KARALAMA (TDK)


1 . Karalamak işi.
2 . El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı.
3 . Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı, müsvedde: "İlk şiirim olan bir türkü güftesini, Üsküp türkülerinde gördüğüm vezinle karalamaya başladım."- Y. K. Beyatlı.
4 . mecaz Leke sürme, kötülük yükleme.

Karalama kelimesi baş harfi K son harfi A olan bir kelime. Başında K sonunda A olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi A , beşinci harfi L , altıncı harfi A , yedinci harfi M , sekizinci harfi A . Başı K sonu A olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALIŞTIRMAK Nedir?


1 . Alışmasına yol açmak.
2 . Uyar duruma getirmek: "Anahtarı kilide alıştırmak. Dolabın kapağını alıştırmak."- .

ÇEKİ Nedir?


1 . Tartı.
2 . 225,97
8 kg olan, odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan ağırlık ölçü birimi.
3 . mecaz Üzüntü, sıkıntı.
4 . halk ağzında Kadınların başlarına bağladıkları örtü.

ÇEKİLME Nedir?


1 . Çekilmek işi: "Daha düğün olmadan Hayri benim okuldan çekilmemi istedi."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa: "Hesaplarını altüst etmiş, onu elli beş yaşında devlet memuriyetinden çekilmeye mecbur bırakmıştı."- R. N. Güntekin.
3 . askerlik Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat: "Neticede işgal kuvvetleri, buralardan çekilmeye mecbur edildiler."- Atatürk.
4 . jeoloji Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı.
5 . spor Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması.

DÜZE Nedir?

Doz.

DÜZELTME Nedir?


1 . Düzeltmek işi, tashih.
2 . Daha iyi duruma getirmek için yapılan değişiklik, ıslahat, reform.
3 . Düzelti.

GÜFTE Nedir?

Müzik eserlerinin yazılı metni, söz: "Sanatçı dostum bestelerinin güftelerini de kendi yazardı."- Ç. Altan.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARALAMA Nedir?


1 . Karalamak işi.
2 . El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı.
3 . Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı, müsvedde: "İlk şiirim olan bir türkü güftesini, Üsküp türkülerinde gördüğüm vezinle karalamaya başladım."- Y. K. Beyatlı.
4 . mecaz Leke sürme, kötülük yükleme.

KARALAMAK Nedir?


1 . Boya veya kalemle birtakım şekiller çizerek bir yeri kirletmek: "Duvarı karalamışlar."- .
2 . Bir yazının üzerini çizerek onu geçersiz kılmak: "Son iki satırı karalamalı."- .
3 . Taslak olarak yazmak veya çizmek: "Defteri elime alıp şu iki sayfalık yazıyı karaladıktan sonra kapının yavaşça gıcırdadığını işittim."- H. Z. Uşaklıgil.
4 . (nsz) Hızlı ve acele olarak yazmak: "Birdenbire ayağa kalktı ve ayakta bir reçete karaladı."- S. F. Abasıyanık.
5 . mecaz Leke sürmek, kötülük yüklemek, iftira etmek.

KÖTÜLÜK Nedir?


1 . Kötü olma durumu, kemlik, şer: "Havaların kötülüğü yüzünden..."- .
2 . Zarar verecek davranış veya söz: "Hiç çare yok, bu tüller yırtılacak ve bütün korkunçluğuyla kötülük ateşi çıkarılacaktır ortaya."- Ç. Altan.

LEKE Nedir?


1 . Kirliliği gösteren iz: "Adi madenî kol düğmeleri bunları yeşilimtırak bir leke ile kirletirdi."- A. Ş. Hisar.
2 . Bir yüzeyde türlü sebepler dolayısıyla oluşan farklı renk: "Kuyruğunun ucu ile alnının orta yerinde beyaz lekeler vardı."- Ö. Seyfettin.
3 . biyoloji Vücudun herhangi bir yerinde oluşan değişik renk.
4 . mecaz Yüz kızartacak durum, namussuzluk, kara, şaibe: "Kendi vicdanında kendi durumunu düzeltmek, geçmişin lekesini yıkamak istiyordu."- H. E. Adıvar.
5 . gök bilimi Güneş, ay, yıldız veya herhangi bir gezegenin parlak yüzeyinde görülen karanlık bölüm.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MÜSVEDDE Nedir?


1 . Yazı taslağı, karalama: "Sende başka âşıkane müsvedde varsa bana ver."- H. R. Gürpınar.
2 . Bir şeyin kötü benzeri: "Anne değil ki anne müsveddesi."- .

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SÜRME Nedir?


