KANDIRMAK (TDK)


1 . Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek: "Bu arkadaşları da ben kandırdım."- S. F. Abasıyanık.
2 . Aldatmak: "Kızcağızı yaşadığı muhitteki sabıkalılar kandırarak bir şebekeye sokmuş."- R. H. Karay.
3 . İçme, yeme isteğini karşılamak.

Kandırmak kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi A , üçüncü harfi N , dördüncü harfi D , beşinci harfi I , altıncı harfi R , yedinci harfi M , sekizinci harfi A , dokuzuncu harfi K . Başı K sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALDATMA Nedir?

Aldatmak işi.

ALDATMAK Nedir?


1 . Beklenmedik bir davranışla yanıltmak.
2 . Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak: "Üç defadır bu yezit beni aldatıyor."- B. Felek.
3 . Birine verilen sözü tutmamak: "Arkadaş bizi aldattı, toplantıya gelmedi."- .
4 . Yalan söylemek.
5 . Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek: "Dekor, tarihî esvap gözleri aldatıyor."- Y. K. Beyatlı.
6 . Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek: "Genç kızı aldatmak için dil dökmeye başlamıştır."- P. Safa.
7 . Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek.
8 . Oyalamak, avutmak.

ARKA Nedir?


1 . Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı: "Evin arkasında bahçe var."- .
2 . Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi: "Çocuğun arkası ağrıyormuş."- .
3 . Geri kalan bölüm, kısım: "Masalın arkası. Yazının arkası."- .
4 . Art, peş.
5 . Otururken sırtın dayandığı yer: "Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu."- T. Buğra.
6 . İnsanın vücudu, bedeni: "Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı."- R. H. Karay.
7 . sıfat Arkada olan, arkada bulunan.
8 . mecaz Kayırıcı: "Memur olmak için büyük bir arka gerek."- H. R. Gürpınar.
9 . mecaz Geçmiş, geride kalmış zaman: "Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti."- Y. K. Beyatlı.

ARKADAŞ Nedir?


1 . Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, yaren.
2 . Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik: "Nedret'in arkadaşları bizi nezaketen davet ettiler."- M. Yesari.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

İÇME Nedir?


1 . İçmek işi: "Lokantaya bir iki kadeh rakı içmeye giderdi."- A. Ş. Hisar.
2 . İçinde birtakım mineraller ve tuzlar bulunan, suyu ilaç olarak ve çoğunlukla iç sürdürmek için içilen kaynak, içmece.

İKNA Nedir?

Bir konuda birinin inanmasını sağlama, bir şeye razı etme, inandırma, kandırma.

İNAN Nedir?


1 . İnanmak işi.
2 . Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme: "... kendi paylarına düşen fedakârlığı, devlet, millet uğrunda inanla, güvenle, umutla bir daha tazeliyorlardı."- R. E. Ünaydın.
3 . Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.

İNANDIRMA Nedir?

İnandırmak işi.

İNANDIRMAK Nedir?

İnanmasını sağlamak: "Hepsini inandırabiliyordu buna; çünkü hepsi de buna inanmak için can atıyordu."- T. Buğra.

KANMA Nedir?

Kanmak işi.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KARŞILAMA Nedir?


1 . Karşılamak işi, istikbal.
2 . halk ağzında Trakya ve Marmara bölgesinde oynanan bir halk oyunu veya bu oyunun müziği.

KARŞILAMAK Nedir?


1 . Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek: "Belgrat, Türkiye Cumhuriyeti başvekilini karşılamaya hazırlamıştır."- F. R. Atay.
2 . Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek: "Herhâlde bu küçük bahçeyi kendi sebze ihtiyaçlarını karşılamak için yetiştirmişlerdi."- N. Cumalı.
3 . Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak: "Bu suçlamayı hiç üzerimize almadan karşılar ve hoş görürüz."- B. Felek.
4 . Önlemek, durdurmak: "Bu ilaç sıtmayı karşılar."- .
5 . spor Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak.

MUHİT Nedir?


1 - İnsanın içinden çıktığı toplumsal, kültürel çevre.
2 - Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu insanlar topluluğu, çevre.
3 - Benzer etkinlikler içinde olan insanlar topluluğu.
4 - Yöre, çevre.

