KARTEL (TDK)

Tekelci sermaye piyasasında, birtakım ticaret, üretim kuruluşlarının, genellikle kazanma veya başka kuruluşlara karşı tutunabilme vb. amaçlarla aralarında kurdukları dayanışma birliği. kartel (II) isim, denizcilik Fransızca cartel Gemilerde içlerine içme suyu konulan, ortası basık, küçük fıçı.

Kartel kelimesi baş harfi K son harfi L olan bir kelime. Başında K sonunda L olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi T , beşinci harfi E , altıncı harfi L . Başı K sonu L olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AMAÇ Nedir?


1 . Ulaşmak istenilen sonuç, maksat: "Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz."- Anayasa.
2 . Gaye: "Kuruluş amaç ve şartlarını kaybeden yahut kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen dernekler, kendiliğinden dağılmış sayılır."- Anayasa.
3 . Hedef: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
4 . Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

BASI Nedir?

Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

BASIK Nedir?


1 . Basılmış, yassılaşmış: "Başına, arkası basık, önü yüksek, çuha püsküllü bir şapka giymiş."- M. Ş. Esendal.
2 . Çok yüksek olmayan, alçak: "Arka sokağa bakan, dar, basık tavanlı, ışıksız bir yerdi."- P. Safa.
3 . Kısık: "Onun sesi de aynı şekilde basıktı."- T. Buğra.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BİRLİ Nedir?


1 . Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan.
2 . isim İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya pul, as.

BİRTAKIM Nedir?

Kimi, bazı: "Aklından son süratle birbirini tutmaz, birtakım düşünceler geçiyordu."- H. Taner.

CART Nedir?


1 . Sert bir şey yırtılırken çıkan ses.
2 . Hoşa gitmeyen, dikkat çeken renk.

DAYANIŞMA Nedir?


1 . Dayanışmak işi, tesanüt: "Ara sıra yükselen çatlak sesler, sorulan aykırı sorular bu dayanışmayı bozacaktır."- T. Uyar.
2 . toplum bilimi Bir topluluğu oluşturanların duygu, düşünce ve ortak çıkarlarda birbirlerine karşılıklı bağlanması, tesanüt.

DENİZCİLİK Nedir?


1 . Denizlerde sefer yapma işi.
2 . Denizle, gemi işletmesiyle ilgili meslek: "Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı."- R. N. Güntekin.
3 . Deniz sporculuğu.

FIÇI Nedir?


1 . Bir araya getirilerek çemberlerle tutturulmuş ensiz tahtalardan yapılan, yuvarlak, karnı şişkin ve altı üstü düz kap: "Su, kocaman fıçılara doldurulup arabalarla Beykoz'a getirilir."- S. Birsel.
2 . sıfat Bu kabın alabileceği miktarda olan.

FRANSIZCA Nedir?


1 . Hint-Avrupa dillerinden, Fransa ve Fransız uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil: "Bülbül gibi İtalyanca, Fransızca, çatra patra Türkçe konuşuyor."- P. Safa.
2 . sıfat Bu dille yazılmış olan: "Fransızca kitap."- .

GENELLİKLE Nedir?

Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle: "Türkler genellikle konukseverdir."- .

İÇME Nedir?


1 . İçmek işi: "Lokantaya bir iki kadeh rakı içmeye giderdi."- A. Ş. Hisar.
2 . İçinde birtakım mineraller ve tuzlar bulunan, suyu ilaç olarak ve çoğunlukla iç sürdürmek için içilen kaynak, içmece.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KAZANMA Nedir?

Kazanmak işi, edinme.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUL Nedir?

Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

KURULU Nedir?

Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş: "Herkes kendini damlara, kurulu cibinliklerin içine atardı."- B. Günel.

KURULUŞ Nedir?


1 . Kurulma işi: "Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu 1923'tedir."- .
2 . Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis: "Hastaneler, okullar, bankalar, fabrikalar birer kuruluştur."- .
3 . mecaz Yapı, yapılış, bünye.
4 . mecaz Kasılma.
5 . askerlik Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

PİYASA Nedir?


1 . Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar: "Şimdi de pazar, piyasa yerlerinde, mahalle dolaylarında tanır, sayarlar."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme: "Kahvenin önünden dört beş kere daha geçer, akşam piyasasını yapardım."- S. F. Abasıyanık.
3 . Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat: "Sonbaharda, yakında açılacak tütün piyasasının haberleriyle ümitlenir, tasalanır, yüzleri bir gün gülerse beş gün kederli kalırdı."- N. Cumalı.
4 . ekonomi Arz ve talebin karşılaştığı alan.
5 . Ortalık: "Bunlardan bir kısmı bugün piyasada alaturka çalgıcılığın en ileri gelenlerindendir."- O. C. Kaygılı.

SERMAYE Nedir?


1 . Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta: "Komisyoncu demek, metelik sermayesi olmayan tüccar demektir."- A. Gündüz.
2 . Varlık, servet.
3 . mecaz Konu: "Bu lakırtı, bir hafta havuzlu kahvenin sermayesi oldu."- R. H. Karay.
4 . mecaz Genelev kadını.

TEKELCİ Nedir?


1 . Tekel kuran ve bu tekeli kabul ettiren kimse, inhisarcı.
2 . Tekel görevlisi.
3 . sıfat, mecaz Bir şeye, bir düşünceye tek başına sahip olma, benimseme, yayma taraflısı olan: "Politik partilerin tekelci görüşlerinin etkisinden daha kolay sıyrılıyor."- H. Taner.

TİCARET Nedir?


1 - Türlü ürün, mal vb. alım satımı, tecim.
2 - Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.
3 - Bu etkinlikle ilgili bilim.
4 - Alışveriş sonucu yararlanılan fiyat farkı, kâr.

TUTU Nedir?

Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin, ipotek.

ÜRETİM Nedir?

Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı: "Bu arada üç beş yazarın üretimi de araya kaynayıp gidiyor."- N. Meriç.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

A E K L R T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Kartel,

5 Harfli Kelimeler

Katre, Ketal, Raket, Rekat, Trake,

4 Harfli Kelimeler

Alet, Atel, Erat, Kale, Kare, Kart, Kral, Lake, Rate, Talk, Tela, Terk,

3 Harfli Kelimeler

Alt, Ark, Art, Ate, Ela, Elk, Erk, Kal, Kar, Kat, Kel, Ker, Ket, Lak, Ret, Tak, Tal, Tar, Tek, Tel, Ter,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Ar, At, Ek, El, Er, Et, Ke, La, Le, Ra, Re, Ta, Te,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.