KAPTIRMAK (TDK)


1 . Bir şeyin ele geçirilmesine, kapılmasına yol açmak.
2 . Vücudun herhangi bir organı, bir kaza sonucunda makine tarafından ezilmek veya koparılmak.
3 . mecaz Yanlış bir davranış sonucu birine uygun imkânı sağlamak, fırsat vermek.
4 . mecaz Elinden kaçırmak: "Hadiye de beş yıl önce kocasını daha genç bir aktrise kaptırdı."- N. Cumalı.

Kaptırmak kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi A , üçüncü harfi P , dördüncü harfi T , beşinci harfi I , altıncı harfi R , yedinci harfi M , sekizinci harfi A , dokuzuncu harfi K . Başı K sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AÇMA Nedir?


1 . Açmak işi.
2 . Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
3 . Bir çeşit susamsız, kalınca, yağlı çörek.

AKTRİS Nedir?

Kadın oyuncu: "Matmazel, sizin mükemmel bir aktris olduğunuzu işitiyorum."- P. Safa.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

CUMA Nedir?


1 . Haftanın altıncı günü, perşembe ile cumartesi arasındaki gün.
2 . din b. (***) Cuma namazı.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DAVRANIŞ Nedir?


1 . Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket: "Düşünceleri, davranışları bana ters gelen biriyle bir arada oturamam elbet!"- N. Cumalı.
2 . felsefe Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
3 . ruh bilimi Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

EZİLMEK Nedir?


1 . Ezme işine konu olmak: "Altın tas içinde kınam ezildi / Gümüş tarak ile zülfüm düzüldü."- Halk türküsü.
2 . Açlık sıkıntısı duymak: "İçim eziliyor, bir bardak süt içeyim."- .

FIRSAT Nedir?

Uygun zaman, uygun durum ya da koşul, °vesile.

GENÇ Nedir?


1 . Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı: "Genç kızı bir gece pencerede görmüştü."- H. Taner.
2 . Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan): "Genç ağaç. Genç at."- .
3 . Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç.
4 . Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.
5 . mecaz Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan: "Atatürk'ün tabutu arkasından ağlayan on beş milyon Türk'ün yaşadığı, genç Türkiye mutluydu."- B. Felek.

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

KAÇIRMA Nedir?

Kaçırmak işi.

KAÇIRMAK Nedir?


1 . Kaçmasını sağlamak veya kaçmasına imkân yaratmak.
2 . Bir işi belirlenen zamanda yapamamak: "Maçı kaçırdım."- .
3 . (nsz) Zor kullanarak yanında götürmek: "Kız kaçırmak."- .
4 . Bir daha ele geçmemek üzere yitirmek: "Fırsatı kaçırdım."- .
5 . Yararlanamamak: "Penaltıyı kaçırdı."- .
6 . Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak: "Söylene söylene adamı kaçırdı."- .
7 . (-den, nsz) Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek, aşırmak: "İcradan eşya kaçırdılar."- .
8 . (nsz), hukuk Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak: "Uyuşturucu kaçırmak."- .
9 . (nsz) Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek: "Kulübün yemeğinde biraz fazlaca kaçırmıştım."- H. Taner.
10 . (nsz) Sıvı, gaz vb. sızdırmak: "Çakmak, gaz kaçırıyor."- . "Makine buhar kaçırıyor."- . 1
1 . (-e) İstemeyerek altını kirletmek: "Donuna kaçırmak."- . 1
2 . (nsz) Delirmek: "Zavallı kaçırmış."- . 1
3 . Bir araç veya aletle iş görürken aracı iyi kullanamama yüzünden kendine veya bir başkasına zarar vermek: "Usturayı elimden kaçırdım, yanağımı kestim."- . 1
4 . (-i, -den) Birini veya bir şeyi göstermemek: "Karısını benden kaçırıyor."- . 1
5 . spor Yarışan bir koşucu diğeri tarafından hızla geçilip ara açılmak. 1
6 . spor Futbol veya basketbolda savunduğu oyuncuyu boş bırakmak, pas almasına fırsat vermek.

KAPI Nedir?


1 . Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.
2 . Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
4 . Devlet dairesi: "Hükûmet kapısı."- .
5 . mecaz Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân: "Onların başvuracağı her kapıya gitmiş."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Gidere yol açan gereksinim: "Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı."- .
7 . mecaz Ev gezmesi için gidilen yer: "Bugün yine kaç kapı dolaştın?"- .

KAPILMA Nedir?

Kapılmak işi.

KAZA Nedir?


1 . Can veya mal kaybına, zararına neden olan kötü olay: "Tren kazası."- .
2 . İlçe, kaymakamlık: "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm."- R. N. Güntekin.
3 . din b. (***) Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme.
4 . eskimiş, hukuk Yargı.
5 . eskimiş Kadılık görevi.

KOCA Nedir?

Bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş, zevç: "Koca işinden çıktıktan sonra, borç boğazı aştı."- R. N. Güntekin.

KOPARILMA Nedir?

Koparılmak işi.

KOPARILMAK Nedir?

Koparma işi yapılmak: "Katırtırnakları hem dikenliydi hem de güç koparılıyordu."- N. Cumalı.

MAKİNE Nedir?


1 . Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü: "Tıraş makineleri ile usturalar çekmecelerde dururdu."- N. Cumalı.
2 . Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması: "Saatin makinesi. Gramofonun makinesi."- .
3 . halk ağzında Araba, otomobil.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

ORGAN Nedir?


1 . Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv: "Bütün iç organlarım burkulur gibi oldu."- N. Cumalı.
2 . mecaz Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş: "Devlet organları."- .

ÖNCE Nedir?