SABIK Nedir?


1 - Geçen, önceki.
2 - Eski: Sabık müdür .

SABIKA Nedir?


1 . Geçmiş bulunan şey, geçmiş bulunan olay.
2 . hukuk Geçmişte işlenmiş, mahkemece ispatlanıp cezalandırılmış olan suç: "Üstelik sabıkası olduğu için iş bulması daha da güçtür."- N. Cumalı.

SABIKALI Nedir?

Sabıkası olan: "Bugün medeniyet ve insaniyetin düşmanları olan canileri, sabıkalıları o arıyor, o takip ediyor, o buluyor."- Ö. Seyfettin.

SAĞLAM Nedir?


1 . Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."- F. R. Atay.
2 . Zarar görmemiş, bozulmamış: "Bütün eşya sağlam."- .
3 . Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor."- M. Ş. Esendal.
4 . Güvenilir: "Sağlam iş. Sağlam para."- .
5 . Gerçek, inanılır bir temeli olan: "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."- M. Ş. Esendal.
6 . zarf, halk ağzında (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak: "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."- H. R. Gürpınar.

SAĞLAMA Nedir?


1 . Sağlamak işi: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.
2 . matematik Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılan kontrol işlemi, mizan.

SAĞLAMAK Nedir?


1 . Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek: "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık."- H. Taner.
2 . Elde etmek, sahip olmak: "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti."- Y. N. Nayır.
3 . matematik Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. sağlamak (II) (nsz) Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

ŞEBEK Nedir?


1 . Genellikle Afrika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, uzun veya kısa kuyruklu türleri olan maymun.
2 . sıfat, mecaz Çirkin ve arsız (kimse).

ŞEBEKE Nedir?


1 . Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü, ağ.
2 . Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı.
3 . mecaz Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kimselerin tümü: "Bütün dünyaya eroin gönderen geniş bir şebekenin peşindeydiler."- R. Enis.

YAŞA Nedir?

Hoşnutluk, sevinç gibi duyguları anlatmak ya da alkışlamak için söylenir.

YEME Nedir?


1 . Yemek işi: "Herkes yemeye ekmek bulamazken onlar rahat geçiniyorlardı."- M. Ş. Esendal.
2 . Yiyecek: "Bu ay yeme masrafımız çok oldu."- .

A A D I K K M N R Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Kandırmak,

8 Harfli Kelimeler

Andırmak, Kandırma, Kanırmak, Karınmak,

7 Harfli Kelimeler

Andırma, Anırmak, Arınmak, Kandıra, Kanıkma, Kanırma, Karıkma, Karımak, Karınma, Kınamak, Mandıra,

6 Harfli Kelimeler

Akdarı, Anırma, Arınma, Iramak, Kadran, Kakıma, Kanmak, Karıma, Karmak, Karmık, Kınama, Kırkma, Kırmak, Kırnak, Mandar, Markka, Namdar,

5 Harfli Kelimeler

Adamı, Adına, Akmak, Akman, Akran, Andık, Anmak, Ardak, Damak, Damar, Drama, Irama, Irmak, Kadar, Kadın, Kakım, Kakma, Kaman, Kanık, Kanka, Kanma, Karık, Karın, Karma, Kıran, Kırma, Krank, Makak, Manda, Marda, Marka, Nakdı, Rakam, Rakım, Ramak, Randa,

4 Harfli Kelimeler

Adak, Adam, Adım, Akak, Akar, Akım, Akın, Akma, Aman, Anam, Anık, Anka, Anma, Arak, Arda, Arık, Arka, Arma, Dama, Dana, Dank, Dara, Darı, Dram, Irak, Kadı, Kaka, Kama, Kana, Kanı, Kara, Karı, Kına, Kırk, Mana, Mark, Marn, Nara, Rakı,

3 Harfli Kelimeler

Ada, Aka, Akı, Ama, Ana, Anı, Ara, Arı, Ark, Dam, Dar, Ira, Irk, Kak, Kam, Kan, Kar, Kın, Kır, Nam, Nar, Ram,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ak, Am, An, Ar, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.