KARŞILAŞMAK (TDK)


1 . Karşı karşıya gelmek, rastlaşmak: "Terdit, yazıda beklenmedik bir sonuçla karşılaşmak demektir."- Ç. Altan.
2 . (nsz), spor İki sporcu veya iki takım yarışmak.

Karşılaşmak kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi Ş , beşinci harfi I , altıncı harfi L , yedinci harfi A , sekizinci harfi Ş , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi A , onbirinci harfi K . Başı K sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

DEME Nedir?


1 . Demek işi: "Tencere dibin kara hikâyesi, kimin kime ne demeye hakkı var?"- H. Taner.
2 . Anlam: "Bu söz ne demeye gelir?"- .
3 . edebiyat Halk edebiyatında şiir.
4 . edebiyat Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad.
5 . edebiyat Ağıt.
6 . halk ağzında Atasözü.

DEMEK Nedir?


1 . Söylemek, söz söylemek: "Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar."- B. Felek.
2 . (-e) Ad vermek: "Muşmulaya döngel de derler."- .
3 . Bir dilde karşılığı olmak: "Kamer "ay" demektir."- .
4 . Herhangi bir ses çıkarmak: "Küt dedi, düştü."- .
5 . (-e) Herhangi bir kanıya, yargıya varmak: "Bu işe herkes ne der?"- .
6 . Düşünmek.
7 . Oranlamak: "Güzellik desen onda, zenginlik desen onda."- .
8 . Ummak: "Bundan sonra gelir mi dersin?"- .
9 . Erişmek: "Saat yedi dedi mi uyanırım."- .
10 . Bir işe kalkışmak, yeltenmek: "Kımıldanayım deme, kurşunu yersin. Ağzını açayım deme, çok fena olursun."- . 1
1 . Saymak, kabul etmek: "Yarım milyon dediğin nedir?"- M. Ş. Esendal.

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KARŞILAŞMAK Nedir?


1 . Karşı karşıya gelmek, rastlaşmak: "Terdit, yazıda beklenmedik bir sonuçla karşılaşmak demektir."- Ç. Altan.
2 . (nsz), spor İki sporcu veya iki takım yarışmak.

RAST Nedir?


1 . Doğru, düzgün.
2 . isim Tesadüf.
3 . isim Atılan şey hedefi vurma.

RAST Nedir?

Türk müziğinde bir makam adı.

RASTLAŞMA Nedir?

Rastlaşmak işi.

RASTLAŞMAK Nedir?


1 . Birbiriyle karşılaşmak, birbirine rastlamak, tesadüf etmek: "Rastlaştığımız her Allah'ın kulu bir selama değer, çıkarımız olmasa da."- H. Taner.
2 . Aynı zamanda olmak, üst üste gelmek.

SONUÇ Nedir?


1 . Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice: "Her koşu beklenilmeyen, şaşırtıcı bir sonuç verebilirdi."- N. Cumalı.
2 . Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey: "Sınav sonucu."- .
3 . Öz, özet.
4 . spor Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılasmasının sayı bakımından durumu, skor.
5 . edebiyat Yazının veya sözün bitim bölümü.

SPOR Nedir?


1 . Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü.
2 . sıfat Kullanışı rahat, kolay olan: "Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle."- H. Taner.

SPORCU Nedir?

Sporla uğraşan kimse: "Devlet başarılı sporcuyu korur."- Anayasa.

TAKI Nedir?


1 . Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü.
2 . Kadınların ziynet eşyası: "Abuk sabukluktan bir çizgi yaratan giysileri, ilginç takılarıyla çağdaş bir efsaneydi."- M. Mungan.
3 . dil bilgisi Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki: "Türkçede -i, -e, -de, -den, -in ekleri birer takıdır."- .
4 . dil bilgisi Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler: "Türkçede ile, göre birer takıdır."- .

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YARI Nedir?


1 . Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf.
2 . Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan: "Yarı yolu aldık. Yarı mesafede."- .
3 . isim Devre arası: "Birinci yarıda dört gol attık."- .
4 . zarf Gereğinden az, tam olmayarak: "Arkasından yarı şaka, yarı sitem ilave ediyor."- A. İlhan.

YARIŞ Nedir?


1 . Yarışma: "Bunlardan kaç babayiğit bu ölüm yarışını göze alabilir?"- T. Buğra.
2 . Yarışma, rekabet.

YARIŞMA Nedir?