1 . Baştaki, geçmişteki bölüm, geçmiş zaman: "Demin söyledikleri bana sadece daha önce olup bitenleri düşündürdü."- T. Buğra.
2 . zarf (ö'nce) İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı: "Önce hep birlikte basın suçunu tarif edelim."- B. Felek.

SAĞLAM Nedir?


1 . Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."- F. R. Atay.
2 . Zarar görmemiş, bozulmamış: "Bütün eşya sağlam."- .
3 . Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor."- M. Ş. Esendal.
4 . Güvenilir: "Sağlam iş. Sağlam para."- .
5 . Gerçek, inanılır bir temeli olan: "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."- M. Ş. Esendal.
6 . zarf, halk ağzında (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak: "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."- H. R. Gürpınar.

SAĞLAMA Nedir?


1 . Sağlamak işi: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.
2 . matematik Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılan kontrol işlemi, mizan.

SAĞLAMAK Nedir?


1 . Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek: "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık."- H. Taner.
2 . Elde etmek, sahip olmak: "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti."- Y. N. Nayır.
3 . matematik Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. sağlamak (II) (nsz) Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

TARAFINDAN Nedir?


1 . Herhangi birinden: "Dostları tarafından çok sevilmiş bir zattı."- A. Ş. Hisar.
2 . Eliyle, aracılığıyla.
3 . Türünden, çeşidinden.

UYGUN Nedir?


1 . Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip: "Rıza Efendi'de yerine, zamanına ve konusuna uygun hikâyeler vardır."- T. Buğra.
2 . Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
3 . mecaz Orantılı, oranlı.

VERME Nedir?

Vermek işi: "İşitilen sözler, görülen tavırlar, beğenilen düşünceler Şinasi Bey'e yeni fikirler vermeye başladı."- M. Ş. Esendal.

VERMEK Nedir?


1 - (Üzerinde ya da yakınında olan bir şeyi) Birisine eriştirmek, iletmek.
2 - Bırakmak ya da bağışlamak.
3 - Ondan bilmek °atfetmek.
4 - (Düşünce ya da bilgi anlatan şeyler için) Başkalarına iletmek, bildirmek.
5 - Döndürmek, çevirmek, yöneltmek.
6 - Herhangi bir duruma yol açmak.
7 - (Eğlenceli toplantı) Düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
8 - (Sanatçı) Topluluk önünde sanatını göstermek, °icra etmek.
9 - Satmak.
10 - Biriyle evlendirmek. 1
1 - (-i) Ödemek. 1
2 - Yaymak. 1
3 - Ürün üretmek. 1
4 - Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. 1
5 - Tümünü herhangi bir duruma sokmak. 1
6 - Sahip olmasını sağlamak. 1
7 - (Bir şey üzerinde) Etki yapmak, biçimini değiştirmek. 1
8 - Saptamak, tespit etmek. 1
9 - Kazandırmak, katmak.
20 - Ayırmak, harcamak. 2
1 - Dayamak. 2
2 - Kök ya da gövdeleri sonuna -e (-a) ulaç eki almış eylemsilerle tezlikbildirir. 2
3 - Dilek bildiren birleşik eylemler yapar.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YANLIŞ Nedir?


1 . Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata: "Sen hayatımdaki bir yanlışmışsın, keşke seni hiç tanımasaydım."- N. Eray.
2 . sıfat Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı: "Yanlış ve mantıksız hareketim bu suretle cezalanmalı."- A. Gündüz.
3 . zarf Hatalı bir biçimde: "Evime gitmek için, yanlış söyledim, gitmemek için vapurun kaçmasını bekliyordum."- S. F. Abasıyanık.
4 . sıfat, felsefe Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan.

A A I K K M P R T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Kaptırmak,

8 Harfli Kelimeler

Kaptırma, Kıpramak,

7 Harfli Kelimeler

Akıtmak, Aktarım, Arıtmak, Karıkma, Karımak, Kıprama, Kırpmak, Tıkamak,

6 Harfli Kelimeler

Akıtma, Arıtma, Artmak, Iramak, Kakıma, Kapmak, Karıma, Karmak, Karmık, Katmak, Katrak, Kıpmak, Kıraat, Kırkma, Kırmak, Kırpma, Markka, Matkap, Matrak, Parmak, Pıtrak, Takmak, Tapmak, Tıkama, Tıkmak, Trampa,

5 Harfli Kelimeler

Karat, Akmak, Aktar, Arkıt, Artık, Artım, Artma, Atmak, Atmık, Irama, Irmak, Kakım, Kakma, Kapak, Kapma, Karık, Karma, Katar, Katık, Katım, Katır, Katkı, Katma, Kıpma, Kırat, Kırma, Kramp, Makak, Makat, Makta, Marka, Martı, Parka, Patak, Rakam, Rakım, Ramak, Rampa, Ratıp, Takım,

4 Harfli Kelimeler

Akak, Akar, Akım, Akma, Apak, Arak, Arap, Arık, Arka, Arma, Arpa, Artı, Atak, Atık, Atım, Atkı, Atma, Irak, Kaka, Kama, Kamp, Kapı, Kara, Karı, Kart, Katı, Kırk, Kıta, Mapa, Mark, Mart, Pakt, Para, Park, Pata, Rakı, Ramp, Taam, Taka, Takı,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Ama, Ara, Arı, Ark, Arp, Art, Ata, Ira, Irk, Kak, Kam, Kap, Kar, Kat, Kır, Kıt, Mat, Pak, Pat, Pır, Pıt, Ram, Rap, Tak, Tam, Tar, Tık, Tıp, Tır,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, Ar, At, Ra, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.