1 . Sürmek işi.
2 . Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü: "Kapıyı kapadı. Üstünde anahtar ve sürme yoktu."- P. Safa.
3 . Masa ve dolapta küçük çekmece.
4 . sıfat Sürülerek kullanılan: "Sürme kapı. Sürme kapak."- . Birleşik Sözler sürme iskele http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=sürme iskele&EskiSoz=sürme&GeriDon=2 iç sürme http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=iç sürme&EskiSoz=sürme&GeriDon=2 kökten sürme http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=kökten sürme&EskiSoz=sürme&GeriDon=2 top sürme http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=top sürme&EskiSoz=sürme&GeriDon=2 sürme (II) isim Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is: "Genç güzel aşçı kadının kirpiklerinde sürme, parmaklarında kına yoktu."- A. Gündüz.

ŞİİR Nedir?


1 . Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk: "Halk şiirinden, divan şiirinden değil, şiir mefhumundan, sadece şiirden bahsedeceğim."- N. Ataç.
2 . mecaz Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey: "Burada herkes kendi gönlünden olduğu kadar bu tabiatın içinden gelen bir şiiri dinler."- A. Ş. Hisar.

TEKRAR Nedir?


1 . Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması: "Gerçi hayat kitaba sığmayacak kadar geniştir fakat tekrarlarla doludur."- A. Haşim.
2 . Bir konuşma veya yazıda aynı düşünceyi, kelimeyi birçok defa söyleme.
3 . zarf Bir daha, yine, yeniden, gene: "Kimi yaralandı geldi, tekrar gitti, kimi şehit oldu."- M. Ş. Esendal.

TEMİZ Nedir?


1 . Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, hijyen, hijyenik: "İçki yerine soğuk su, temiz ayran... var."- F. R. Atay.
2 . Özenle yapılmış: "Temiz iş. Temiz dayak."- .
3 . Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan: "Temiz araba."- .
4 . Ahlakça lekesiz, necip, nezih: "Biraz fazla saf olmakla beraber çok temiz ve nazik bir çocuk..."- R. N. Güntekin.
5 . zarf Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde: "Temiz giyinmek."- .

TÜRK Nedir?


1 . Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse: "Ne mutlu Türk'üm diyene!"- Atatürk.
2 . Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse: "Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur."- M. E. Yurdakul.

TÜRKÜ Nedir?

Hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş manzume: "Kulak ver ki havasında bahçemizin / Gök maviliğinden, dal yeşilliğinden / Bir türkü söylenmede kendiliğinden."- C. S. Tarancı.

ÜSTÜN Nedir?


1 . Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan: "Zekâsının işlek, hatasız ve çok üstün olduğunu bir daha anlıyorum."- R. H. Karay.
2 . Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

VEZİN Nedir?


1 - Tartı.
2 - Ölçü.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAZI Nedir?


1 . Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi: "Türklerde yazının kullanılması eskidir."- .
2 . Alfabe: "Türk yazısı. Arap yazısı. Nota yazısı"- .
3 . Harfleri yazma biçimi: "İnci gibi bir yazı. Okunaklı yazı."- .
4 . Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü: "İstiklal Harbi'nde millî duyguları aksettiren ümit ile dolu yazılarını hâlâ unutmadık."- O. S. Orhon.
5 . Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale: "İlk yazı denemelerim için gazete bulmaya çalışıyorum."- F. R. Atay.
6 . Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü.
7 . din b. (***) Yazgı.

YÜKLEM Nedir?


1 . Cümlede oluş, iş ve hareket bildiren kelime veya kelime grubu, haber, mahmul: ""Çocuk çalışkandır" ve "Çocuk çok çalışır" örneklerinde "çalışkandır" ve "çalışır" birer yüklemdir."- .
2 . mantık Bir konu için olumlanan veya inkâr edilen şey, mahmul.

YÜKLEME Nedir?


1 . Yüklemek işi, tahmil.
2 . fizik Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme, doldurma, şarj.

A A A A K L M R Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Araklama, Aralamak, Arkalama, Karalama,

7 Harfli Kelimeler

Alarmak, Aralama, Kalamar, Karlama, Malkara,

6 Harfli Kelimeler

Aklama, Alarma, Aramak, Kamara, Karama, Makara, Malkar,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Alaka, Alarm, Almak, Araka, Arama, Kalma, Karma, Malak, Maral, Marka, Rakam, Ramak,

4 Harfli Kelimeler

Akar, Akma, Alma, Amal, Arak, Arka, Arma, Kala, Kama, Kara, Kral, Laka, Lama, Mala, Mark,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ala, Ama, Ara, Ark, Kal, Kam, Kar, Lak, Lam, Mal, Ram,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, Ar, La, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.