1 . Yarışmak işi, müsabaka.
2 . Bilgi, yetenek, güzellik vb.nde üstünlüğünü göstermek için yarışmak işi, yarış, yarışım.
3 . Ticarette üstünlük kazanma çabası, rekabet.

YARIŞMAK Nedir?


1 . Üstünlük kazanmak amacıyla bir yarışmaya katılmak.
2 . Bir yarışmada başkalarından üstün olmak için çaba göstermek.
3 . Başkalarından üstün olmaya çalışmak, rekabet etmek.

YAZI Nedir?


1 . Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi: "Türklerde yazının kullanılması eskidir."- .
2 . Alfabe: "Türk yazısı. Arap yazısı. Nota yazısı"- .
3 . Harfleri yazma biçimi: "İnci gibi bir yazı. Okunaklı yazı."- .
4 . Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü: "İstiklal Harbi'nde millî duyguları aksettiren ümit ile dolu yazılarını hâlâ unutmadık."- O. S. Orhon.
5 . Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale: "İlk yazı denemelerim için gazete bulmaya çalışıyorum."- F. R. Atay.
6 . Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü.
7 . din b. (***) Yazgı.

A A A I K K L M R Ş Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Karşılaşmak,

10 Harfli Kelimeler

Arıklaşmak, Iraklaşmak, Karılaşmak, Karışlamak, Karşılamak, Karşılaşma,

9 Harfli Kelimeler

Akşamları, Arıklamak, Arıklaşma, Arılaşmak, Iraklaşma, Karıklama, Karılaşma, Karışlama, Karşılama, Kaşıklama, Kırlaşmak, Şıklaşmak,

8 Harfli Kelimeler

Aklaşmak, Akşamlık, Arıklama, Arılamak, Arılaşma, Aşılamak, Iralamak, Kalkışma, Karılmak, Karışmak, Karkamış, Karlamak, Karmalık, Karmaşık, Kaşlamak, Kırklama, Kırlaşma, Kışlamak, Makaralı, Şaklamak, Şakramak, Şarkışla, Şarlamak, Şaşılmak, Şaşırmak, Şıklaşma, Şırlamak,

7 Harfli Kelimeler

Akışmak, Akkışla, Aklamak, Aklaşma, Alarmak, Alışmak, Almaşık, Arılama, Arkalık, Arşıala, Aşamalı, Aşılama, Aşılmak, Aşırmak, Iklamak, Iralama, Kakılma, Kakışma, Kakmalı, Kalamar, Karakaş, Karalık, Karamak, Karıkma, Karılma, Karımak, Karışma, Karlama, Karmaşa, Kaşarlı, Kaşımak, Kaşlama, Kışlama, Malkara, Markalı, Maşalık, Rakamlı, Şakımak, Şaklama, Şakrama,

6 Harfli Kelimeler

Akışma, Aklama, Alarma, Alaşım, Alışma, Amalık, Araklı, Aralık, Aramak, Arkalı, Armalı, Aşılma, Aşırma, Iklama, Iramak, Kakıma, Kalkış, Kalkma, Kalmak, Kamalı, Kamara, Karalı, Karama, Karıma, Karlık, Karmak, Karmık, Kaşıma, Kılmak, Kırkma, Kırmak, Kışlak, Maaşlı, Makara, Malkar, Markka, Maşala, Maşalı, Maşrık, Şakıma,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Aklık, Akmak, Akşam, Alaka, Alarm, Alkım, Alkış, Almak, Almaş, Araka, Arama, Aşama, Aşlık, Aşmak, Irama, Irmak, Kakım, Kakış, Kakma, Kalak, Kalık, Kalım, Kalış, Kalma, Kamış, Karık, Karış, Karlı, Karma, Karşı, Kaşar, Kaşık, Kaşlı, Kılma, Kırma, Kışla, Makak, Malak, Maral,

4 Harfli Kelimeler

Akak, Akar, Akıl, Akım, Akış, Aklı, Akma, Alık, Alım, Alış, Alma, Amal, Arak, Arık, Arış, Arka, Arlı, Arma, Aşar, Aşık, Aşım, Aşma, Irak, Kaka, Kala, Kama, Kara, Karı, Kırk, Kral, Laka, Lama, Maaş, Mala, Mark, Marş, Maşa, Rakı, Şaka, Şama,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Ala, Ama, Ara, Arı, Ark, Arş, Aşı, Aşk, Ira, Irk, Kak, Kal, Kam, Kar, Kaş, Kıl, Kır, Kış, Lak, Lam, Mal, Maş, Ram, Şak, Şal, Şık,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, Ar, Aş, La, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.