 1
1 - Bir şeyi yok etmek için atmak. 1
2 - Çok sayıda öğrenciyi sınavda ya da bir üst sınıfa geçirmedebaşarısız saymak. 1
3 - Bir eylemde ya da bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. 1
4 - Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak.

GELİR Nedir?


1 . Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat: "Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı."- M. Yesari.
2 . Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.

GÖZYAŞI Nedir?

Gözyaşı bezlerinin salgıladığı, kimi etkilerle akan duru sıvı damlacıklarından her biri.

İLHAN Nedir?


1 . İmparator.
2 . İran Moğollarında hükümdarın unvanı.

KAVUŞMA Nedir?


1 . Kavuşmak işi, buluşma, telaki: "Karısını ve kendisini memlekete dönmeye ve vatanına kavuşmaya ikna ettik."- B. Felek.
2 . bitki bilimi Mantar ve yosun sınıfından bazı aşağı bitkilerde, yeni bir birey oluşturmak için iki ayrı hücrenin birleşmesi.

SAĞLAM Nedir?


1 . Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."- F. R. Atay.
2 . Zarar görmemiş, bozulmamış: "Bütün eşya sağlam."- .
3 . Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor."- M. Ş. Esendal.
4 . Güvenilir: "Sağlam iş. Sağlam para."- .
5 . Gerçek, inanılır bir temeli olan: "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."- M. Ş. Esendal.
6 . zarf, halk ağzında (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak: "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."- H. R. Gürpınar.

SAĞLAMA Nedir?


1 . Sağlamak işi: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.
2 . matematik Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılan kontrol işlemi, mizan.

SAĞLAMAK Nedir?


1 . Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek: "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık."- H. Taner.
2 . Elde etmek, sahip olmak: "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti."- Y. N. Nayır.
3 . matematik Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. sağlamak (II) (nsz) Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

A A K K M R T U U V Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Kavuşturmak,

10 Harfli Kelimeler

Kavuşturma,

9 Harfli Kelimeler

Kavurtmak,

8 Harfli Kelimeler

Karakutu, Kavurmak, Kavurtma, Kavuşmak, Kavuştak, Kurutmak, Kuşatmak, Matruşka, Muvakkat, Vuruşmak,

7 Harfli Kelimeler

Avutmak, Karakuş, Karamuk, Kavurma, Kavuruş, Kavuşma, Kavuşum, Kurumak, Kurutma, Kuşatma, Mavruka, Vuruşma,

6 Harfli Kelimeler

Artmak, Avukat, Avutma, Avutuş, Karmak, Kartuk, Kartuş, Katmak, Katrak, Kavrak, Kavram, Kavruk, Kavşak, Kravat, Kurama, Kurmak, Kuruma, Kuşmar, Markka, Maşuka, Matrak, Matruş, Mukaar, Şakrak, Takmak, Taşmak, Travma, Tumşuk, Varmak, Vukuat, Vurmak,

5 Harfli Kelimeler

Karat, Akkuş, Akmak, Akşam, Aktar, Aktaş, Akvam, Armut, Artma, Aşmak, Atmak, Avrat, Avşar, Avurt, Kakma, Karma, Kaşar, Katar, Katma, Kavak, Kavat, Kavuk, Kavut, Kumar, Kumaş, Kumru, Kumuk, Kurak, Kuram, Kurma, Kurum, Kuruş, Kurut, Kuşak, Kuşku, Kutur, Makak, Makat, Makta, Maktu,

4 Harfli Kelimeler

Akak, Akar, Akma, Akur, Akut, Akva, Amut, Arak, Arka, Arma, Aşar, Aşma, Atak, Ataş, Atma, Avam, Avar, Kaka, Kama, Kamu, Kara, Kart, Kuka, Kuma, Kura, Kurt, Kuru, Kutu, Kuut, Maaş, Mark, Marş, Mart, Maşa, Murt, Muta, Ruam, Şaka, Şama, Şark,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ama, Ara, Ark, Arş, Art, Aşk, Ata, Aut, Kak, Kam, Kar, Kaş, Kat, Kav, Kum, Kur, Kuş, Kut, Maş, Mat, Muş, Mut, Ram, Rum, Şak, Şat, Şua, Şut, Tak, Tam, Tar, Taş, Tav, Tur, Tuş, Umu, Var, Vat,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, Ar, Aş, At, Av, Ra, Şu, Ta, Tu, Ur, Ut,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.